“KAF DAĞINDA, KAFTANCIOĞLU”

0
53

Bir kadın düşünün;
Sosyal medya hesaplarında millete ağır hakaretler ediyor.
15 Temmuz’da darbeyi durduran halka hakaretler yağdırıyor, terör örgütlerini övüyor, Cumhurbaşkanı’na ağır hakaretler ediyor, skandal tweetler atıyor.

Bir kadın düşünün;
“Tayyip Erdoğan nerdesin, Allah belanı versin.” şimdiki sloganımız bu..! diyor.

Bir kadın düşünün;
“Tekbir getirerek boğaz keserek mi demokrasi mücadelesi verilir. İnandığınız Allah’ınız sizin de belanızı versin.” diyor.

Bir kadın düşünün;
“Devlet katil değil, seri katil” diyor.

Bir kadın düşünün;
“Ülkeniz teröristtir,
Kiminle savaşırsanız onunla beraberim..! diyor.

Bir kadın düşünün;
“Tarihte Bugün: Ermeni Soykırımı başladı. Katledilen Ermeni vatandaşlarımızı anıyoruz, 19:15’te Taksim’de” diyerek ermenilere sahip çıkıyor.

Bir kadın düşünün;
Gezi olaylarınında yerden taş alırken tanımamak için yüzünü kapatıp, ekmeğini yediği devlete taş atıyor.

Bir kadın düşünün;
“İlk gençlik yıllarında bu tarz kitaplara merak sarmıştım bir ara. Hatta Kur’an bile okumuştum. Allah’tan kısa sürmüş.” diyor ve okuduğu kitapta Profesör Doktor Süleyman Ateş’in “Gerçek Din Bu 1” adlı kitabı. Hem Allah’a inanmıyor hem de Allah’tan kısa sürmüş diyip inanmadığı Allah’a sığınıyor.

Bir kadın düşünün;
Seçimlerden önce inanmadığı Allah’a oy devşirmek için el açıp Dua ediyor.

Bir kadın düşünün;
“Eşinin sosyal medya hesabından paylaştığı yemek tabağı fotoğrafının altına “ 7 dakika önce bu tabakta domuz vardı” diyor ailesininde, milli ve manevi değerlerden ne kadar uzak olduğunu alenen belli ediyor.

Bir kadın düşünün;
Terör örgütü üst düzey yöneticileriyle fotoğrafları sosyal medya da paylaşılıyor.

Bir kadın düşünün;
Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine hakaret eden ve her zaman ters düşen bir partiden, Chp’den İstanbul il başkanı seçiliyor.

Ve bu kadın bugün Türk adaleti önünde sosyal medyada ki bu paylaşımlarından dolayı hesap veriyor.

Ve bu kadın hesap verirken sanki İstanbul Büyük Şehir belediyesini Türk mahkemelerinden büyük görüyor. Sırtını belediyeye dayamiş Türk mahkemelerine kafa tutuyor. Bu ne cürret bir elli cebinde hakim karşısında duruyor. Hangi adalete güveniyor. Hukuk belediyeden değil adliyeden/adaletten/haktan/hukuktan geçiyor. Kendini hukuktan üstün görüyor. Raconu sen değil, Devlet raconu kesiyor.

Bugün devlete, hükümete, millete bu kadar sözleri söyleyen bu kadına, bir kesim tarafından şiddetle sahip çıkılıyor.

Evet, bugün gözü kapalı, sorgusuz, sualsiz bir kesimin desteklediği Canan Kaftancıoğlu’nundan bahsediyorum.

Ne güzel söylemiş Cemil Meriç; “Bana kim olduğunu değil, kim olmak istediğini söyle. Aksi taktirde kim, kim olduğunu biliyor ki..?”

Biz sizin cemaziyelevvelinizi de biliriz. Kendi koltuk kuvvetlerinizi kurup, kimlerle koltuk kuvveti tutmak istediğinizi, hayra kilit olup, şerri anahtar edindiğinizide biliriz.

Biz sizin yunan-ermeni hayranlığınıda biliriz. Bugün yunan başbakanı gelse onu da destekleyecek bir güruh olduğunuzuda biliriz. .

Biz sizin Türkiye,  bizans/ermeni karışı karşıya gelse, onlardan yana olacağınızı da biliriz. Vatan sevgisi imandandır. Sütü bozuklarda tutamayacağını iyi biliriz.

Benim atam,
Çanakkale’de, kurtuluş savaşında bir karış toprak için canını feda ederek bu vatan uğruna şehit olandır.

Benim yolum,
Vatan hainlerine 15 Temmuz’da çıplak elleriyle vatanını savunup tanka etten duvar olandır.

Bizde bir kadın düşünün;
Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Erzurum’daki Aziziye Tabyası’nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran. Aziziye savunmasına 20 yaşlarında genç bir gelinken, küçük yaştaki oğlunu ve 3 aylık kızını evde bırakarak savaşta Nene Hatun diye tarihe destan yazandır…

Ve bizde bir kadın düşünün;
Kurtuluş savaşının sembol isimlerinden. Durmadan, yorulmadan cepheden cepheye koşan. Eşini ve iki oğlunu bu vatan uğruna şehit veren. Savaşın sonunda aldığı istiklal madalyasını ömrünün en büyük hediyesi olarak göğsünde taşıyan Üstteğmen Fatma Seher Erden Nam-ı Diğer kara Fatma’dır.

Bizde kadın terör örgütleriyle saf tutup vatanına, milletine, dinine ihanet eden değil. Vatanı uğruna can veren nene hatunlardır.

Ey KAF’tancıoğlu burnun KAF dağından büyük.
“Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun. Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi.” Şems-i Tebrizi

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir