SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK

0
36

Depremler kıyamete yakın olacaktır. Bunu bildiren Ayet, Hadis ve âlimler vardır: Hac Suresi 1 ve 2’ci Ayeti’nde Yüce Yaratıcımız ALLAH (C.C):

“O gün kadınlar memedeki çocuklarını unuturlar. Hâmile kadınlar çocuklarını düşürürler. İnsanlar sarhoş olmuşlar sanılır. Onlar sarhoş değildir. Fakat, Allah Teâlâ’nın azabı çok şiddetlidir.” buyurarak deprem gibi birçok afetin kıyamete yakın olacağını biz kullarına bildirerek, kullarını uyarmıştır.

Malumunuz hepimiz hemen hemen dört bir yanı deprem kuşağı olan cennet vatanımız Türkiye’de yaşıyoruz. Ve bu yıkıcı gerçekle yaşamaya alışmalıyız. Zahiri tüm tedbirlerimizi alıp gerisini tevekkül edip âlemlerin sahibi yüce Allah’a sığınmaktır. Malesef üzülerek söylüyorum içimizde bir kesim var ki sanki kurt dumanlı/puslu havayı sever misali ülkenin yararına olan veya afetlerin yaşandığı bir zamanda ne yapsam, ne söylesem de içimde ki kini kussam, bu işe veya işlere engel olsam fırsatını kollar gibi kaos, karışıklık çıkarmayı ve bu zamanları kollayan embesil bir grup var. Ve o embesiller böyle puslu, sisli böyle zamanları sever.

% 99’u müslüman olduğu söylenen bir ülkede; ki bana göre tartışılır. Ramazan ayında rakı, bira içerlerde oruç tutanlara saygı duymazlar. Ramazan/Fıtır Sadakası bayramına, Ramazan Bayramı demezler de şeker bayramı derler. Kendileri hindi kesip bizim olmayan noel bayramını kutlarlarda, bizim kurban kesmemize karşı çıkarlar. İnancı gereği başını örtene laf atarlarda, Rahibe’ye saygı duyarlar. Cübbeye, sarığa kin kusurlarda, Papaza saygı duruşunda durarlar. Ezan sesine ıslık çalarlarda, Çan sesinde huzur ararlar. Çocukların din dersi eğitimine karşı dururlarda, bale’ye hayran kalırlar. Allah Nur içinde yatsın demezler, diyemezlerde, Işıklar içinde yatsın derler. İlk emri ‘oku’ olan dinin mensuplarına yobaz, gerici, örümcek kafalı demekten geri durmazlar. Küçümsediği örümceğin gördüğü hakikati göremeyecek kadar kördürler. Daha örnek vereceğimiz bir sürü mevzu varda uzatmak istemiyorum.

Bunların en belirgin söylemlerinden biride deprem, sel felaketi gibi afetler yaşandığı zaman “ilahi bir ikaz olanı” çarpıtmaktır.

“İki Z olunca üçüncü Z gelir.” Yani Zulüm ve Zina çoğalınca Zelzele olur.” der büyük zâtlar. Depremler genel olarak ilahi bir ikazdır.

“Zina yayılınca depremler çoğalır.” ya da “Günahlar açıktan işlenmeye başlanınca, iyi kötü herkes genel bir azaba maruz kalır.” der Peygamberimiz.

“Depremler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.” buyurmuş yine Peygamberimiz. Demek ki depremler kıyamet alametlerinden biridir. Bizde ölçü Peygamberimizin Hadisleri ve Yüce yaratıcının Ayet’leridir.

Yüce kitabımız Kur’an-ı kerim Şura Suresi 30 ayetinde, ALLAH (C.C) biz kullarına;

“Size gelen musibet, kendi ellerinizle işlediğiniz günahlar. yüzündendir.” buyurmaktadır.

Yüce yaratıcımız biz kullarına bahsetmiş olduğu sonsuz nimetlerine, ihsanına, lutfuna karşı asi’leşen, isyan eden bir ikazdır deprem ve diğer tüm afetler. Deprem, sel, kuraklık gibi felaketlerin ortaya çıkması kullarının isyandan vaz geçmesi için ilahi bir uyarıcı niteliğindedir.

Bunun en çarpıcı örneği yakın zamanda fazla su içiyorlar diye binlerce devenin katledilişinin ardından gelen sel ve toz yığını felaketleri ile sarsılan Avustralya’nın durumu.

Bilmemiz gerekir ki hiçbir nimet ve felaket sebepsiz değildir. Yaratıcının kitabında bir çok yerde geçen hiç akletmezmisiniz ve düşünebilenler için nice hikmetler vardır kelamı günahların affına sebep olacağı gibi başka hikmetleri de vardır.

Yine bilmemiz gerekir ki, “Ümmetim için depremler günahlarına kefaret olur.” der Peygamberimiz ve Allah Teâlâ, deprem gibi afetleri iyilere nasihat, biz müminlere rahmet, kâfirlere ise azap kılar.

Biraz daha eski yıllara gidecem Soma faciasının yaşandığı zamana ve o zamanın Hürriyet yazarı şimdinin Sözcü yazarı Yılmaz Özdil’in ‘Müstehaktır’ yazısı. Soma faciasından daha gerilere 1999’daki Marmara Depremi’ne ve depremin ardından bir yazı kaleme alan, Alman bayrağının altında mışıl mışıl uyuyan vatanına ihanet edip Almanya’ya sığınan vatan haini Can Dündar’ın ‘Allah’a isyan’ yazısı gündeme oturmuş büyük tepki almıştı. Ve o vatan haini Can Dündar Soma faciasının ardından da benzer yazılar yine kaleme almıştı.

Aslında dünden bugüne onlar adına çok fazla değişen bir şey yok. Şimdi bile yazılı, görsel, sosyal medya da Elağzı, Malatya’da yaşanan depremde bir kısım medya ve ünlü, ünsüz kişiler sosyal medyada paylaşmış olduğu paylaşımlar esef ve utanç verici. Depremi bahane ederek devlete daha doğrusu dolaylı yoldan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a olan kinini açık açık belli ediyor, sosyal medyadan kin ve nefretlerini kusuyorlar. Ülkenin birlik ve beraberliğe kilitlenmesi gereken ve ihtiyacı olan zamanlarda ayrımcılık yaparak, ülkenin, devletin altını oymaya
çalışıyorlar.

Can Dündar’ın, “İsyanımı bağışla tanrım!.. Tevekkül gelmiyor içimden.” diye başlayan, “Taş üstünde taş bırakmayan gazabın, azaba çevirdi yurdumu.. Hiddetine amenna, lakin nerede merhametin? Küfre ve günaha bulandık, ya ömrünü sana vakfetmiş kullarından ne istedin, merhametin bu kadarsa, al senin olsun.” diye bitirdiği isyan dolu yazısı uzun olduğundan en kısa ifadeyle sizlere aktardım. Google’a giriş yapıp isyan kokan bu yazının tamamını okuyabilirsiniz.

Vatan haini Can Dündar depremde ölen çocukları bahane ederek, Allah’a inanmadığı, ateist olduğu halde, Allah’a dil uzatmaktan geri durmadı. “Merhametin bu kadarsa, al senin olsun.” diyerek depremin adaletsizlik olduğunu söylüyor ve bunu bahane ederek Allah’a karşı kinini kusuyor.

Atalarımızın meşur bir sözü var: “Bela gelmez kul azmayınca, Kaza gelmez Hak yazmayınca.” Burdanda anlaşıldığı üzere kul azmayınca günahsız, suçsuz insanlara bela gelmez. Ancak kul azınca belayı hak eder. Yinede Yüce Yaratıcı’mız içimizde ki sebiler günahsızlar, hayvan hatta her türlü nebatatın yüzü suyu hürmetine bizi affeder. O taktir etmezse o bela gelmez.

Bela genelde umumi olarak gelir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
“Günahlar açıktan işlenince, iyi kötü herkes genel bir azaba maruz kalır.”

Evet deprem her ne kadar Jeolojik bir olay olsada bütün kâinatın ve bu olayların yaratıcısı ALLAH’tır (C.C). Şunuda bilmemiz gerekir yaşanan her deprem, sel gibi afetlerin mutlaka insanların asi’leşip isyan etmesi ve günahları ile bir ilgisi olmaya bilir. Günah işlenmese de çeşitli afetlere maruz kalan bölgelerde olabilir. Ama çoğu deprem gibi afetlerin ilahi bir ikaz olduğunu bilmeliyiz.

“Yüce Yaratıcı bir meleğe, bir beldeyi yıkmasını emrini verir. Melek bu beldede hiç günah işlemeyen bir zatın da olduğunu bildirir, “Belde halkı ile onu da alt üst et! Çünkü o zat, günah işleyenlere yüzünü ekşitmemiştir” der.

“İçinde iyilerin de bulunduğu bir ülke helak olur mu? diye Peygamberimize sorulunca “Evet günah işlenirken, iyiler sükut ederse, hepsi helak olur.” buyurur.

“Ya Resulallah!.. Geçmiş ümmetlerden bir kısmına deprem ile azap yapıldı. Toprak altında kaldılar. Bunların arasında salihler de vardı.” diyen Sahabe-i Kiram’a; “Evet, salihler de birlikte helak oldular. Çünkü Allah’a isyan olunurken susmuşlardı.” buyurur Peygamberimiz (s.a.v).

Yine Peygamberimiz, “Eski milletlerden bir kısmına deprem ile azap yapıldı. İyiler de helak oldu. Çünkü günah işlenirken susmuşlar, önlememişlerdi.” der.

Şunu iyi akletmemiz lazımdır. Dünyadaki bütün deprem, sel, kuraklık gibi tüm afetler bütün insanlara birer ilahi ikazdır. Yüce Yaratıcı kullarına asla zulmetmez.

Sadece deprem gibi doğal afetler değil başımıza gelen her türlü felaket ve acılarda suçu önce kendimizde aramamız gerekir.

Her türlü fuhşşyatın zinanın bir kısım insanlar tarafından meşruymuş gibi gösterilip gıybetin, dedikodunun, fitnenin yalanın, dolanın zirve yaptığı bu dönemde “Zina yayılınca depremler ve fitneler çoğalır.” der yine Peygamberimiz (s.a.v).

Adaletsizlik, haksızlık, her türlü fuhşşyatın, zinanın, zulümün devam ettiği ve yaygınlaştığı müddetçe de aynı şeylerin olacağını bize Peygamberimiz bildirmiştir.

Hani bizde bir slogan var. “Susma, sustukça sıra sana gelecek.” Artık, yüzümüzü ekşitelim, onlar günah işlerken biz susmayalım, içimizde ki her türlü sapkın günahı mübah gören ahmaklar yüzünden bizde deprem, sel, kuraklık gibi afetlerde umumi belalara maruz kalmayalım. Yoksa susarsak sıra bizede gelecek.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir