ONLAR SAVAŞIN ÇOCUKLARI

0
26

Onlar savaşın çocukları.

Onlar bir yaşına daha girince mumlarını söndüremeden “Doğum Günü Partisi” yapamadılar. Her gün bir kaç parti bombayla tanıştılar. Hayatları söndürüldü. Kimileri de bir yaş daha büyüyemeden bombalanıp yaşama hakkını ellerinden aldılar.

Onlar anne karnında “Cinsiyeti Belli Oldu” diye parti yapamadılar. Kimileri dünyaya umutla gelmeyi beklerken anne karnında anneleriyle beraber cibiliyetsizlerin vahşetine uğradılar.

Onlar “İlk Diş’i” çıkınca parti yapamadılar. “e bebeğim e” ninnileriyle beşikte sallanırken uyutulamadan bir tebessüm bile edemeden medeniyetten yoksun tek dişi kalmış canavarlar tarafından kundakta, kundaklandılar.

Onlar oyuncaklarla tanışamadan bombayla tanıştılar. Elim sende oyununu oynayamadan ellerini kollarını kopardılar. Saklambaç oyunu oynayamadan bir daha çıkamamak üzere saklandılar. Parklarda bahçelerde koşamadan, lunaparkta atlıkarıncaya binemeden, dönme dolaplarada gökyüzünü göremeden gözlerini sonsuzluğa yumdular.

Lunaparkta bir kadının eteklerinde dönme oyunun tadına varamadan, Eteklerine sarıldığı annesinin ölümünü seyretti gözlerinden oluk oluk yaş akarak.

Onlar savaşın çocukları.
Onlar hayata hükmen mağlup başladılar.

Kapısında “Bebek Var” zili çalmayınız uyarısıyla uyanamadılar. Bebekler genelde ağlayarak uyanırlar ama onlar ya korkudan uyuyamadılar ya da hep dehşetle uyandılar. Onlar kapısında “Bebek Var” yazısını daha yazamadan ölüme uyandılar, uyarılmadan. Kimileri zil takıp oynadı arkalarından.

Çikolata tadında başlayan ‘En tatlı sabahlar’ı olmadı onların. Kahvaltılarında yiyecek kuru bir ekmekleri dahi yoktu.

Onlar bir bebek bezi masalında ki gibi Pamuklar ülkesi kraliçesinin bebeğine uygun ve layık bezi bulmanın sevincini, mutluluğunu yaşayan bebekler olamadan, biz onların bebeklerinin ölümüne konuk ve tanık olduk. Ekran başında masal dinler gibi vahşice katledilmelerinin reklamlarını koltuğumuza gerile gerile uzanarak seyrettik. Ya çekirdek çıtlayarak ya mısır patlatarak ya da çayımızı, kahvemizi yudumlayarak. Birde “Savaşa Hayır” diyerek rahatlığını yaşadık vicdansızlığımızın.

“Bir bilmecem var çocuklar. Haydi sor sor.” diye başlayan bisküvi tadında cici bebe reklamları hiç olmadı onların. Bisküviyle tanışamadan hayatları bir bilmece oldu. Sorup sorgulama gereği dahi duymadık. Sanki bebeleri cici değildi onların.

Bambi’si yoktu onların, sıcacık ve konforlu yataklarında huzurlu ve rahat uyuyan bir döşekleri dahi yoktu geceleri soğuktan koruyan. Yastıkları taştan, döşekleri betondan bam bam diye silah sesleri vardı kulaklarını patlarcasına çınlatan.

Onlar savaşın çocukları.
Onlar hayata gözlerini bombayla açtılar, bombayla kapadılar.

Onlar pencereleri olmayan buz gibi odalarda donarken biz sıcacık odalarımızda buz gibi çayımızı yudumlayarak içimiz ‘kıpır kıpır bi’z işin kolayına kaçtık, kola/yı seçtik.

Onlar ışıldayan saçlarda parlaklık ışıltısı yaratan jan jan’lı şampuan kullanamadılar. Parlak saçları hiç bir zaman olamadı onların. Gökyüzünden gelen fosfor bombalarıyla parçalandı okşanası o saçlar. “Bıcı Bıcı” yapamadan eğlenerek gözleri yanmadan yıkanamadılar. Çünkü onların gözlerinden hep kanlı yaş akıttılar.

Bazıları için bir yaşam tarzı olan kaşık kaşık yiyecekleri “Kahvaltının Yıldızı”nı ekmeklerine süremeden onların yıldızlarını söndürdüler. Çikolata renginde bedenlerinin üstlerine kara toprak örttüler. Biz de sadece ölüm tarzlarına sessizce baktık, sessiz kaldık.

Her popişin altı kuru ve güvenli olmaya hakkı var çünkü anneler güvende olmak ister bu annelerin en doğal hakkı ama onların popişlerinin anneleri hak arayınca “Savaşa hayır.” ‘El insaf, El izan, Birada idrak!…

‘Ye ki büyüyüp kocaman adam ol’ amadan onların yaşam pınarları ellerinden alındı daha büyüyemeden “Büyüdüm büyüdüm…. ” bile diyemeden o minik bedenlerini kara toprağa gömdüler.

Onlar dizi/film arası reklam gibiydiler bizim için. Önce hüplettiler sonra gümlettiler biz sadece seyredip geçtik. Çünkü onlar bizim bebelerimiz, çocuklarımız değil, Suriyeli bebeler ve çocuklardı.

Onlar savaşın çocukları. Onlar hayata hükmen mağlup başladılar.

[Toplam:3    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir