“Yaratılanı severim yaratan’dan ötürü”

0
40

“Sevgili oğlum” (dedi), “Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklansa veya göklerde yahut yerin dibinde bulunsa yine de Allah onu açığa çıkarır. Kuşkusuz Allah her şeyi bütün gizlilikleriyle bilir, O her şeyden haberdardır.”

“Lokmân-16″

Dinimiz İslâmiyet şefkat, merhamet dinidir. Tüm Cihan-ı Alem’e rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) “Yeryüzündekilere merhamet edin ki gökyüzündekiler size merhamet etsin” ve “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” hadisini düstur edip, başımıza tac ederiz.

Tüm yaratılmışlara hizmeti teşvik eden ve el üstünde tutan dinimiz ayrıca tüm canlılara da şefkati, merhameti tavsiye eder.

O yüzden Mekke’ye fetih için girerken yavrulayan bir köpeğin başına zarar görmesin diye iki nöbetçi diken bir peygamberin ümmeti olmakla iftihar ederiz.

Karınca vadisine gelen Peygambere karınca: Ey karıncalar!.. Yuvalarınıza girin¸ Süleyman’ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin.” deyince Süleyman (a.s) onun sözüne hafifçe güler ve tebessüm eder. Karıncalar ezilmesin diye ordusunun yönünü değiştiren komutan bir Peygamberin yolunu severiz biz.

O yüzden,
“Yarın Hakk’ın divanına varınca,
Süleyman’dan hakkın alır karınca” ihtarıyla bahçesindeki karıncaları dahi incitmekten sakınan padişahlarımızı severiz biz.

Yine o yüzdendir ki;
“Âşık der inci tenden
İncinme incitenden
Kemalde noksan imiş
İncinen incitenden…” diye incitmeyi dahi incitmekten sakınan gönül çelenlerin izindeyiz biz.

Allah kendisine kulluğun hemen ardından, yaratılmış tüm mahlûkata şefkat edeni sever.

Derler ki; İbn-i Asfur günahkar bir zât’tı, Köy halkı illallah etmiş yaka silkiyordu. Yine bir gün çarşıda dolaşırken ellerindeki kuşa eziyet eden çocuklar görünce kalbi yumuşar, Allah için o kuşu kurtarmaya niyet eder. Çocukları ikna etmek için uğraşır, en son para verip o kuşu sevinçle gökyüzüne salar. Sonra kendisine denilir ki: “Sen bizim için o kuşu azat ettin, biz de bu merhametine karşılık olarak seni cehennem ateşinden azat ediyoruz.”

Yada kuyu başında susuzluktan dili sarkmış nefes almakta zorlanan bir köpeğe kuyudan ayakkabısının içine koyduğu suyu çıkarıp köpeğe su veren günahkâr birinin sırf bu merhametinden dolayı Allah için mahlûkata gösterilen merhametin ne kadar günahkar olsak da affa vesile olabileceğini…

Allah’ın yarattığı tüm canlılar benzeri olmayan bir sanat eseridir. Başıboş ve tesadüf yaratılmadıkları gibi canlı cansız yarattığı her bir varlığa ayrı ayrı kıymet ve önem veren Hak Teâlâ nefes alan her bir varlığı kusursuz yaratarak birinci derecede önem verdiğini ayetleriyle bildirmiştir.

En yakından en uzağa bütün canlılara şefkat ve merhamet duymak bize Allah’ın bir emridir.

Yunus’un hatrına;
“Yaratılanı sevelim, Yaratan’dan ötürü. ”

SADECE CANLILARAMI MERHAMET;

“Bitki ve ağaç (O’na) secde etmektedirler.” 55/6 Ayetinde O’na secde edenlere biz nasıl merhamet etmeyiz.

Ağaç dikmeyi, ağaca bakmayı, bağlarda, bahçelerde her türlü nebatatın yaşaması için hizmet etmemiz gerektiğinin önemini Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) “Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz.” Hadis-i Şerif’inden bilmekteyiz.

“Gökten su indiren O’dur. Ondan hem kendiniz için içecek su hem de hayvanlarınıza yedireceğiniz bitkiler verir.” 16-10 Ayeti Celilesinde su ve toprakla buluşan fidan, buluştuğu andan itibaren hayat bulur. Filizlenip yeşermeye başlar. Ağaç olur, bitki olur, çicek açar, meyve verir, etrafına hayat verir. Her mahlûkat gibi Allah’ı tazim ve zikrederler…

Nasıl ki, toprak için su ne ise, balık için su ne ise, bir insan için hava ne ise, ağaç ve tüm bitkiler için toprakta odur, su da odur.

O yüzdendir ki Kıyamet kopsa bile ağaç dikiniz diyen ve yine “Hiçbir kişi yoktur ki bir serçeyi yahut ondan daha büyük bir canlıyı haksız yere öldürsün de yüce Allah ona bunun hesabını sormasın.” Hadis-i Şerif’inden de anlaşılacağı üzere bütün gizli ve açık her şeyi bilen, herşeyden haberdar olan herşeyin hesabını alacak olan kıyamet gününün sahibi olan ALLAH’tır.

İşte bir fidanı, bir ağacı toprağa kavuşturmak, derdini meramını anlatamayan bir canı sevindirmek, güldürmek bizim elimizdedir. Bu bizim yapacağımız en hayırlı bir amellerden biridir…

Biz kıyamet de kopsa, elimizde ki imkân nispetinde, yapacağımız hayır hasenattan, yapacağımız amelimizden vazgeçmemeliyiz.

Bakın, İmam-ı Gazali’nin vefat ettikten sonra kendisini rüyada gören birine, seni nasıl karşılayıp, nasıl muamele ettiler sana diye sorunca cevabı çok manidardır, “yazdığım kitaplar, yaptığım salih ameller, yetiştirdiğim talebeler hepsi boşa çıkıverdi, dediler ki; hani bir gün elindeki kamışı hokkadan çıkardığında mürekkebin üstüne konan sineğin uçmasını beklemiştin ya, ona duyduğun merhamet sebebiyle seni affettik”

Ecdadımız Osmanlı insana çok önem verirdi. İnsana verdiği önem gibi hayvanlarda çok önem verirdi. Sokak hayvanlarının bakılması için uşak tutulur, onlara maaş verilirdi. Kasaplara, köpeklerin karınlarını doyurmak için bile aylık ödenirdi.

Osmanlı’da, insan değerinden ayırt edilmeyen sokak hayvanlarının beslenmesi bir meslek oluşmuştu. Adında ‘Mancacılık’ denmişti.

DÜNYANIN İLK HAYVAN HASTANESİ

Dolmabahçe’de kuş, Üsküdar’da kedi hastaneleri, cami ve mezarlıklardaki suluklar, kuş evleri, sonbaharda geri dönemeyen ve yardıma muhtaç leylekler için açılmış dünyanın ilk hayvan hastanesi olan Bursa’daki Düşkün Leylekler Evi, ecdadımız Osmanlı’nın hayvanlara gösterdiği inceliği, verdiği önemin başkalarında örnekleri olmasa gerek.

Kısaca merhamet dairesinin çerçevesi bellidir.

Ayakkabısı ile bir köpeğe su veren günahkâr bir kulun affedilmesi.

Bir kuşu hürriyetine kavuşturduğu için cehennem ateşinden azad edilmesi gibi daha sayacağımız bir çok örneği bulunmaktadır.

Hatta İhram’da olan bir kimse, kendisine eziyet etmeyen hayvanları dahi öldürmesinin caiz olmadığının inceliğini gösteren yüce dinin mensuplarıyız biz.

Karanlık gecede kara taşın üstünde kara karıncanın yürüdüğünü gören ve ayak seslerini dahi işiten ve onun rızkını veren Rabbimiz var bizim…

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir