Türkiye olarak örgütlenemiyor muyuz?

3
81

Kabul ediyorum ki “örgüt” kelimesinden hiç haz etmem. Şu işe bence “birliklenme” diyelim biz. En makbulü en makulü… 15 temmuz gecesi şimdiki adıyla “15 temmuz şehitler köprüsü” benin gözüm de adeta Türkiye’nin “Sırat Köprüsü’ydü. Geçtik mi derseniz; evet, kısmen geçtik…

Türkiye o gece, beddua profesörü ev kedisi gülmeyenin saldırısına uğramış, bir gözüne ufak pati darbe girişiminde bulunan aslan idi. Ardında olan sürü ordusu aslanı o gece kimseye yem etmedi fakat üşüşen akbabası çok oldu.

Aslan savunmasız…

Canı yanan aslan her kucak açanı sürüye dahil etti. Peki o kucaklar öncesinde neredeydi? Bakın bu topraklar da her konuda herkesin bir ön görüşü olmuştur. Be insan evladı; ölmeden önce ne diye gönderdin liderini, sürüsünü sırat köprüsüne!

Kucak açanları, kıyısına köşesine sıvışanları ben sadece akbaba olarak görüyorum. Yaralı aslandan ne koparırsak kâr diyen yine aynı tayfa…

Aslan bunun farkında mı bilemiyorum ama birileri yaralı gözünü iyileştirmek zorunda. Çünkü iki gözle görülmeyen tek göz ile asla görülemez…
Ha, derseniz hepsi mi? Yok sürünün sadık olanları da var. Ki onların da ayakları kaydırılma tehlikesi altında. Yaklaşık bir ay önce bunu herkes gördü…

Ben gibi bunu görenlerin de çok olduğunu biliyorum. Tamam sokakta kalan evi yanmış komşu dedemize sahip çıkalım da, ona sahip çıkabilmemiz için bizim de sahip çıkışmamız gerek. Birbirimize en âlâ şekilde sahip çıkabildiğimiz de aşikâr…

Tek bayrak diyor lider ama tek inanç, tek hedef, tek düşünce yok ortada. Ortada olanlar da ortada olmayanlarda da yok. Eller açık oynanıyor yeni oyunlar. Çark dönüyor, zar ne gösterir bilmem. Bilinen ise karnını doyurup gözünü doyuramayacaklar çok. Her zaman oldu olmaya da devam edecek…

Bir aile de bile yönetim zordur. Evlat gece dışarıya çıkmak ister, tekin değildir sokak ama yine de çıkar. Evin hanımı erzak ister, belki bütçe yetmez yine de çorba kaynatabilir fakat sokağa çıkan evladın korkusuna çorbanın tadı zehir olur. Böyle böyle zehirlenmeye başlar evin içi, ferdinin içi…

Demem o ki; eller açık, parmaklar kavrayamıyor henüz olanı biteni, döneni. Dönekleri… Bugün ben mum yakarım yarın sen. Böyle böyle çıkarız aydınlığa. Anlamamız, anlatmamız gerekiyor düzeni düzensizlere. Bir milletin ne olduğunu tarihten örnek vererek gözlerinin içine içine göstermemiz gerekiyor. Bazen düzene çomak sokmak gerekir çakallar uzaklaşsın diye. Çeşit bol bu Cennet vatan-ı bahçede. Sürüneni de var henüz emeklemeye yeni başlayanı da. Uçan da var tazı gibi koşan da. Aslanı da var çakalı da…

Rahmeti annemin bir sözü ile bitirmek istiyorum bu sohbeti.
Söyleyin şimdi hangi birinize iyi diyeyim benim yüzü kara yavrularım…

Nurgül Kolbudak

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 1 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

3
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
1 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
Nugul kolbudakYasemin GüloğluYasmin Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Yasmin
Ziyaretçi
Yasmin

👍

Yasemin Güloğlu
Üye

Nurgül betimlemeler muhteşem. Yüreğine kalemine sağlık. Bu yazının üstüne durmak yok yola devam.