Son Seçime Bir Başka Bakış

1
152

– YILAN HİKAYESİ –

Bilinen bir hikaye…
Ün salmış bir avcı, ormanda av peşinde koşarken, bir ağacın altında kendinden geçmiş halde uyuyan birini görür. Hızla atını o yöne doğru çevirir. Avcı atıyla yarı ölü şeklinde uyuyan adama doğru giderken, bir yılanın hızla yaklaşıp adamın ağzından midesine doğru süzüldüğünü fark eder. Yılan gözden kaybolurken avcı atından atlar ve ağacın gölgesinde kendinden geçen adama elindeki kırbaçla çok şiddetle vurur. O uyuyan adam birden kendine gelir, irkilir, korkar. Ama şaşkınlığı geçince karşısındaki avcıya çıkışır:

– Sen de kimsin be adam!

Avcı cevap vermek yerine, elindeki kırbaçla bir daha adama vurur ve yüksek sesle bağırır:

– Koş soru sorma!

Uyanan adam korkuyla karışık, neden olduğunu bilmediği halde koşmaya başlar.
Ama neden koştuğunu, avcının neden koşmasını istediğini anlamaz. Can tatlıdır ve kırbaç da çok can yakıyordur.
KOŞAR!

Nefes nefese kaldığı bir anda, avcı:

– Şu ağacın altındaki armutları hemen ye! diye emir verir.

Ağacın altındaki bütün meyveler toprağa karışmış ve çürümüştür. Adam tereddüt içinde kalınca avcı kırbaçla öncekilerden çok daha sert bir şekilde karşılık verir. Canı yanan adam eline ne geçtiyse yer. Arkadan ikinci emir gelir:

– Koşmaya devam.
Adam koşar, koşar, koşar.

Sonunda dayanamaz ve yere yığılır. Dizleri üstüne çöktüğünde yediklerinden dolayı midesi bulanır. Nabzı çok yükselir, yüzü kızarır ölecek gibidir. Ellerini yere koyarak kusmaya başlar. Ve içinde yer tutan yılanı yedikleriyle birlikte dışarı atar. Adam resmen şoke olur. Kendine gelince sormadan da edemez:

– Neden bana gerçeği söylemedin?

Avcı elindeki kırbacı şaklatarak:

– Ben içinde YILAN var deseydim onunla
koşabilir miydin?

İşte bu adamla, avcının hikayesi Ak Parti gerçeğidir. Tek fark; Yılan’ın içeride olduğunun defalarca söylenmiş olması.

Hatırlayalım, önceki seçim sonuçlarından sonra yapılan balkon konuşmalarını.

Balkon konuşmalarında, “Seçim sonuçları
değerlendirilerek vatandaşın bize verdiği mesaj alınmıştır, parti içerisinde kurmaylarımızla konuyu ele alarak, eksiklerimizi gidereceğiz” diye mesajlar veriliyordu millete.

Peki sonuç;
Son seçimlerde vatandaşın vermiş olduğu ikazlar, 31 Mart seçimine gidildiğinde hiçte dikkate alınmadığını gösteriyordu. İkazlar dikkate alınmadığından, seçmene kalan tek şey, yukarıda anlatılan Yılan Hikayesinde avcının yaptığını uygulamak oldu.

Şimdi diyorsunuzdur;
CHP seçmeni kadar olamadınız, İzmir yerinde sayıyor hizmet yok, seçmen yine CHP’den vazgeçmiyor. Siz çıkıp Ak Parti şöyle, Ak Parti böyle diye eleştiriler yazıyorsunuz.

Diyorum ki ben de size;  ‘Dost acı söyler’
En ufak bir eleştiride, eleştiriyi yapanları linç etmek yerine, eleştiriyi yapanları biraz olsun dinleyebilseymişsiniz, şimdi bu yaşananlar olmazdı.

Hedef 2023, Hedef 2071 diyerek bir yol haritası çizilen dava yolunda, Davayı kendi çıkarlarına heba edenlerden silkelenerek arınması yanlış mı?

Bakın önceki seçim sonuçlarından yola çıkarak, 31 Mart seçim sonuçlarının ne olacağını size bağıra bağıra anlatan rakamları yazayım.

2017 Referandumunda:

– İstanbul Referandumda %51 Hayır
– Ankara Referandumda   %51 Hayır
– Adana Referandumda    %58 Hayır
– Antalya Referandumda  %59 Hayır
– Mersin Referandumda   %64 Hayır
– Artvin Referandumda     %53 Hayır
– Bilecik Referandumda    %51 Hayır

2017 Referandumunda hayır diyen yukarıdaki şehirler, 2019 yerel seçimlerinde el değiştirerek Ak Parti’den CHP’ye geçti.

2 yıllık süreçte, tek bir şehrin geri kazanılamadığı gerçeği önümüzde duruyor.

Ak Parti’nin; İl, İlçe ve Teşkilat yönetimlerinde olan, kibirinden burnunu göremeyen kibir abidelerinin sayesinde çöküş yaşanıyor. Başkanından yardımcısına, meclis üyesinden teşkilatçısına kibirle yürüyenlerle dolup taşıyor belediyeler.

17 yılda belediyeler ve teşkilatlar aile kurumları gibi oldu. Dalkavuklar, yalakalar Ak Parti’yi zor duruma düşürdü. Parti içindeki riyakar ve satılmış tipler, devlet hazinesinin zarar etmesine sebebiyet oluşturanlar uzaklaştırılmadıkça, ihalelere fesatlık karıştıran, akrabalarını ihya eden pervasızlar, teşkilatın içindeki liyakatsiz, menfaatçi, lükse, zevk sefadan başka bir şey umurunda olmayan, kendi şakşakçılarını ziyaretler edip fotoğraflar çekilerek, sosyal medya hesaplarında parti
yöneticilerini etiketleyerek akıllarınca hizmet ettiklerini göstermeye çalışan teşkilatları işgal eden boş insanların yerine, samimi dava insanları alınmadıkça sorunlar büyüyerek çoğalacaktır.

Tekrar soruyorsunuzdur.

Bu yazdıklarınız gibi, torpil, adam kayırmacılık, amca dayı işlerini diğer parti teşkilatları yapmıyorlar mı diye?

Yapmaz olurlar mı? Hem de alasını yapıyorlar.

Ama ben size diyorum ki, yıllardır belediyeciliklerini eleştirdiğimiz muhalefet parti teşkilatı üyelerinin, başkanlarının, meclis üyelerinin yaptıklarını, benim savunduğum partinin üyeri de yapmaya başlamışsa buna seyirci kalamam diyorum.

Adında adalet olan bir parti içindeki şahısların, adaletsizce davranışlarına dur denilmesi gerektiğini söylüyorum.

Tabelasında HALK ibaresi olupta Halkla alakası olmayan bir parti gibi, tabelasında ADALET olupta, Adaletle alakası olmayan bir parti olmaması gerektiğini söylüyorum.

Bu yüzden diyorum ki Önce Temizlik.

Her seçimde gücüne güç katarak büyüyen bir parti de, Millet Erdoğan’ı samimi bulduğu için, kendileri gibi gördüğü için sevdi. Bizim gibi oturuyor, bizim gibi yemek yiyor, sinirlenince bizim gibi giydiriyor, raconsa racon, siyasetse siyaset, merhametse merhamet gösterdiği için kendileri gibi gördüğü için sevdi.

Ama bugün geldiğimiz noktada, Erdoğan’ın etrafındaki dalkavuklar, Erdoğan ile vatandaş arasındaki bağı koparmaya başladı.

Erdoğan etrafındaki dalkavuklardan, etrafını saran ve sülük gibi yapışanlardan kendisini arındırması lazım. Bu şekilde devam ederse eğer halkın tepkisi daha da artacaktır. Tabanın güvenini kaybetmekse gelinebilecek en kötü sonuçtur.

Güven bir ruh gibidir. Bedenden çıktı mı bir daha o bedene geri dönmez…

Atalarımız ne güzel demiş;
Bir musibet, bin nasihâtdan iyidir…

Parti tüm birimleriyle tekrar özüne dönmeli.

Tıpkı önceki dönemlerde söylenen seçim şarkıları gibi;

Aynı Yoldan Geçmişiz Biz
Aynı Sudan İçmişiz Biz
Yazımız Bir Kışımız Bir
Şarkılar Bir Türküler Bir
Gönüller Bir Dualar Bir
Aynı Bağın Gülüyüz Biz…   diyebilmeli…

                                         Sevgilerle…

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 1 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Hundi Sarıçam Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Hundi Sarıçam
Üye

*****
Konu çok önemli,konuya bakış açınız çok doğru ve anlatım tarzınız mükemmel…
Yürekten tebrik ediyorum.
Saygılar…