Ne demiştik?

Dava derttir…

Dertlenebilmektir…

Dert edinebilmektir…

Mekke’yi Medine’yi Kudüs’ü dert diye yüreğine emzirebilmektir…

Dava…

Bugün ‘’Zeytindalı’’ yarın ‘’Zeytindağı’’ olmaktır!

Akın akın tekbirlerle inmektir Aksa’ya dağın eteklerinden…

Dava bayrak olmaktır…

Ama nasıl bayrak?

Ayasofya’nın peşi sıra dalgalandı mı, gölgesi Kubbetüssahra’yı serinletecek bir bayrak olmaktır…

Gölgende mazlumlar huzur bulacak…

Dava özlemektir…

Bazen bir daha göreceğin meçhul bir çocuğun gözlerindeki nur parçasını…

Dava özlenmektir…

Neredesiniz?

Niye gelmiyorsunuz?

Diye sitem çekmektir…

Dava umut olmaktır…

80 yaşındaki bir dedenin dilinde Abdulhamid-i Sani, 15 yaşındaki bir çocuğun dilinde Tayyip Erdoğan olmaktır…

Özgür Aksa’yı görmeden büyüyen çocukların yüreklerindeki bir zerre umut, büyüklerin dillerinde semayı aşan dua olmaktır…

Dava beklenen olmaktır…

Bekleneni gelen eyle Ya Yarabbi…

Heyhat ne gelir elden…

Şimdi dönüyorum…

Ümmetin çocuklarını itikleyen zalimlere bir taş bile atamadan….

Dönüyorum…

Gönülümü Kudüs de bırakırcasına…

Tüm günahlarıma günah katarcasına…

Ağlarcasına…

Zulme teslim olurcasına…

Dönüyorum…

Gözyaşlarım vurmuyor ki zalimleri alınlarından!

Ne de nefretim kurtarıyor yana yakılan beni çağıran mazlumları…

Ben bugün, milletimi akın akın Zeytindağı tepelerinden bekleyen ümmete elveda dedim…

Belki de varsa tüm sevaplarım bunun altında ezilecek…

Ve sen ey Sultanlar Sultanı…

Fahri kainat efendim…

Belki de dönüp soracaksın…

Ey Sultan Abdulhamid!

Bunlar senin torunların mı?

İnanmam!

Sen ki ayak bastığım topraklarımı hiddetinle ‘’Vermem!’’ diye müdaafa eden değil miydin?

Söyle o vakit…

Milletin niçin sırtını dönüyor mübareğimize?

Yahut sen ey Fatih…

Övgümle övülmüş Fatih…

Bunlar senin milletin değil mi?

Niçin sırtlarını dönüp gittiler?

Yahut sen ey Ertuğrul…

Zulmün kalelerine korku salan sen değil miydin?

Peki ya milletin zulme niçin sessiz kalıyor?

Neden kardeşlerini yalnız bırakıp dönüyorlar?

Ey Kanuni…

Yoluma at üstünde cihad eden, nice fetihler yapan Kanuni…

Bu evlerine dönenler senin neslin değil mi?

Ya sen ey Halife Yavuz…

Çöllerin ortasında beni görünce, edebinden atından inen sen değil miydin?

O halde neslinden gelenler, ayak bastığımız topraklara niçin bir avuç su olmadan geri dönüyorlar?

Ebrar’ımı niye zalimlerin eline bırakıyorlar?

Yoksa davalarını mı unuttular?

Yoksa bizi mi unuttular?

Ey Gazi Osman…

Direnen Osman…

Kavi Osman…

Bu evlerine gidenler senin topraklarının çocukları değil mi?

Ne vakit ümmetimin başına dert, ayağına taş gelse yetişen onlar değil mi?

Niye yüz çeviriyorlar Aksa’mızın çocuklarına…

Niçin susuyorsunuz ey ümmetimin umutları?

Torunlarınız nereye gidiyorlar?…

Sen söyle ey kapılar açan Alparslan?

Bu gidenler fethinle büyüyen toprakların muzaffer çocukları değil mi?

Niye bir fetihle girmiyorlar gönüllere?

Niye?…

Deme Sultan’ım…

Ne olursun…

Deme…

Zira altında kalır da eziliriz…

Cevap olmaya layık değiliz…

Bugün yüz yıllık rezil tarihin sırtlarından tırmanıyoruz…

Ne ecdada millet ne de sana ümmet olabiliyoruz…

Bir feveran haliyle yalvarıyorum bugün…

Ey Sultan Abdulhamid-i Sani…

Ey gezdiğim topraklarda dillere yapışmış hünkarım…

Yüzüm yok yalvarmaya…

Sen ki Allah’ın mübarek kıldığı topraklar uğruna savaşan serdarsın…

Sen ki tarihimin yüz akısın…

Ne olursun af iste sevgililer sevgilisinden…

Gaflete düşen yüreğim için af dile…

‘’Kanla aldım toprağımı! Yalnız kanla veririm!’’ dediğin mübarek belde uğruna dökemediğim her zerre kan için bir af iste…

Zira ben dönüyorum…

Ümmetin çocuklarına sırtımı umarsızca, yüzsüzce çevirerek dönüyorum…

Elimden tutup Aksa’da koşan mücahid yüreklileri bırakıp dönüyorum…

Allah’ın Halil’inin kabrinde umutla koşturan cihad yüreklileri ardımda bırakıp dönüyorum…

Söyle beni affetsin Sultanım…

Gözyaşlarımdan Kudüs yapamıyorum…

Ne ıslattığım omuzlarda ne de sarıldığım sinelerde bir zafer bırakamıyorum…

Alemlerin Sultanı’nın vuslata erdiği taşın etrafında koşan çocukları, kucağımda toplayıp götüremiyorum…

Hepsini birden özgürlüğe hapsediyorum…

Ah Sultan’ım…

Bir bilsen parmaklıklar ardında ki çocukları…

Hepsi için bir af dileniyorum…

Affa layık olmasam da…

Ve de ki…

Milletimi artık yalnızca şehadet paklar…

Bizi ancak şehadet paklar Sultan’ım…

De ki…

Miletim yalnızca gözyaşlarını toplayabilmiş…

Ağlamak için Aksa da…

Uyanmak için Aksa da…

Ölmek için Aksa da…

Tüm bunlara rağmen o gün geldiğinde, özgür kalacak hem Kudüs hem Aksa…

Bedeli ne olursa olsun hatta tüm kanımız aksa da!

Bir fidan büyüycek Edebali toprağından…

Bir rüzgar esecek ve mis rayihaları kuşatan ne kadar kara bulut varsa diz çöktürecek!

Bir Fahreddin doğacak yüreklerimizden!

Medine’ye sarılır gibi sarılacak Dar-us Selam’ın çocuklarına…

Yahut bir Hasan alev alacak küllerimizden!

Bayrak denen paçavraları sökerek köklerinden, indirecek aziz bir yıldızı semadan…

Bir hilal koyarak yanına son kanını akıtacak mescidlerin burçlarına…

Bir sabah doğarken güneş, önce al bayrağa selam verecek Kıble Camii’nde…

Ve sen kardeşim!

Kim çizdiyse bu sınırları gönlüne, yakıp geçeceksin!

Tüm hücumlara rağmen söveceksin sövülmeyenlere ve seveceksin sevilmeyenleri…

Siper edeceksin göğsünü ve duracak bu hayasızca akın!

O gün göreceksin…

Göğsünde taşıdığın bayrağı gören annelerin yüzündeki tebessümü…

Çocuklara uzattığın ellerin boş kalmayışı öğretecek sana dünyanın en muteber vizesinin senin bayrağın olduğunu…

Yahut bir camide beklerken, yanından geçen bir adam evladına seni göstererek ‘’Gel ve selam ver!’’ dediğinde anlayacaksın kim olduğunu…

O an bir Söğüt büyüyecek damarlarından!

