PES Mİ EDİYORUZ?

4
75

Yüzüklerin Efendisi giriş sahnesi gibi olacak fakat gerçek şu ki, dünya değişiyor…

Tarih dünyayı genel hatlarıyla, doğu ve batı olarak ikiye ayırıyor. Medeniyet emanetini de, bu iki mefhum arasında paylaştırıyor.

Geçmiş yüzyıllara baktığınızda, doğu medeniyetinin gücü devraldığı dönemlerde dünyanın yaşanabilir bir yer olduğunu göreceksiniz.

Lakin batının devraldığı dönem için aynı şeyi söylemek çok zor…

İşte en bariz örneği Osmanlı Devleti’nin yıkılışıyla başlayan süreç…

Dünya yaklaşık 200 yıldır batı egemenliğinde bir yerlere sürükleniyor. Yer kürenin ismini dahi bilmediğimiz köşelerinde çocuklar kıyılara vuruyor…

Myanmar’da zorla tecavüz edilen gencecik kızlar, hamile kalarak bu hayatta nasıl nefes alabileceklerini kara kara düşünüyorlar…

Savaşlarda ölen insanların sayısı, atılan mermi sayısını çoktan geçti bile…

Anlayacağınız batı, kendisine emanet bırakılan medeniyeti yükseltmek bir yana adeta üstünde tepindi.

Ve şimdi…

Aynı bir depremle yer yüzünün şekillenmesi gibi, dünya, gücünü fay hatları misali yeniden dağıtıyor.

Klasik tabirleri geçelim!

Kartlar yeniden karılmıyor.

Oyun bitti!

Yeni oyun başlıyor!

Ve birileri yeni oyunun kurallarını yazmak için kollarını sıvadı…

İşte bu oyunun adı ‘’Yeni Dünya Düzeni’’!

Hadi resme çerçevesiyle birlikte bakalım…

Bu ismi hatırlıyorsunuz.

Abdulhamid dönemiydi…

Dünya şu anki haline rahatça bükülmek için ısıtılıyor ve kıvama getiriliyordu. Anlayacağınız, birileri ‘yeni düzenlerini’ kuruyorlardı.

Buna mani ne ve kimi görürlerse buldozer gibi ezip geçmeleri işten bile değildi…

Çünkü batı, zafere giden yolda adalet, kan, gözyaşı gibi kavramları yalnızca kendine merdiven yapmak için kullanır.

Onlara itaat edenler hariç…

Eğer çizdikleri haritalara ram olursanız, size verilen rollere biat ederseniz bu düzenin kanla bezenmiş zaferinin(!) parçası olabilirsiniz.

Yok…

Eğer Sultan Hamid gibi, İslam kutbunu ayakta tutmaya çalışır, düzenin asisi olursanız; Musul ve Kerkük petrol kanallarına kan doldurmaz, Siyonistlerin önüne Filistin’de sur gibi kaya kesilirseniz düzende yeriniz yok demektir…

Bu durumda…

Herzl gibiler halkınızın beyinlerini gazete köşelerinde zehirlerken, dünyanın önde gelen siyonist bankerleri de borsanızın altını üstüne getirerek sizi aç bırakmaya zorlarlar.

Ki geri adım atasınız…

Emperyalistlerin yegâne kontrol sistemi budur.

O zaman anlayamamıştık…

Anlayanlarımız, Sultan’ın arkasından feryat figan ağladılar…

Toplumun çok bilenleri dahi yanıldılar…

Beyinler ağaç kavuğu misali oyuldu ve içi batının çakma fikir ve hürriyet sevdasıyla dolduruldu…

Uyuduk…

Uyutulduk…

Ve üzerinden 100 yıl geçti!

Tarih tekerrür ediyor.

Dünya gücünü tekrar dağıtıyor…

Ve biz, 100 yıl önce hangi noktadaysak bugün yine aynı noktadayız.

Hürriyetimizi korumaktan başka bir derdimiz yok!

Ne bir karış toprak veririz, ne de kimsenin bir karış toprağına göz dikeriz!

İçinde bulunduğumuz durumu en iyi Erdoğan’ın şu sözleri anlatıyor:

‘‘Şayet tıpkı geçmişte hep yapılageldiği gibi otur dendiğinde otursak, sus denildiğinde sussak, al denildiğinde alsak, ver denildiğinde versek bu saldırılardan hiçbiriyle karşılaşmazdık.’’

Pes ederdik olur biterdi…

Lakin söylesene bana!

Bu kaderden nasıl kaçacaksın?

Bugün Erdoğan’la pes edersen yarın en baştan başlamayacak mısın?

Menderes’te öyle olmadı mı?

Özal’da öyle olmadı mı?

Erbakan’da öyle olmadı mı?

Hepsinin derdi bağımsızlıktı. Hiçbiri eşiği atlayamadı. Hepsinin önüne aynı yüzleriyle çıktılar. Aynı şekilde engel oldular.

Soruyorum!

Bugün Erdoğan’la pes etsek, yarın yeniden başlasak…

İlk dönemlerimizde ABD ile iyi ilişkiler kursak…

Dolar düşse…

ABD bizi kırk kere daha sırtımızdan hançerlese…

Dayanamasak, ‘’Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz artık!’’ desek…

Bugünkünden çok farklı bir manzarayla mı karşılaşacağız?

Hayır!

Bu deveyi güdeceğiz, başka çaresi yok!

Sancılı olacak biliyoruz.

Ama bu sefer ağlamak istemiyoruz!

Emperyalistler, motoru kanla çalışan makinelerini durdurmamak uğruna önlerine çıkanı ezmeye hazırlar.

Bakın daha dün Venezüela’da bir suikast tertiplendi…

Olmadı!

Artık başaramıyorlar!

15 Temmuz’da siyonistler ve müstemlekeciler ilk defa bir darbe girişiminde başarısız olmayı tattılar…

Çünkü artık değişim zamanı!

Kolay olacağını söyleyen yok…

Ekonomik operasyonlar ve psikolojik gerilim hat safhada…

Borsa üzerinden sayısız oyun oynanıyor…

Tüm bunlar bağımsızlık mücadelesinin muştuları…

Tünelin ucunda ışık gözüküyor.

Hadi bir kez daha söyle…

Tamam mı?

Devam mı?

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 4 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

4
Kimler Neler Demiş?

avatar
4 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
4 Comment authors
Turgut AkkuşKbrnurrHüseyin İmamoğluŞeyma Şahin Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Şeyma Şahin
Üye

”Ne yapsalar boş,ne etseler boş.Göklerden gelen bir karar vardır” demiş Sezai Karakoç.
Çünkü ”Allah nurunu tamamlayacaktır.”(Saff\8) Tünelin ucunda ki ışığı görmek için tabii ki devam.Bizlere pes etmek yakışmaz…KALEMİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK…

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Hız kesmek yok, vites yükselterek devam edeceğiz.

kbrnurrr
Üye

devam Rabbim yar ve yardımcımız olsun
kaleminizin yüreğinize sağlık

Turgut Akkuş
Üye

Devam kardeşim devam pes etmiyoruz Allah senden razı olsun yazı okudum diye biliyorum gönlüme göre ne güzel ne anlamlı bir yazı kaleme almışsınız elinize Gönlünüze sağlık Müsaadenizle yazını paylaşmak istiyorum