İstanbul’un Tacı “İstanbul!”

6
39

2013 yılında Taksim’deki meydan düzenlemesinden dolayı ağaçlar başka bir alana taşınmıştı. Sırf ağaçları koruma adı altında Taksim Meydanı’nda neyi düğü belirsiz birtakım gruplarla beraber meydanı savaş alanına çevirdiler.

Taaaa o gün başlamışlardı karşı çıkmaya. 3.havalimanı projesini durdurmak için ellerinden geleni arkalarına koymadılar. Projenin iptali için Danıştay’a bile gitmekten utanmadılar.

Ey Almanya, ey Batı, Batının kirli emellerine alet olan içimizdeki hainler. “Havalimanı temel atma törenine gidiyorum; gelin gücünüz yetiyorsa beni durdurun!” demişti Recep Tayyip Erdoğan. Hiç unutmadım, hala hafızamda.

Bütün engelleme çabalarına rağmen temeli atılan ve yapım çalışmaları tüm hızıyla devam eden o muhteşem eser, şu anda dünyanın en gözde havalimanı olarak yükselmiş bulunuyor.

Sol kesim dev projelere hala geleneksel taraftan bakmaya devam ediyor.

Vatan caddesi için ne var canım bu kadar genişliğe, uçak mı indireceksiniz, Keban barajının “kurbağalara göl “ olarak yapıldığını dile getirenler cumhuriyet tarihinden beri hiç değişmedi, değişmeyecekler.

Marmaray gereksiz, köprüler gereksiz, havaalanı gereksiz hepsi ekonomik külfet, peki sizin için yükselmenin sırrı ne bir türlü çözemedik.

İzmir’in dağlarında çiçekler açar

Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa!

Adın yazılacak, mücevher taşa!

Dedik olay bitti mi?

Bunları tekrarlayarak mı medeniyetler seviyesine ulaşacağız?

 Mustafa Kemal, Türk milletini muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için gösterdiği hedefler derken her sabah sadece ant içmeyi mi kastetmişti? Siz buradan bunu mu anladınız diye sormaktan ve Atatürkçülüğün sizin kafanızdaki hayal ettiğiniz Atatürkçülükten çok daha farklı olduğunu söylemekten dilimizde tüy bitti.

Hiçbir yatırım yapmadıkları yetmiyormuş gibi yapılan bütün yatırımlara karşı çıkarak onun izinde olduklarını zannetmeleri gerçekten bize kabak tadı vermeye başladı artık.

“Sarı saçlım mavi gözlüm nerede?” sorusunun cevabını 3. havalimanında, Marmaray’da, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde bulabilirsiniz aslında. Tabi görmek için bakmak, bakınca da görmek lazım.

Ülke ekonomisine olan katkılarını düşünmek yerine şeklinin neye benzediğiyle ilgilenmek sizin aydınlığınızla eş değer gerçekten!

Atatürk’ü tanıyormuş gibi yapıp, gerçekten tanıyanları yıllarca Atatürk’le kandırmaya çalışın; insanları onun düşmanı gibi nitelendirin, aşağılayın; yetmedi intikam yemini edin, Atatürkçülüğün altını oyun.  Sonra mağdur edebiyatı yapın.

Atatürk sizin umurunuzda bile değil!

Türk milletini yok sayıp,  millete bırakılan mirasın tekelinizde olduğunu biliyoruz, cumhuriyeti de kendi üzerinize mal etmek için göstermeye çalıştığınız çaba boşuna.

Çünkü millet artık sizin PKK ile kol kola dolaştığınızı, sırf yerel seçimde oy kaybetmeyelim diye “andımız” adına sessiz kaldığınızı, hatta sizin Atatürk’ün en büyük düşmanları olduğunu çok iyi çözümledi.

Yılmaz Özdil demiş ki: Bütün bayram törenlerini yasakladılar, 23 Nisan,29 Ekim 30 Ağustos bayramlarına hastayım dediler katılmadılar, seyahatteyim dediler katılmadılar deyip iç geçirmiş.

Peki siz hasta da değildiniz, sizin katılmama sebebiniz resepsiyonun Ankara da değil de İstanbul da olması mı gerçekten? Çok trajik.

Bayram kutlamalarının Ankara’da değilde İstanbul’da yapılmasını bahane edip, Türkiye’yi maddi manevi ayağa kaldıracak olan havalimanı açılışının 29 Ekim de yapılmasından dolayı yaşadığınız hazımsızlıktan dolayı cumhuriyetin 95. Yıl dönümünü es geçmiş olabilir misiniz?

Hadi onu da rafa kaldıralım. Hem eleştirip hem eser üzerinde hak sahibi olmaya çalışmakta neyin nesi? Yüzünüzde kızarmıyor.

Ama!

Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir zaman hafife alınmaması gereken bir ülke olduğunu asla unutmayın!

” Dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu” demiş Napolyon!

Ne güzel söylemiş.

Napolyon’un da tarif ettiği gibi yeni havalimanına gönlümüzün başkenti “İstanbul” ismi verildi. Bütün engellemelere rağmen tek başına mücadele etmiş bir liderin isminin verilmesi gerekirdi belki de. Recep Tayyip Erdoğan havalimanı da olabilirdi.

Ama o orta yolu seçti yapılması gerekenin yine en güzelini yaptı. Üstelik 29 Ekim de eğilmez başımıza bir taç daha taktı.

İstanbul, İstanbul olalı hiç görmedi böyle İstanbul gibi muhteşem bir havalimanı!

 

 

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 4 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

6
Kimler Neler Demiş?

avatar
3 Comment threads
3 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
4 Comment authors
Şeyma ŞahinGülTurgut AkkuşGülTuncay Yıldırım Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Tuncay Yıldırım
Ziyaretçi
Tuncay Yıldırım

Gül Hanım,

Genel hatlarıyla başarılı bir yazı olmuş. Başarılarınızın devamını dilerim. Muhalefetin havalimanı konusundaki tavrını anlamak mümkün değil. Hep köstek, tam köstek havasındalar. İktidarın her icraatında bir bit yeniği arıyorlar.

Ne diyelim Allah takdir etme hasletlerini gün yüzüne çıkarsın.

Tekrar tebrikler.

Turgut Akkuş
Üye

Gül hanım, Önce tebrik edelim beğendiğim güzel yazınızı. Recep Tayip Erdoğan Erdoğan ismine gerek yok. Eller söylüyor ! Zaten.Yazınız’ daki muhataplara gelice, hiç bir insana saygısızlık etmem lakin. Halleri şöyle bir kıssayla örtüşüyor. Adamın biri ölüm döşeğinde oğlum, şu bir kase altını birine ver. Allah seni ahmak olmaktan korur.Adam ahmak’ın ne olduğunu öğremeden adam ölür. Ahmakı’ ı aramaya başlar. Bakarki padişah vezirini öldürtmüş ; Yeni vezir olacak adama cesedini çiğnetiyor. Adama yaklaşır ! derki : baba’sının dediklerini söyler altınları adama vermek ister… Yeni vezir olacak ! Sen kime ahmak diyorsun, seni asarım keserim diye adama çıkışır. Yeni vezir ‘ e… Daha fazla oku »

Gül
Ziyaretçi
Gül

Teşekkür ederim Turgut bey.Malesef öyle, alıştık artık; ama insan hiç mi değişmez ya?😁

Şeyma Şahin
Üye

Sevgili Gül Hanım;
Muazzam güzel yazmışsınız…. Tebrik ederim…
”“Sarı saçlım mavi gözlüm nerede?” sorusunun cevabını 3. havalimanında, Marmaray’da, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde bulabilirsiniz aslında. Tabi görmek için bakmak, bakınca da görmek lazım.”

KALEMİNİZE,YÜREĞİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK…

Gül
Ziyaretçi
Gül

Teşekkür ederim Sevgili Şeyma! O senin güzel bakışın aslında…