Pazar Yazıları 10

1
46

SON NESİL 

Şu an yeryüzünde yaşayan nesil insanlığı kurtarabilecek son nesil. Bunu ben söylemiyorum, günümüzün bilim insanları söylüyor.

İnsanlığın geri dönülemeyecek noktaya ulaşmasına sadece 12 yıl kaldı. Anlayacağınız çok önemli bir eşikte ve çizgideyiz. Artık bundan sonra geri dönüş yok. Köprüden önce son çıkışa bayağı yaklaştık.

Çocuklarımız ve geleceğimize dair derin endişeler duyuyorsak, buna öncelikle yeryüzünün artık yaşanmaz hale gelebileceğinden başlamalıyız. Geri dönülemeyecek noktaya gelmeden önce geriye iyice bakıp hatalarımızı ve adeta cepten yiyerek tükettiğimiz doğal kaynakları, dengesini ve doğal akışını bozduğumuz yaşam ve iklim şartlarını yeniden değerlendirmeliyiz. Yoksa dükkanı kendi ellerimizle kapatıp gideceğiz insanlık olarak.

Kelebeğin ömrü 12 gün ise, insanlığın da bundan böyle 12 yıl.

Böyle biline!

İNGİLTERE’DEKİ SURİYELİ ÇOCUK 

İngiltere`de Suriyeli öğrenci çocuğun darp edilmesiyle ilgili videoyu izlediğinizde içiniz cız etti mi ya da üzerinizde onu dövenleri o anda parça pincik etme duygusu oluştu mu?

Ettiyse ve oluştuysa “birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız” hadisine binaen imanınızla pekala gurur duyabilirsiniz. İşte buna aidiyet ve ümmet bilinci denir.

Özellikle birtakım çevrelerde ülkemizde yaşayan Suriyeli kardeşlerimize karşı oluşan antipatinin bu video izlendikten sonra yeniden tahlil edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Zira onların düştüğü duruma bizim de bir gün düşmeyeceğimizin ne garantisi ne de “hayatta olmaz”ı var.

DEPREM

Yaşadığımız her sarsıntıda deprem gerçeğini yeniden kavrıyoruz. Özellikle hayatı sallana sallana yaşadığımız zamanlarda bu gerçeği o kadar sık ve uzun bir süre unutuyoruz ki, yeryüzünün bizi dürtercesine ve bize bu hakikati hatırlatırcasına her sallantısında benzetme yerindeyse birşeylerin altına sığınıyoruz.

Depremi bir anlamda seviyor başka bir deyişle birleştirici buluyorum. Çünkü o anda milyonlarca insan hep birlikte ölüm korkusu yaşıyor. Bu derece kitlesel bir korkuyu simultane bir şekilde yaratabileceğiniz başka bir doğa olayı yok.

İnsanlığın yaşama dair ortak sevinçleri kadar mutlaka ortak korkuları da olmalı diye düşünüyorum.

Deprem anında geçirdiğimiz süreyi ömrümüzün kalan kısmının tamamına yayabilsek hayatımızda gerçekten bir deprem etkisi yaratmış oluruz.

Böylece duvarlarımızı yıkmış olur, enkaza dönüştürmüş olduğumuz hayatımızın altından sağ salim, sıfırdan yeni bir hayat çıkarmış oluruz.

“ÇIĞLIK ATAN KADIN”

Trafik polislerince durdurulduktan ve ceza yedikten sonra çığlık atan kadını hepimiz izledik. Öğrendiğimiz kadarıyla kendisini cep telefonuyla kayıt altına alan polis ekiplerini “özel hayatın gizliliği ve ihlali” gerekçesiyle mahkemeye vermiş.

Bence polislerimiz de karşı dava açabilirler. Attığı çığlıklarla çevreyi rahatsız etmek, huzur ve emniyeti bozmaktan ötürü. Her türlü idari para cezası uygulanabilir.

Çünkü attığı çığlıklar haber değeri taşıyor. Normal bir insan davranışı ölçütlerinde bir davranış örneği göstermiyor. Polisimiz güzel bir gazetecilik örneği göstermiş.

Sosyal ve toplumsal olaylara ilişkin haber niteliği taşıyan her olay mahkemelere taşınacaksa yandı gülüm keten helva!

HAVALAR İYİCE SOĞUDU

Hatırlar mısınız eskiden sıcak yaz günlerinde halka açık alanlarda su satıcıları olurdu:

“Buz gibi soğuk sudan içen!” diye bağırırlardı.

Şimdi aynısını sanki hava olaylarını düzenlemekle yükümlü Mikail aleyhisselam yapıyor:

“Buz gibi soğuk havadan yiyen!”

Ya da daha kibar bir tabirler söylersek; “buz gibi soğuk havadan nasibini alan!..”

Bu hafta yurdun genelinde soğuk bir hava hakimdi. Bilhassa geçen sene İstanbul’a uğramayan kar ve kış şartları bu sene erkenden geleceğinin sinyallerini yavaş yavaş vermeye başladı.

İyi pazarlar efendim.

 

[Toplam:5    Ortalama:4.2/5]
Gönderiyi Takip Et
( 1 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Şeyma Şahin Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Şeyma Şahin
Üye

KALEMİNİZE SAĞLIK…