“İnce” Ayar

0
56

“İNCE” AYAR

Lütfen alıcılarınızın/algılarınızın ayarlarıyla oynamayın.

Hele hele ince ayarlarıyla hiç oynamayınız.

Evet yanlış duymadınız!

Kendi partisinin Genel Başkanlık seçimlerinde birçok kez kaybeden hatta bir dönem Bay Kemal tarafından istenmeyen adam ilan edilen Muharrem İnce yine kendi partisi tarafından Cumhurbaşkanı adayı ilan edildi.

Şaka gibi dimi?

Usulen önce kendi partisinin genel başkanı olmasını beklerdik öyle değil mi?

Sonrasında bu süreçte cumhurbaşkanlık adaylığını gayet doğal karşılardık.

Ana muhalefet partisinin içinde muhalif bir ses olacaksın, Bay Kemal’e kurultay yaklaştıkça aralarda giydireceksin, sonra da onun aday göstermesiyle cumhurbaşkanlığına talip olacaksın.

Dünyanın neresinde görülmüş bu Allah aşkına!

Normal sıradan bir vatandaşın yüzbin imza toplayıp aday olması bile şu an daha anlamlı ve kıymetli benim gözümde.

Muharrem İnce’nin siyasetçi kimliğine bir lafım yok. Gayet dobra ve sivri dili olan bir siyasetçi. Lafını kimseden esirgemiyor. Pat diye karşısındakinin yüzüne vuruyor.

Ama aday olduğu açıklandığı sırada sahneye davet edilirken parti liderinin “söyle bakalım Alican!” tarzındaki “gel bakalım buraya Muharrem İnce” küçümser yaklaşımı hiç hoş bir görüntü oluşturmadı.

Olası müstakbel bir cumhurbaşkanına gösterilen bu tavır hiç de iyi olmadı.

Devamını getirebilirim isterseniz;

Neyi mi dersiniz?

Bay Kemal’in “gel bakalım buraya Muharrem İnce” dedikten sonra içinden söylemeye devam ettiklerini, dışarıya duyurmadıklarını…

Muharrem İnce konuşmasını yaparken içinden muhtemelen şunları söylüyordu:

“Gel bakalım buraya Muharrem İnce!”

“Sen kaşındın Muharrem”

“Seni de göreceğiz Muharrem”

“Hindi gibi kabarmaya başladın. Bakıyorum çok mutlusun”

“Çok sürmez merak etme”

“23 Nisan’da makam koltuğuna oturan çocuklar gibisin şu an Muharrem!”

“Ağzın kulaklarına varacak neredeyse bu ne çılgınca sevinçtir”

“Muharrem İnce cumhurbaşkanı adayı olmuş. Recep Bey’in bundan haberi olmamış diyeceğimde şimdi neyse…”

“Kiminle kaşık tuttuğunu bilmiyorsun. Etrafına gülücükler at sen, umut dağıt tabii ki. Ben de çok yaptım zamanında”

“Ben kaybede kaybede kanıksadım bu durumu, sen de sayıklar durursun 25 Haziran sabahı bu dumuru”

“Kurbanlık koyununa son kez bakarken acı acı gülümseyen kasap gibiyim şu an Muharrem”

“Bildiğin gibi değil!”

Bay Kemal’in dün tıpkı bir kılıç hamlesi gibi Muharrem İnce’nin içinden geçerken, içinden geçenleri naçizane paylaşmaya çalıştım.

Hiç kuşku yok ki İnce’nin adaylığı seçim meydanlarını ve siyaset arenasını oldukça hareketlendirecek gibi görünüyor.

Bu koşullarda bu 45 günlük sürede izleyeceği politika, seçim meydanlarında vereceği mesajlar, halkı nasıl kucaklayacağı ve aynı oranda alacağı tepkiler, seçimi kaybettiği takdirde kendi tarafında oluşacak handikapları ilerleyen zamanlarda lehine çevirmesine neden olabilir.

Demem o ki, Bay Kemal’in ince hesaplarıyla aday gösterilmesinden tutun, büyük olasılıkla seçilemeyeceğinden seçim sonrasında CHP’nin kendi içinde inceldiği yerden kopacak seslerin yükselmeye başlayacak olması Bay Kemal’in inceden inceden partiden yol almaya başlamasına da yol açabilir.

Muharrem İnce’ye aslında herkesin farketmediği bir hamleyle perde arkasında çekilen ince ayar, CHP’nin artık fabrika ayarlarına dönecek şekilde taşların yerinde oynamasına ve karşı bir ince ayar doğmasına partiye çeki düzen verilmesine vesile olabilir.

İnce seçimi kaybederse siyasetten soğuyacağını değil, CHP’nin kendi içindeki muhalif siyaseti daha da ısıtacağına inananlardanım. Hiç pes edecek gibi durmuyor.

Ne dersiniz, daha ilk durakta Muharrem İnce’k mi?

Tuncay Yıldırım

[Toplam:2    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir