Yalnızlık…

11
811

Çağımız medya ve eğlence endüstrisinin insanın düşünme yetisini yok eden, estetize edici,  kışkırtıcı araçlarıyla kuşatılmıştır.

Aklın değil, algıların hakim olduğu bir çağ…

Aklıyla düşünme melekesini kaybeden insan, arzu ve hazlarıyla ayartılarak , sermaye baronlarının elinde tüketim nesnesine dönüştürüldü…

Modern benlik, Pazar güçlerinin göz kamaştırıcı ambalajlarla pazarlayıp sattıkları bir hayata mahkum edildi.

Araç bolluğu içerisinde amacını kaybeden modern insan,  gözlerine fener tutulduğu için apışıp kalan bir tavşanın şaşkınlığını yaşıyor…

Daha rahat ve konforlu hayat vaadiyle üretilen araçlar, insanın nefsani  yanını alabildiğine kışkırtarak iradesini köreltiyor

Yetinme duygusunun yerini alan doymazlık psikolojisinin  tahrik ettiği tüketim çılgınlığı; kanaatkarlık, mütevazilik, içtenlik, sadakat ve samimiyet gibi insani erdemleri  örseleyip tüketiyor…

Soren  Kierkegard,  “ İnsan kendini sessizce kaybeder, kaybettiği başka her şeyi  fark  eder de  kendini kaybettiğini anlayamaz “ der.

Nietzsche’de “ Dışarıdaki gürültüye o kadar çok kulak kabartmışlar ki,  kendi vicdanlarının sesini duyamıyorlar “ diyor.

Oysa, farkında olmadan içine sürüklendiğimiz bu yüksek tempolu, şaşaalı  ve şamatalı hayattan kurtulup, kendimizle baş başa kalmaya ne kadar çok ihtiyacımız var.

Hiç gözlerimizi kendi  içimize, iç dünyamızın labirentlerine, en kuytu köşelerine çevirdik ; gönül ülkemize yolculuk yapıp, tabiatta dahi bulunmayan iniş ve yokuşlarında dolaşıp, fırtınasına borasına tutulduk mu ?

Zaman zaman kendimizle baş başa kalmaktan, kendi içimize çekilmekten korkuyoruz..

Halbuki yalnızlık bize yabancı olmayan, annemizin rahminde bizi  şefkatle sarıp sarmalamakla başlayıp, bu kısacık hayat molasından sonra da toprak ananın merhametle üstümüzü örtüp koruyacağı bir süreç değil midir ?

Yalnızlık, kendimizi tanımamıza, potansiyelimizi görmemize, eksik ve yanlış taraflarımızı keşfedip,  duygularımızı  onarmak suretiyle  iç dünyamızı yeniden tanzim etmemize imkan veren veren  bir süreçtir.

Tefekkür dediğimiz olgu da , duyularımızı dış dünyanın oyalayıcı, kışkırtıcı görüntülerine kapatıp ;  ilahi olana yönelmek, bize şah damarımızdan daha yakın olan ile mesafeyi  kısaltmak değil midir ?

Yalnızlık, gürültücü kalabalıkların etrafımıza ördüğü kalın duvarları delip, ışıkla buluşmaktır…

Yalnızlık, dünyadan kaçmak, aile bağlarını, komşuluk ilişkilerini, yakın dostlukları angarya olarak görüp,  insanlarla ilişkileri kesmek değil , farkındalık oluşturup  daha sağlıklı ilişkiler kurmak  ve     hakikatle buluşmamızı engelleyen   meşguliyetlerden kurtulup, iç dünyamızda derinleşmektir…

Yalnızlık, edindiğimiz fikir ve yargılarımız üzerinde derinlemesine düşünüp, motivasyon kaynaklarına ulaşarak güdülerimizin bizi yönlendirmesine engel olmaktır…

Yalnızlık, olay  ve olgular üzerinde daha derinlemesine düşünmek suretiyle kendimize  özgü bir bakış açısı kazanmaktır…

Yalnızlık, bağımlılık duygusundan kurtularak özgür olmaktır…

Yalnızlık, Selman- ı Farisi Hazretleri gibi,

“ Sen içinde derinleş, dışından seni habersiz sansınlar,

Ne güzel haldir ki o ; sen akıllı ol, görenler seni deli sansınlar.. “    diyebilmektir.

 

[Toplam:5    Ortalama:4.2/5]
Gönderiyi Takip Et
( 7 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

11
Kimler Neler Demiş?

avatar
6 Comment threads
5 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
7 Comment authors
mektepliyazarrrSirinHacer Alioglu YakutiÖzlem GünayMeryem Melek Ayyıldız Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Özlem Günay
Ziyaretçi
Özlem Günay

Hüseyin Bey siz hep yazın. Sizden öğrenecek çok şeyimiz var çünkü. Kaleminizin gücü daim olsun.

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Estağfirullah.İlginize çok teşekkür ederim.Beğenen yüreğinize sağlık..Saygılarımı sunuyorum.

Hacer Alioglu Yakuti
Üye

Beğeniyle okudum yazınızı tebrik ederim kardeşim

Tuncay Yıldırım
Ziyaretçi
Tuncay Yıldırım

Şu zamana kadar yalnızlığın manifestosu yazılmamışsa, sanıyorum bugüne kadar bu kadar etkili ve gerçekten hakkını vererek ifade edilemediği için yazılmamıştır.

Yalnızlık mevzusuna hiç bu açıdan bakmamıştım.

Kalemin var olsun Hüseyin Abi.

Sevgiler… Saygılar…

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Çok teşekkür ederim Tucay bey kardeşim.

Meryem Melek Ayyıldız
Üye

Hüseyin Bey muhteşem bir yazı olmuş.

Düşündüren,etkili cümlelerle dolu enfes bir paylaşım daha gelmiş sizden.

Yazınızda neredeyse her cümleyi 2. kez okudum, doymadım yazıyı en baştan bi daha okudum.

Kaleminizin gücü daim olsun.

Saygılarımla.

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Çok teşekkür ederim, bu sitayişkar ifadeleriniz beni yüreklendirip cesaretlendiriyor.Beğenen yüreğinize sağlık diliyor, hürmetlerimi sunuyorum.

Meryem Melek Ayyıldız
Üye

Hüseyin Bey siz hangi yazarlık okulundansınız? Bursa mı?

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Evet, Bursa Yıldırım

Sirin
Ziyaretçi
Sirin

Hüseyin abi ,
Bu yazını kaçırmışım ben.
Çok güzel zevkle okudum.
Kalemine sağlık.

kbrnurrr
Üye

çok önemli tespit gerçekten te öyle yazınız çok güzel olmuş ve ne çok şu kısmı ;

Hiç gözlerimizi kendi içimize, iç dünyamızın labirentlerine, en kuytu köşelerine çevirdik ; gönül ülkemize yolculuk yapıp, tabiatta dahi bulunmayan iniş ve yokuşlarında dolaşıp, fırtınasına borasına tutulduk mu ?