İnsan mıyız Lan Biz!

0
44

O gün dağlar, taşlar insana verilen ilahi sorumluluğu kabul etmiş olsaydı inanın yer yerinden oynar, ortada dağ taş kalmazdı.

Ve insan bir gün bu sorumluluğu üzerine aldı ve yüzyıllar geçtikçe amıyane tabirle oynamayan tarafı kalmadı.

İnsan dik ve diri dursaydı, omurgası da adamlığı da dağ gibi dik dururdu aslında hatta eşya da inşa ettiği yapılar da eğilmezdi.

İnsanın evrimi eğik vaziyetten dik durmaya doğru seyrettiyse gerçekten, son tahlilde eğrilmeye doğru yönelmesi de giderek insanlıktan çıktığının açık ve net bir işareti.

Bilhassa günümüz dünyasında insan ilişkilerindeki hırsı, didişmeyi, tartışmayı, kendini haklı çıkarma ya da karşısındakini mat etme çabasını –adını artık ne koyarsanız– pek gereksiz ve aynı ölçüde hayat kalitesini düşürücü, anlamsız bir zaman israfı olarak görmek lazım.

“Haklısın” cümlesini bile söylemek zor gelirken ve hatta bunu söylemek bir yenilgi olarak kabul edilirken birbirini anlamaktan çok birbirinin açıklarını bulmaya çalışan bu kusurseverlerin sözlü ve yüksek tansiyonlu meydan savaşlarını izlediğimde küçükken çok fazla lego oynadıkları için belli bir yaştan sonra da egolarının da ayarlarıyla oynayarak benlik ve hırslarının play düğmesini sonuna kadar açıp kendi iç dünyalarında firavunlaştıklarını düşünmeye başlıyorum.

Hatta bazen kızıp “insan mıyız lan biz!” diyesim geliyor.

Bu ne kibir, bu ne açgözlülük, bu ne haset, bu ne çekememezlik!

Kibir kabirde geçer çok iyi biliyorum. Aç gözlülüğün ve kıskançlığın da insanın gözlerini dünyaya kapayıp diğer dünyaya açtığında biteceğini az çok tahmin edebiliyorum.

Bu dünya hayatı için söylenen “aç gözünü artık…” cümlesi için vakit epey geç olabilir.

Bütün derdimiz “iyi insan” olabilmeli iken, bütün giderimiz ve atarımız “bencil insan”dan öteye geçmedi.

Olduğumuz yerde kaldık. Durduğumuz yerde saydık. Geldiğimiz gibi gidiyoruz. Ay’a ayak basmak insanlık için büyük bir adımken, kendimiz için o adımı bir türlü atamadık.

En basitinden parmağımız ufaktan kanadığında en küçük yapı taşımız olan hücreler bile kendini yenilerken, insanoğlunun yeniliğe ve değişime direnç göstermesi, gelişimine vesile olacak farklı fikirlere, akımlara ve oluşumlara kendisini kapalı tutması, geleneği ve sabiteyi muhafaza etmekteki bilinçli ısrarı ve bu alandaki akıl almaz genetik korumacılığı onu yeryüzünün halifesi ve eşyanın, canlılığın, tabiatın efendisi, başı olmaktan çıkarıp sadece bir nesneden ve cisimden oluşan zavallı bir demirbaşı yaptı.

Aferin bize! Bir aferin de…

Onlarca, yüzlerce, binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce ve hatta milyonlarca, milyarlarca insan içinde…

Ve bu kadar insanın ve kalabalığın içinde defalarca ve kerelerce insan kalmayı başarabilmiş sahiden ve şahiden insanlara…

Dünya dönüyorsa sizin hatırınıza dönüyor..

 

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir