SIFIR..! ADAM DEĞİLDİR. BOŞ’TA..! ZAMAN DEĞİLDİR.

4
81

“Dünya hayatı ancak oyun ve eğlenceden ibarettir. (6-32)”
Oyuna beş dakika ara.

Anne babamızdan, büyüklerimizden, öğretmenlerimizden, eşimizden, patronumuzdan, müdürümüzden, amirimizden, komutanımızdan bazende şaka yolu ortağımızdan bile mutlaka ara ara işitmişizdir.

“Boş boş konuşma, boş boş oturma, boş boş bakma, boşa kürek sallama, boşa zaman geçirme, boşu boşuna üzülme-ağlama-sevinme, boşladın hayatı, ömrünü boşuna harcama. Yada boş bir ânıma rast geldin-m, boş/lukta bulundun-m, boş boğazlılık etme, boş/lukta hissediyorum kendimi gibi.

Taksiciye boşmusunuz diye bağırır yolcu, Taksici ‘boş’um der, zira ‘boş’ olması kendini ‘boş’ yollara vurması demektir. Taksici yolları dolu sever.

Boş/analım, boş/anmak istiyorum der çiftler bir birine. Boş/andık, boş/andım desede masum, kederli, acı bir ifade vurur yüzüne ‘boş’ olmanın bunca yaşanmışlıkların boş’a geçtiğine.

Boş/anmak için Boş/anma davası açan Boş/anma avukatının adı gibi boş/adığı koskoca bir hayatı boş/altığı.

Yada üç talakta ‘boş ol’ der de bilmez ki boş’anmanın helal de olsa ALLAH katında boş’un hiç sevilmediğini.

Yada cami çıkışı sonrası yardım için bağıran ALLAH rızası için boş geçmeyin diyen adamın dediği ahiretinizi boş geçmeyin adıdır iç sesi.

Boş yok, boş yok diye bağıran, talih satan bir talihbazın aslında çığırtkanlığıdır boş’un istenmediği.

Birini ziyaret için eli boş geldi, yada eli hiç boş gelmez dediği boş’un hiç sevilmediği.

Birinden utana sıkıla birşey isteyip alamayınca ‘eli boş’ gönderdi yada alınca ‘eli boş göndermez’ deyince anlarız boş’un hiçselliğini.

Lütfen boş/lukları doldurunuz yada boş yerlere otururuzun anonsudur boş/un yerinin doldurulması gerektiğini.

Sıfırın kendi başına adam olmadığı gibi. Boş geçen zamanda zaman değildir. Boş/larda değersizdir, tek başına kalan sıfır gibi.

Silahı adama doğru doğrultur.
– Dur yapma şeytan doldurur.
Aslında silah boştur. Adam boş olduğunu bile bile yinede tepki verir. Çünkü şeytan bu, boş bulunca herşeye, herkese dalar, boş/luğu doldurur.

ALLAH TEÂLÂ şeytanı “HANNAS” sıfatıyla tanıtmıştır. Hannas, sinsi korkak boş bulunca dalan, karşı durunca kaçan demektir. Şeytan kalbi boş bulunca dalar.

Günümüzde boş vakti değerlendirmek adına öne sürülen meşgalelerin pek çoğu aslında vakti öldürmeye yönelik uğraşlardır. Bugün özellikle televizyon ve internetin insanların vaktini çaldığı apacık ortadadır. Televizyon dizilerinin, internet üzerindeki sosyal paylaşım sitelerinin, başka pek çok zararının yanı sıra büyük zaman israfına sebep olduğu, ibadet ve taatten alıkoyduğu, hatta kimilerinin vakit namazlarını dahi kazaya bırakmalarına sebep olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir.

İmam-ı Gazâlî (r.ah) şöyle buyurmuştur; ” Ey nefis..! Bil ki gün ve gece yirmi dört saatten ibarettir.” diyen Ârif bir zâtın nefislere söylediği bu söz nede manidardır.

Hep sorarız ya boş vakitlerinde ne yaparsın diye. Soru yanlış değilmi sizcede. İnsanın boş vakti olmamalı. Bu soruyu soranın hayatı hoş ve boş geçirme ihtimali vardır. Yahut lafın gelişi sormuştur. Hayatını ALLAH yolunda, hayırlı işler için, dolu dolu yaşayan birinin boş vakit diye bir şey olamaz, olmamalı.

“Ahmaklar boş zamanı nasıl öldüreceğini, akıllılar ise nasıl kazanacağını düşünür.” der, bir düşünür.

Hani hep şikayet ederiz ya zamanın kısıtlığından, kısalığından. Bilmemiz gerekir ki boş vaktini kötü kullananlar şikayet ederler geçirdikleri bomboş zamanlardan. Çünkü mutlu olmanın yolu boş zamanı verimli kullanmaktan geçer. Boşa harcadığımız her anımız ömründen çaldığımız bir zamandır.

Yapabileceğimiz o kadar güzel ve hayırlı işler varki ömrümüzü boş ve fuzuli işlerle geçirmemiz yarın hesap günü çok pişman olacağımız bir gerçektir.

İnsan boş vaktini boş işlerle geçirmemesi gerekir çünkü boş işlerle harcanan her vaktin maliyeti yarın mahşer günü bize çok pahalıya patlayacaktır. Boş zamanı boş yere harçamak en pahalı harcamadır.

Ömrünün en değerlisi zamandır ve bu zamanın içinde boş dediğimiz zaman insanın her anında da çok önemlidir. Hani derler ya boş oturanı kul’da sevmez ALLAH’ta.

Yaptığımız her bir iyilik ve kötülüklerin hesabını yarın huzuru ilahide verebiliriz ama boş geçirdiğimiz vaktin hesabını Yüce Rabbimize nasıl veririz.

Yüce Yaradan bize zamanı hiçbir emek harcamadan verirken biz ise zamanı israf ediyoruz. Emek harcamadan özellikle boş zamanı geçirirsek işte o zaman bunun hesabını Yüce Yaradan’ımız bizden sorar.

Ârifler der ki ;
” Sana verilen sırrı sakla, sana yapılan kötülüğe iyilik ile karşılık ver ve boş zamanını çok iyi kullan.”

Yine Ârif bir zât demiştir ki; “Çocukken çocuklarla beraber oyunlar oynarsın. Gençliğinde ise arzu ve heveslerinin peşine takılarak gaflete dalarsın. İhtiyarladığında ise güçten kuvvetten düşersin. Peki ne zaman ALLAH TEÂLÂ için ibadet edeceksin.”

Aslında geçen zamanmıdır yoksa boşa zaman geçiren içinde ki biz insanmıdır. Giden zaman değil çünkü zaman hep aynıdır ilerliyeceği yere doğru hep ilerliyor. Zamanını bomboş kullanan biz insan ziyandadır, zarardadır. Bilmeliyiz ki, biz müslümanların lügatında “boş vakit” diye bir kavram yoktur, olmaması lazımdır.

Cenab-ı Hak Teâlâ, İnşirah Suresi, 7 ayetinde ” O halde boş kaldınmı, yine kalk “başka bir iş ve ibadetle” yorul.” diye bize boş durmamamızı emretmiştir.

İlk duyduğum da hayretler içinde kaldığım ve içime korku salan boş zamanla ilgili düşündündürücü ve akıl verici olan Peygamber Efendimiz (s.a.v) hadisi bakın bizlere ne diyor;

“Bir gün 24 saattir. Yarın kıyamette her gün için kulun önüne 24 hazine konulur. Birini açınca o saatte yaptığı iyilikler nedeniyle nurla dolu olduğunu görür. Kalbine öyle bir sevinç ve rahatlık gelir ki, eğer bu neşe ve sevinç cehennemdekilere bölünse cehennemde olduklarını anlamazlar. Bu sevinç nurun ALLAH katında kabule vesile olduğunu bildiği içindir.

Diğer bir hazine açılır. Simsiyah ve karanlık olup, çok pis kokular çıkar. Herkes burnunu tıkar. Bu da günah işlediği saattir. Kalbine o kadar korku, utanma ve sıkıntı gelir ki, cennettekilere bölününce, cennet kendilerine sıkıcı gelir.

Diğer bir hazine açılır. Onda ne nur vardır ne de karanlık. Bu boşa geçirilen saattir. Bunu gören, bir hazinesi olup da boşuna onu harcayan kimseden daha çok pişmanlık duyar. Bütün ömrü böylece kendisine saat saat gösterilecektir.”

Efendimiz’in (s.a.v) bu Hâdisi Şerifi bize ne de güzel anlatıyor boş zamanlarımızın kıymetini.

Aslında boş zaman yoktur. Boşa geçen zaman vardır. Zamanımızı boşa harcıyorsak bilmemiz gerekir ki zaman bizim ömrünüzü boşa harcıyordur.

Hayatı, yaşamayı seviyorsak her gün sabah uyandığımızda hayallerimizle, umutlarımızla o yeni gün(ler)e bakmak istiyorsak, en kötü anımızda ve durumumuz da dahi pozitif bakmamız gerekir. Zamanı boş geçirmememiz gerekir çünkü zaman hayatımızı eritiyor. Hayatımız zamanla birlikte hem eriyor, hemde ilerliyor.

Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v), Ashabıyla oturuyordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’mi dinlemeye, arapça bildikleri için yahudiler de geliyorlardı.

Ashab-ı kiramdan biri;
– Yâ Resulallah..! İçime çok vesvese geliyor. Bunun bir ilacı varmıdır..? dedi.
Yahudi hemen atıldı;
– Bizim dinimizde hiç vesvese yok. Sen gel, bizim dinimize gir..! dedi.

Peygamber efendimiz, (s.a.v) ;
– Yâ Ali, buna sen cevap ver..! buyurdu.

Hazret-i Ali (k.v);
– Yâ Rasûlallah..! Boş eve hırsız girmez. dedi.

Kalplerimizin boş olan dünya sevgisi ile değil, ALLAH zikri, sevgisi, aşkıyla dolu olması temennisiyle ALLAH’ın sözü ile bitirelim.

“Asra (zamana) yemin olsun ki bütün insanlar hüsran ve ziyandadır; ancak iman edip sâlih amel işleyenler birbirine hakkı ve (hak yolunda) sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” Asr: 103/1-3

[Toplam:3    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 3 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

4
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
2 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
3 Comment authors
Tuncay YıldırımYusuf ÇEBİOğuzhan Akipek Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Oğuzhan Akipek
Üye

Yusuf Bey,
Hayırlara vesile olsun inşallah önemli bir konuya değinmişsiniz.
Boş kelimesi üzerinde fazla oyalanmışsınız. “Boş eve hırsız girmez” terazide hepsinden ağır basıyor.
Biraz kısaltılabilir sanki.
Emeğinize sağlık
Sağlıcakla kalın

Yusuf ÇEBİ
Ziyaretçi
Yusuf ÇEBİ

Evet Oğuzhan bey haklısınız BOŞ kelimesi biraz fazla kullanılmış gözüküyor. Yazıyı kısalta bilirdim, BOŞ kelimesini daha az kullanabilirdim farkındayım. Fakat bilerek BOŞ kelimesini çok kullandım. Çünkü konunun ana teması BOŞ kelimesi. Ne kadar çok kullanırsam karşımdakine o kadar çok algı oluştururum. Malumunuz yabancılar ve içimizdeki bizden gibi gözüken ama bizden olmayan yabancılar bunu çok iyi yapıyorlar. Görseliyle, Şöleniyle, Söylemiyle, Yazımlarıyla insanları etki altında bırakmaya çalışıyorlar. Ve bunu defalarca kez tekrarlıyorlar. Görseliyle gözümüzün içine kör edercesine sokuyorlar, Söylemleriyle seslerini kulağımızın duyabileceği en derin yerlerine kadar duyuruyorlar, Şölenleriylede evimizin içine hata evimizin en mahrem yerine kadar gelip oturuyorlar, Yazımlarıylada beynimize hükmetmeye çalışıyorlar… Daha fazla oku »

Tuncay Yıldırım
Ziyaretçi
Tuncay Yıldırım

Yusuf Abi,

Kalemine sağlık.

Bir kere dünyaya geliyoruz onu da boş geçirmeye hakkımız yok. Boşlukta yaşamaya ise hiç mi hiç hakkımız yok.

Önemli bir boşluğu doldurup güzel bir yazı kaleme almışsın.

Tebrik ederim.

Yusuf ÇEBİ
Ziyaretçi
Yusuf ÇEBİ

Tuncay hocam,
Bu yazıyı yazmamın sebebi;

” Bir gün 24 saattir. Yarın kıyamette her gün için kulun önüne 24 hazine konulur. Birini açınca o saatte yaptığı iyilikler nedeniyle nurla dolu olduğunu görür….. ” diye devam eden;

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in boş zaman ile ilgili söylemiş olduğu Hadis’ten çok etkilendim ve ürktüm. Gerçekten saat saat hesabını vereceğimiz özellikle boş zamanımızı değerlendirme konusunda çok dikkatli olmamız gerekir. Yarın mizanda hesabı kolay verenlerden oluruz inşallah.

Yorum için çok teşekkür ederim Tuncay hocam. ALLAH (C.C) razı olsun. Dua ile…