SANDIK HİKAYESİ

4
128

—-SANDIK HİKAYESİ—-

Efendim konu sandık olunca arasıra dilime gayri ihtiyari bir İstanbul türküsü gelir.

“Yangın olur biz yangına gideriz. Düz ovada keklik gibi sekeriz. Yokuşlardan şahin gibi uçarız. Sandık sandıklar içinde çok şanımız var. Hazreti Mevla’ya yalvarmamız var. Beyoğlu’ndan kalktı sandık selamet. Galatada koptu kızıl kıyamet. Hurşit reis sandık sana emanet.”

diye devam eden bu sandığın hikayesini bilenler bilir. Bugün kü İtfaiye kurumumuzun görevini yapan önceden “TULUMBACI OCAĞI” idi fakat 1868 yılında yapılan bir düzenlemeyle yangın söndürme işi belediyelere devredildi. Bu sebeple “MAHALLE SANDIĞI” şeklinde teşkilatlanan bu tulumbacılar farklı bir bakış acısı ile İstanbul’a farklı bir renk, farklı bir ahenk getiren şen şakrak bir türkünün doğmasına neden oldular.

O zaman her mahallede kurulan sandığa bağlı tulumbacılar o mahallede işi olmayan temiz, dürüst vatanını milletini seven genç yiğit kabadayılarından seçerlerdi. Bir yangın haberinde gidiş ve dönüşlerde öndeki sandığı geçmek için bir birileriyle yarışırlar bunu marifet ve zafer sayarlardı.

Tulumbacılar buna sandık kovmak, sandık tutmak derlerdi. Çünkü yangını söndürmek halkın gözünde büyük bir onur ve itibardı o yüzden bu şanı, bu onuru, bu gururu kendi mahallelerine getirmek için her türlü gürültü, patırtı, ve şamata yapmaktan da geri durmazlardı. Tulumbacılar için Halkın sevinç gösterisi alkışları arasında mahalleye girmek onlar adına büyük bir gurur, onur du ve çektikleri tüm sıkıntılara değerdi. Eskiden bildiğimiz sandıklardan biri idi tulumbacı sandığı.

Eskiler daha iyi bilir gelinlik kızların özenle bezenle hazırladıkları Ceyiz sandığı vardır. Büyük bir umut, sevgiyle hayalini kurduğu yuva özlemini el emeği, göz nuru ile özene bezene hazırladığı ceyizini sandığına koyarlar. Eline kına yakıp baba evinden “hem ağlarım, hem giderim” diyerek sandığını en baş köşeye koyup yeni yuvasınının en güzel yerine sandığını baş tacı ederler.

Ayrıca rızkını kazanmak için gecesini gündüz eden, sabahın nurundan önce kalkıp ekmeğini topraktan kazanan rençberlerimiz, kabzımallarımız meyve ve sebzelerini sandık sandık yükler pazarın yolunu tutar, sandık sandık en güzel ürünlerini teşhir ederler…

Ha birde yıllarca çalışıp alının teri ile emekli olan emekli sandığı emeklilerimiz var bizim.

Hatta Padişahlar, Krallar birbirlerine en değerli, en güzel hediyeleri gönderirken en gösterişli sandıklarla gönderirlerdi.

Yani kısacası sayamadığım bu SANDIK çok amaçlı olup dönem dönemde siyasilerimizin önümüze koyduğu ve millet iradesinin kullanıldığı, ülkemizin kaderini dolayısıyla kendimizin, ailemizin, çoluk çocuğumuzun kaderini geleceğini belirleyecek seçim sandığımız var bizim.

İşte o sandıktan bahsediyoruz biz.

Eskiden mahallelerinde yangın çıktığında genç, yiğit Tulumbacıların sandıklarla yangını söndürmeye gittiği gibi, şimdilerde ülkemizi yangın yerine çevirmek isteyenlerin yangınını söndüreceğimiz yiğit halkımız var bizim.

Nasıl ki o Tulumbacı mahallelerinde yanıgını söndürmek, halkın teveccühün kazanmak, önünde ki sandığı geçmek için yarıştığı o dönemde onurlu, gururlu tulumbacılar varsa.

Bizimde sandıklarda yarışacak, oylarıyla sandıkları patlatacak Cumhur İttifakını, Recep Tayyip Erdoğan’ı seçecek kahraman milletimiz var bizim.

Nasıl ki gelinin itina ile özene bezene hazırladığı evinin en baş köşesine koyduğu ceyiz sandığı gibi.

Bizimde sandığa giderken vatanımızın, devletimizin, milletimizin, dinimizin çıkarlarını baş köşeye koyan. Ülkenin ve ümmetin umudu olan Cumhur İttifakını seçip, Recep Tayyip Erdoğan’ı baş tacı edecek milletimiz var bizim.

Nasıl ki gecesini gündüzüne katıp ekmeğini taştan, topraktan çıkaran sandık sandık taşıyan rençber, kabzımal gibi.

