LAİKLERİN TESETTÜRLÜ KADIN PARADOKSU

26
218

Başörtülü kadınlar saygıyı,muhalif görüşde ki cenahdan bir türlü alamıyor.

Çarşaflı ya da pardüseli olunca “Biraz modern olun, sosyal yaşama ayak uydurun, kaçıncı yüzyıldayız?” denilerek eleştirilen kadın, istenilen olunca da bu kez de tesettür modasının müptelası olmakla eleştiriliyor. 

Hemen akabinde gelen klişeleşmiş kınama cümlesiyle tabiki; “Bu mu müslümanlık?”

Müslümanlığı layıkıyla yaşayınca da öcü olarak yaftalanıp “Şeriat usülü giyinmek istiyorsan Arabistan’a git! Bu çağda böyle yobaz kafa mı olur?” diye ötelenen kadının dışlanmışlığının sonu bu ülkede ne yazık ki hiç gelmiyor.

Modern ve sosyal hayatın içinde yer aldığında  cesaretlendirilmek şöyle dursun maalesef hep küçümseniyor ve hangi başarıyı gösterirse göstersin hakettiği değeri karşı görüşten layıkıyla alamıyor.

Misal mi istiyorsunuz hemen anlatayım.

Yazıları ve paylaşımlarıyla liberal,aydın,feminist,eşitlikçi ve hümanist özelliklerinin her defasında altını çizen sol görüşlü instagram fenomeni avukat Feyza Altun bir sene önceki paylaşımında; başörtülü akademisyen, “cumhurbaşkanı ekonomi başdanışmanı” olmuş Hatice  Karahan’ın resmini paylaşıp, onun eğitiminden,kariyerinden bahsediyor.

Sonrasında Karahan’ı aşağılayan kesimin, kadının görüntüsüne yaptığı çirkin yorumları paylaşıyor.

Yorumların bazıları şöyle; 

•“Hangi ekonomi için getirdiler kendisine faydası yok gibi.”

•”Merdiven sildirmem.”

•”Bu tipi gören ekonomi doğal olarak çöker, müdahaleye gerek bile kalmaz.”

Bu söylenen nahoş yorumları eleştirirken şöyle diyor sayın Altun; “Hatice Karahan asla aynı siyasi görüşte olmadığım ama son derece eğitimli ve akademik başarısı olan bir kadın. Okuduğu okullar ve yaptığı işler göz kamaştırıcı.”

Buraya kadar herşey güzel. 

Feyza Hanım hemcinsini koruyup ona edilen hakaretleri eleştirerek “Sanıyorum temel bir aile terbiyesi eksikliğimiz var. Ben şahsen Hatice Hanım’ı eleştirmek için birkaç kitap daha yazmayı beklerim.” diyor ve akabinde çok hayret ederek okuduğum şöyle bir cümle kuruyor; “En fazla, keşke  böyle başarılı bir kadın benim görüşümde olsa der, şaşırırım felan.”

Kendi görüşünde olmasını arzu edip, başarısına şaşırmak mı?

Kadınları ideoloji ayırt etmeksizin birlik yapmak isteyen en hoşgörülü, en objektif, çeşitlilikleri en çok kuşatan zihniyet bile böyleyse ben diğerlerini inanın düşünemiyorum.

“Başörtülü kadın, artık eski ezilmişliğinde değil! Önlerine konan aptalca engeller artık yok ve şimdi çok daha eğitimli ve kariyerliler.Gerçek bir feminist ve adaleti şiar edinmiş biri olarak en büyük alkışı ve saygıyı onlara evvela ben sunuyorum. Onun görüntüsüne yaptığınız hakaretler, aslında başörtülü kadının güçlü oluşunu sindiremeyişinizin sizdeki bir başka yansıması. Alışın artık! Muhafazakar ya da değil kadının gücüne alışın ve sindirin artık! Tebrikler! Hatice Karahan! Sayıca artmanız ve siyasi görüşünüz, ideolojiniz ne olursa olsun kadının gücünü hep göstermeniz dileğiyle.”

Feyza Altun’dan beklediğim cümleler tam olarak böyleydi.

Ne yazık ki “hayal kırıklığına uğramak” eyleminin en sık yaşandığı ülkede olduğumu bir kez daha hatırladım.

Biz muhafazakar kesim zekasına, yeteneğine, donanımına hayran olduğumuz hiç bir isim için “Keşke bizim görüşden olsa!” düşüncesini aklımızın ucundan bile geçirmedik. 

Yeteneği herneyse hakkını teslim ettik; raflardaysa kitabını aldık, vizyondaysa  filmine gittik, prime time’da dizisini izledik,alacağımızı aldık koyduk kenara, ona verilen değeri başka bir açıdan sorgulamadık hiç.

Acaba neden?

Bizden çok daha modern ve kabul edilebilir, afilli bir yanınız bulunduğu için mi? ya da fazlasıyla gelişmiş sizi olduğunuz gibi sevip,saygı duyma yeteneğimizden ötürü mü?

•Kapalı kadın sol görüşlü bir yazarın kitabını alıp imzalatmak için fuara gidince , o yazar için foto çekilip “Bakın farklı görüşden okur yazarlara da hitap ediyorum.” anlayışının altını çizdiği için olmalı. 

Ama üretken,zeki ve kapalı bir  yazarı instagramdan takip etmek için tenezzül etmeye bile gerek duyulmamalı! 

•Kapalı kadın başörtüsüyle üniversitede hademe olunca sorun yok, akademisyen olup Türk gençliğini eğitmek içinse? 

Mümkünse olmamalı!

“İşçisin sen, işçi kal!” durumunun “Yobazsın sen, yobaz kal!” versiyonu yani!

Bu Hatice örneği de gösteriyor ki inançlı ve dinine bağlı herhangi bir müslüman kadın; 3 yabancı dili ana dili gibi de bilse, herhangi bir  enstrümantali virtüöz kıvamında da çalsa, Harvard, Yale, Cambridge, sırasıyla okuyup akademik kariyer ve buluşlarda yapsa, yetkin olduğu spor müsabakalarında 1.’cilikleri de olsa, retoriği kuvvetli en mantıklı konuşmaları da yapsa eğer başı kapalıysa karşı görüşün yapacağı en büyük iltifat sadece şaşırmak olucak. 

Ya da “Benim görüşümden olsa keşke!” diye öylece iç geçirilerek bakılan biri.

Önceki jenerasyonlara göre eğitim  hayatı ve kariyeri daha ileri seviyede olan muhafazakar kadın, bu yönüyle eğitimi ve kadının toplumdaki yeri temasınca takdir edilmesi gerekirken sırf aynı siyasi görüşde değil diye başarıları görmezden geliniyor. Tıpkı yakın zamanda başarı gösteren ülkenin ilk başörtülü savaş pilotu Merve Gürbüz örneğinde olduğu gibi.

Sekülerizm yanlısı zihniyetler kadar, şeriat usulü olanlarca da “Müslüman kadın, kadınlı erkekli başka alanlarda yer almamalı. Sadece evinin hanımı olup, çocuğuna bakmalı.”zihniyetiyle de şiddetle eleştiriliyor bu kadınlar.

Sonuç olarak; sınırı zorlamak için cesaretle adım atan bu kadınların arafda kalmışlığının sonu asla gelmiyor.

Yıllar önce gazeteci Ayşe Arman başörtü takıp sokaklara çıkarak bir sosyal deney yapmıştı. Ulaştığı sonuç kabaca şuydu; “Bu sıcakda kapanmak harbi zor, şık olmaksa daha da zor.” Keşke o başörtüyü bir kostüm partisine gidiyorcasına eğlenerek giymek yerine, uzun zaman takıp gerçek bir gazeteciliğe imza atıp, adamakıllı sıkı bir analizde bulunsaydı. 

Arman’ın şaşırarak varacağı sonuç şöyle olurdu; “Türkiye’de yaşamak zor,kadın olmaksa çok daha zor. Başörtülü kadın olmaksa en zoru ve hakkını teslim etmem gereken en elzem özellik de şu ki; bunca adil olmayan durumlarla karşı karşıya kalmalarına rağmen, en hoşgörülüsüde onlar. Sahi zamanında onların yaşadığının zerresini dahi yaşamayanlar olarak Gezi parkında veryansın etmemiş miydik? Bence Türkiye’de, özellikle de muhafazakar kesimde kadın olma da ne istersen ol!”

[Toplam:5    Ortalama:4.4/5]
Gönderiyi Takip Et
( 12 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

26
Kimler Neler Demiş?

avatar
11 Comment threads
15 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
12 Comment authors
Şeyma ŞahinMeryem Melek AyyıldızTuncay Yıldırımmektepliyazarrİsa ÜLKER Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Özkan Çelik
Üye

Tespitleriniz çok yerinde ve kesinlikle katılmamak elde değil
Tebrik ediyorum demek haddime değil
Sonuçta ; Bir Meryem Melek AYYILDIZ yazısı okudum.

abdullah kılıç
Ziyaretçi
abdullah kılıç

Daha fazla yazı yazmalısınız hemde çok fazlaca.Kalemine yüreğine sağlık .

Kadir
Ziyaretçi
Kadir

Kalemine sağlık sana yakışan harika bir yazı yazmışsın

Özlem GÜNAY
Ziyaretçi
Özlem GÜNAY

Harika bir konuya değinmişsin marifetli kaleminle. Müslüman kadınların pür tesettür olunca geri kafalı diye yaftalanması, biraz daha modern giyinince tesettüre ihanetle suçlanması… Çok vahim bir arafta kadınlar. Açıkçası kendini laik olarak tanımlayan kesimin ne dediği çok da önemli değil. Asıl sorun nerde biliyor musun: Kendini dindar olarak tanımlayan bir kısım erkeklerin de, Müslüman kadınları hunharca eleştirmesinde.. Misal veriyorum; bir başka kadına tesettür dersi veren erkek, eşinin ya da işe aldiğı kadın çalışanının açik ve modern olmasini tercih ediyor. Tesettürlü kadını kendi yanlarına dahi yakıştırmayan erkeklerin sayisi hiç az değil. Kapalı kadınları eleştiren laik cenah, kendi hazımsızlıklarının dışavurumunu yapıyor, orası belli.… Daha fazla oku »

HuseyinMucahit
Üye

Meryem Melek Hanım Dönüşünüz mükemmel olmuş desem yanlış olmaz.Tespitleriniz o kadar yerinde ki;katılmamak mümkün değil.Bu ülkede yıllarca başörtülülerin ikinci sınıf bile kabul etmedikleri bir süreci yaşadık. Rabbim bir daha dönemleri yaşatmasın.Yine bu bağlamda başörtülüleri öcü gibi bakan bir kesimin olduğunu bilmekte tamamen üzücü.Bu ülkede başörtülü olduğu için okullara alınmayan ablalarımız,arkadaşlarımız,kardeşlerimiz oldu.Ancak başörtüsüne karşı gelenlere şunu da demek gerekiyor sanırım.O da başörtülüler sadece başlarını Rabbim emrettiği kapatıyorlar.Akıllarını kapatmıyorlar.Yani başörtülü olmak demek çağdaşlığın zirvesi olduğunu bilinmesi gerekmektedir.Başörtülü okullara alınmadığı dönemlerde üniversitelerimizden kaç tanesi dünya’da ilk 100’e girmişti.Yani ideoloji düşünceler uyuşmuyor diye başörtülülerin en temel hakları ellerinde alındığı bir dönemi geri bıraktık. Meryem… Daha fazla oku »

Turgut Akkuş
Üye

Gerçek şu ki , kıymet ve değer verme değerlendirmeleri insan ve ahlaka değil de, ideolojik görüş imaj sınıflandırmaya veriliyor. Geçenlerde bayan yaşlı hastayı hasta yakını bir bay, tekerlekli sandalyeyle hastanenin lavobalarına sürdü. Bayanlar var uyarısına, ortahalli kapalı olmayan bir bayan ben yardımcı olayım diye; hasta yakınlarının yapamadığını yaparak, saygının sevginin en yükseğini hak etti. Başı açık giymi kuşamı muhafazakar olmayan birinin bu iyiliğini, belki de çoğu muhafazakar olarak bildiklerimiz bu iyiliği yapmaya bilir. Şimdi bu bayanın iyiliğine şaşmamız mı gerekir? İnsanı yönü hertürlü övgüye layıktır. bizim görüşümüzden olmasını değil, iyi insanları ahlaklı insanları istememiz lazım. Bu anlamda yazınız, üstün seviyede… Daha fazla oku »

Ahmet
Ziyaretçi
Ahmet

Gerçekten hala da aktif alanlarda başörtülü kadınlara saygı yeterli düzeyde değil, fakat diğer yandan da başörtüsü ile yaşamları uyuşmayan insanlar yüzünden toplumda geniş bir kötü algı var bu iki durumu birbirinden ayırmak lazım Meryem hanım güzel yazılar diliyorum

Meryem Melek Ayyıldız
Ziyaretçi
Meryem Melek Ayyıldız

Evet doğru söylüyorsunuz Ahmet Bey, yazıda muhafazakar kadının arafda kalmışlığını anlatırken dinine bağlı ve son derece donanımlı ama bir türlü hakettiği saygıyı görmeyen kadınları düşünerek yazdım. Kot pantalon üstüne yarım yamalak başörtü takıp,ağızda sakız, namaz niyaz hak getire durumunda, dini bilgilerden bihaber olan kadınları değil!

Yorumunuz için çok teşekkür ederim 🌺

kbrnurrr
Üye

bu bana 4 yıl önce ki çok değer bildiğim biri bana mektupta aynen şöyle yazmıştı kapalı diye kendini kısıtlama ve kısıtlanmasına izin verme diye bir iltahamı vardı ama oysa bile o yaşım da bir çok şeyi yapabiliyordum ve yine bir ismek kursuna gidiyordum ve yine o yaşımda çok yere gittim ve yine bir davranışla karşılaştım yaş olarak 19 idim başörtü takma büyük gösteriyor dedi böyle daha iyi olabilir dedim 🙂 bir de toplumda şöyle bir algılama olmuş gidiyor şallar yaşı küçük genç başörtüyü sadece teyzelerimiz annelerimiz takıyor algısı olmuş başıma geldi ve ben duruma çok üzüldüm ve bi an sadece… Daha fazla oku »

İsa ÜLKER
Üye

Kaleminize sağlık Meryem Melek Hanım. Çok sağlam bir konuyla dönüş yapmışsınız. Verdiğiniz örneklerle konuyu çok iyi ele alarak, tesettürlülerin sosyal hayatın içerisinde yaşadıkları sıkıntıları, hakettikleri değeri alamamayışını net bir şekilde belirtmişsiniz. Tebrik ederim. Buna benzer konuda bir yazıda ben kaleme almıştım. Anıtkabir’de, çarşaflı bir kızın Atatürk’e hakaret olayından sonra “Tesettüre İhanet” adlı yazımda; tesettürlülere gölge düşüren, bütün kapalıların imajını kötüleyen, pirincin içindeki beyaz taş misali olan tesettürlüleri eleştirmiştim. Bu yüzden beni tefe koyup sosyal medya hesabım üzerinden özel mesaj atanlar dahi oldu. Cevap olarak başka yazımda tekrar kaleme alacağım bir konu olarak ilk sıralarda yerini aldı. Bir daha böyle uzun… Daha fazla oku »

Tuncay Yıldırım
Ziyaretçi
Tuncay Yıldırım

Melek Hanım

Kaleminize sağlık. Konuyu çok başarılı ve etkili bir şekilde irdelemişsiniz. Daha sık yazmalısınız bence.

Yazılarınızın başlıklarını biraz uzun tutuyorsunuz. Vurucu nitelikte kısa başlıklı yazılar daha fazla dikkat çeker kanımca.

“Tesettürlü Kadın Paradoksu” olabilirdi örneğin.

Emeğinize sağlık.

Meryem Melek Ayyıldız
Ziyaretçi
Meryem Melek Ayyıldız

Öneriniz için teşekkürler Tuncay Bey ama ben sizinle aynı fikirde değilim.

Yazı başlıklarının uzun olmasında herhangi bir beis görmüyorum. Bilakis içerik hakkında olabildiğince çok fikir verirse bir başlık okuyucuyu daha iyi tavlar diye düşünüyorum.

Yorumunuz için ayrıca teşekkürler. 🌺

Şeyma Şahin
Üye

”“Başörtülü kadın, artık eski ezilmişliğinde değil!”
Bu cümleye ve yazına kesinlikle katılıyorum. Sanki Başörtüsünü takınca beynini de aklını da kapatıyor diye düşünüyorlar. Lakin unuttukları şey var. Allah’ın rızası… Ah yobaz kesim ah…
Okumuş cahiller…Asıl siz kendinizi kapatmışsınız da haberiniz yok…Hem beyninizi hem de kalbinizi…Allah hidayet etsin…
Sevgili ANGELLLL…HARİKASIN…AYRI BİR DETAYSIN…SÜPERSİN…
KALEMİNE,EMEĞİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK…

Meryem Melek Ayyıldız
Ziyaretçi
Meryem Melek Ayyıldız

Uzun bir aradan sonra buralarda olduğunu bilmek çok güzel,varolasın. 🌺