Tüm gargat köklerini boğarcasına…

Hadi şimdi aslan yüreklim!

Dua dua karıncalansın ellerin!

Yıldızlar biriksin avuçlarında!

Gözyaşı tarlan Filistin için yoncalansın!

Sevin şimdi aslanım!

Bir taş atsın yüreğin!

Bir sapan ol tüm füzelere galip!

Sevin şimdi!

Çatla ve yırtın bu düşmanca yokuşu sökmek için!

Bir nida!

Galip biziz!

Yarın bizim!

Göreceksin…

Gün doğacak ve ebed bizim!

[Toplam:6    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 7 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

11
Kimler Neler Demiş?

avatar
6 Comment threads
5 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
7 Comment authors
Tuncay YıldırımMuhammet Affan PolatBetulelitRecep PolatŞeyma Şahin Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
EMRE G.
Ziyaretçi
EMRE G.

Bir gün her şey elbet güzel olacak
Biz susmadıkça elbet ebed bizim olacak
🇵🇸🤜🏻👏

Meryem Melek Ayyıldız
Üye

Affan kardeş, yazın güzel ama çok uzun olmuş.

Peygamberimizin bizlere sitemi ve bundan bir müslüman olarak duyduğun utanç kısımlarını daha dozunda kullanabilirdin ya da baştaki dava temasını çok daha kısa tutarak.

Yazını okuduğumda şunu hissettim; her gelen cümle bir öncekinin farklı versiyonu gibi ve bi noktadan sonra artık bu cümlede modu değişsin nolur demeye başladım.

Duygusal olarak çok çok hisli bir yazı olmuş.

Bu tür tek temalı konularda merak duygusunu uyandırarak yazmak ve okuyanı düşündürmek için olabildiğince sade olup, coşkuyu ölçülü kullanmakta fayda var diye dşünüyorum.

Bu arada bazı cümlelerin çok özgün ve çok hoşuma gitti.

“Gözyaşlarım vurmuyor ki zalimleri alınlarından!” gibi.

Kalemine ve yüreğine sağlık! 🌺

Muhammet Affan Polat
Ziyaretçi
Muhammet Affan Polat

teşekkür ederim

Şeyma Şahin
Üye

”Dua dua karıncalansın ellerin!
Yıldızlar biriksin avuçlarında!”
KALEMİNİZE SAĞLIK…

Muhammet Affan Polat
Ziyaretçi
Muhammet Affan Polat

sağolasınız

Recep Polat
Ziyaretçi
Recep Polat

Yorum yapmaya bile gerek yok bu yazı karşısında yapılan tüm yorumlar bana göre hafif kalır yürekten gelen ifadeler bunlar. Yüreğine,bileğine,kalemine sağlık

Muhammet Affan Polat
Ziyaretçi
Muhammet Affan Polat

elhamdulillah

Ayşe Betül Elitok
Üye

Okurken gözlerim yine doldu. Yaşların hepsi Filistin olsun! Kalemine, yüreğine sağlık abim. Bir gün.. “Gün doğacak ve ebedi bizim!”

Muhammet Affan Polat
Ziyaretçi
Muhammet Affan Polat

Var ol kardeşim. Kalemini gözyaşınla doldur ki her daim tam alınlarından vurasın zalimleri.

Tuncay Yıldırım
Ziyaretçi
Tuncay Yıldırım

Muhammed Bey,

Çok duygu yüklü, içtenlikle ve samimiyetle yazılmış bir yazı.
Başarılı yazılarınızın devamını dilerim.

Yüreğinize ve kaleminize sağlık.

Muhammet Affan Polat
Ziyaretçi
Muhammet Affan Polat

şukran 🙂