Kendi halkı için gecesini gündüzüne katan, tüm emekçilerin hakkını koruyanı sandıkta hakkını verip Cumhur İttifakını, Recep Tayyip Erdoğan’ı seçecek milletimiz var bizim…

Nasıl ki Padişahların, Kralların birbirine en değerli hediyeleri gönderirken en gösterişli en değerli sandıkları seçtiği gibi.

Bu ülke için en değerlisini, en kıymetlisini seçeceğini ve en gösterişli sandıkların içinden Cumhur İttifakını, Recep Tayyip Erdoğan’ı seçecek kıymetli milletimiz var bizim…

O zaman Tulumbacılar için yazılan şen şakrak o şarkının son sözlerini bu günümüze derleyelim ve diyelim ki;

“Hazreti Mevlaya yalvarmamız var.
Cumhur İttifakı ile sandık selamet. 31 Mart akşamı zillet ittifakında kopacak kızılca kıyamet. Reis ülke sana emanet.”

Hemen hemen hepimizin bildiği Musa (a.s) kısası ile bitireyim sözümü.

İsrailoğulları içinden bir erkek çocuğu çıkacak firavunun saltanatını alaşağı edecektir. Kahinlerden bu duyumu alan firavun işin kolayına gider ve Mısır’da yeni doğan tüm erkek çocukların katledilme emrini verir. Büyük sıkıntı içersinde İmran annemiz nur topu gibi bir erkek çocuğu dünyaya getirir. Bu korku ve şaşkınlık içersinde İmran annemiz onu nasıl koruyacağı endişesi içersindeyken Cenab-ı Hak bir annenin imdadına yetişir. “Sen Musa’yı emzir. Komşuların onun sesini duyup haber vermelerinden korktuğun zaman, onu nehre bırak ve bozulmasından korkma. Biz onu mutlaka sana geri vereceğiz ve sen onu emzireceksin. Ayrıca biz onu Mısır ve Şam diyarına gönderilen Peygamberlerinden kılacağız.”

Bu ilahi ilham üzerine Hazreti Musa’nın annesi İmran annemiz derhal bir sandık yaptırarak, henüz üç aylık bebeğini sandığa koyar ve Nil nehrinin sularına bırakır. Nil nehri akıntıyla beraber sandığı firavunun sarayının önüne getirir. Sandık açılıp bakılınca içinde nurtopu bir bebeğin olduğu ve bakışlarıyla herkesin içini ısıtan bu bebek firavunun zulmünden Hazreti Asiye annemizin himayesinde kurtulur ve Mısır’ın tarihini değiştirir. Aslında Hazreti Musa’yı sebepler aleminde firavunun sarayına getirilen sandık sıradan bir sandık değildir. Firavunu yerle bir edecek onu tahtından edecek bir sandıktır.

Evet 31 Mart’ta önümüze gelecek olan sandıklar sıradan bir sandık değildir. 31 Mart, belediyeleri terör örgütlerine teslim etmek isteyen chp-İp-hdpkk-sp gibi zillet içinde milletine ihanet eden, ülkesini bekasına musallat olan belediyeleri terör örgütlerine teslim etme seçimidir.

Ülkemizin ve Ümmetin kaderini belirleyecek olan bir sandıktır. Ya o sandık ampulle aydınlanıp üç hilalle şahlanacak ve millet-zillet ittifakını yerler bir edecek yada o sandıktan milleti zillete çevirip bombalar patlayacak.

Ey Müslüman kardeşim,

Konu Recep Tayyip Erdoğan değildir.

Recep Tayyip Erdoğan fanidir elbet birgün, her fani gibi oda ölecektir.

Konu Recep Tayyip Erdoğan üzerinden tecelli eden bu davanın tecellisinin, onun üzerinden yürümesidir.

O günün firavununu ALLAH nasıl yendirdiyse Musa ile…

Bugünün firavununa hizmet edenlerini 31 Mart’ta sandığa gömecek Cumhur İttifakı – Recep Tayyip Erdoğan ile…

Sen yeter ki Musa’na sahip çık. Teslim etme Firavunun torunlarına hizmet edenlere….

[Toplam:3    Ortalama:4.7/5]
Gönderiyi Takip Et
( 3 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

4
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
2 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
3 Comment authors
Meryem Melek AyyıldızYusuf ÇEBİTuncay Yıldırım Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Tuncay Yıldırım
Üye

Yusuf Abi

Yaklaşan seçim öncesi muhteşem, dört dörtlük bir yazı kaleme almışsın.

Olabildiğince her yerde paylaşmak lazım bu yazıyı.

Tebrikler.

Kalemin daim olsun inşallah.

Meryem Melek Ayyıldız
Üye

Yine güzel bilgiler öğrendiğim hoş bir yazı oldu.

Kaleminize sağlık Yusuf Bey.🌺