ORTA DİREĞE SAHİP ÇIKALIM

0
60

Ülke olarak Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı dönemini yaşıyoruz. En kritik dönemecindeyiz. Ya ölmek, ya yaşamak. İnancım odur ki yaşayacağız. Merhum Halil İnalcık hocanın dediği gibi “Sıkıntı bir devir yaşıyoruz. Ama geçecektir. Tarihimizde bu dalgalanmalar hep olmuştur.”

Bu dalgalanmayı yaşarken kendi içimizden de ihanete uğramak milletimizin üzerindeki ölü toprağını atmasına ve silkelenmesine vesile oldu. Üstelik bu ihanet bireysel bazlı değil, kitle bazlı bir ihanetti. Bu ihanet üzerinde söylenecek çok şey var lakin konumuz bu değil. Konumuz bu ihanetin zarar verdiği en büyük alan olan din konusu.

Özellikle dershane sürecinden sonra başlayan, 15 Temmuz ile zirve yapan bir tartışma var. Cemaatlerin gerekli mi gereksiz mi, tehlikeli mi veya ne kadar tehlikeli olduğu. Sokaktaki simitçiden ev hanımına, devlet memurundan tv’deki yorumcuya kadar çoklarından duyar olduk. Bütün tartışmalar ‘cemaatler gereksiz, kapatılmalı’ sözlerini. Bu düşüncede olanlar düşünme yetisinden mahrum galiba? Hiç düşündüler mi acaba Cumhuriyet tarihinde bir darbe bile dindarlık kisvesi altında yapılmayıp, bütün darbe ve darbe teşebbüslerinin kemalizme sığınılarak yapıldığını? Kemalizm adına yapılan ilk darbeden itibaren kaç tane Atatürkçü Düşünce Derneği kapatıldı, ya da bu tartışmalar yapıldı mı? Şimdi bir ihanet çetesi çıkıp din kisvesi altında darbe teşebbüsünde bulunduysa bunu bütün dindarlara maaletmek neden? Burası önemli HER TARİKAT BİR CEMAATTİR AMA HER CEMAAT BİR TARİKAT EĞİLDİR. Özellikle tv tartışmalarının bilinçli olarak yoğunlaştığı ana söylem, tarikatlerin milleti uyutan bir afyon olduğu, Allah ile kul arasında aracı olunamayacağı yönünde. Bu iddialarda bulunanlar, kaç tane tarikatın içine girip ne yapıp ettiklerini gözlemlediler, sorguladılar. Hiç. Bir amaç doğrultusunda inandırılan kitle darbe yapmaya kalktı başarısız oldu. Sırf dindar görünümlü kimseler olduğu için bütün cemaatleri tarikatları, vakıfları dergahları kapatacak mıyız? Şöyle düşünelim; İki üç bin üyesi bulunan bir kasaba derneği, üyelerini devlet içine yerleştirse, zamanı gelince de bir amaç doğrultusunda darbeye kalkışsa ve başarısız olsa ülkedeki bütün dernekleri mi kapatacaksınız? Neden sürekli cemaatler istenmeyen adam ilan ediliyor? Tasavvuf medeniyetimizin orta direğidir. Bu direk yıkılırsa hepimiz altında kalırız.

Asıl amaç başka. Amaç, Ehl-i Sünnet omurga yani tasavvuftur. Aklı başında olan her insan bilir tasavvufun Ehl-i Sünnet’in omurgasını oluşturduğunu. Amaç bu omurgayı yıkmak. Meşhur İngiliz tarihçi Arnold Toynbee şöyle diyor. “Güney İslamı Vahhabilik ve Selefilik akımları ile halledildi. Mühim olan kuzey İslamı. Kuzey İslamı da İstanbul-Buhara eksenidir.” İngiliz Toynbee bile bu hakikatin farkındayken hergün tv tv dolaşan Aydıncıklar! bunları neden bilmez? Ya da özellikle bilmeyenleri mi çıkarıyorlar oraya? Yada bildikleri halde mi söylemiyorlar?

Tasavvuf demek Hacı Bektaş-ı Veli, Bahaddin Nakşibend, İmam-ı Rabbani, Abdulkadir Geylani, Alvarlı Efe, Muhammed Raşid El-Hüseyni, Mevlana ve Yunus demektir.  Tarih boyunca tasavvuf ehli devleti her zaman yaşatma yoluna gitmiş, birkaç istisna dışında devletine küsmemiştir. Bunu iki yaşanmış örnekle ifade etmek istiyorum. Birincisi; Seksen darbesinde köyünden alınıp Gökçeada’da dansöz oynatılan bir meyhanenin üst katında aylarca gözaltında tutulan Muhammed Raşid Efendi’nin bir tane müridi bile devlet hakkında kötü söz söylemeyip, devlete isyan etmemişken, ikincisi; Şeyh Ebul Vefa ile Sultan Fatih arsındaki meşhur hadise zihinlerde dururken tasavvufa saldırmak neden? O kadar Atatürkçü geçinen tv yorumcuları kurtuluş savaşında M.Kemal Paşa ile Muhammed Diyauddin arasındaki mektuplaşmaları da mı bilmiyor?

Tasavvuf gereksiz, faaliyetleri durdurulsun düşüncesinde olanlara bir soru ile bitirmek istiyorum. İmam-ı Rabbani bugün yaşıyor olsaydı ona da fetö muamelesi yapıp hapse atar mıydınız?

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir