EVLATLARIMIZA KIYMAYIN!

4
55

Gün geceye devrilirken insanlar için uyku zamanı geliyor. Biyolojik saatim alarm verince, ne kadar istemesem de bende uykuya dalmaya hazırlanıyorum. Ama önce oğlumla ilgilenmem gerekiyor.

Henüz iki yaşında ama o kadar zeki ve asil ki. Yem kabındaki bayat yemi döküp tazesini dolduruyorum. O her zaman en iyilerini hak ediyor çünkü.

Ayaklarıma sarılınca eğilip seviyorum onu. “Sarı oğlum, sarışınım, bal gözlüm hadi iyi geceler. ”

Cevaben güzel bir miyav hediye ediyor bana.

O kendi koltuğuna kıvrılıyor ben yatağıma yatıyorum.

Ve

Huzur içinde uykuya dalıyorum. Ama gece kabuslara gebe…

Henüz uyuyalı bir kaç saat olmuşken nefes nefese sıçrıyorum. Kalbimin üzerine o bildik ağırlık çökmüş yine. Uykumda akan göz yaşlarım yanaklarımda kurumuş.

Evet, bu gece, dün gece, ondan önceki gece… Aynı kabus. Vahşilerin oğlumu elimden almaları, acı çektirmeleri ve yine ellerini kollarını sallayarak gezmeleri.

Evet, benim evladım bir kedi. Ben onu satın almadım, o bir mal değil çünkü.

Ama dışarıda öyle çok sadist var ki artık onun evde olması bile beni rahatlatmaya yetmiyor. Çünkü dışarıda binlercesi var. Ve ben onları kurtarmaya yetemediğim için kahroluyorum. Her gece rüyalarımda ölüp ölüp diriliyorum.

3 Haziran 1910’da tarihimizin en büyük zulmü soncunda, Hayırsız Ada’da tam 80 bin (seksenbin) köpek feci şekilde öldü. Açlık ve susuzlukla. Çığlıkları öylesine kuvvetliydi ki Avrupa yakasında duyuluyordu…

Ve Allah sessiz kullarının çığlıklarına kayıtsız kalmadı. 1912’de deprem meydana geldi.

Ama insanoğlu ne çabuk unutur… Ve asla ders almaz…

Son yıllarda özellikle artan hayvana şiddet ve söylemeye bile dilim varmıyor ama tecavüz aşırı fazlalaştı. Sebebi ise hala çıkamayan yasalar… Mı?

Hayır, insanlık. İnsanoğlu bu dünyadaki en vahşi yaratık. Şüpheniz olmasın.

Kamyonların arkasında bağlanıp paramparça olana kadar sürüklenen köpekler, benzin döküp yakılan yavru kediler, İstanbul’da bir alışveriş merkezinin martılar gelmesin diye çatısının çevresine koyduğu dikenli tel… Ve daha niceleri. İşkenceler, ağaca bağlanıp kaderine terk edilenler…

Sırf Pelinsu’ların egosu tatmin olsun diye hediye alınıp heves geçince barınağa terk edilenler…

Ha bu arada, barınaklar hayvanlar için bir cehennem biliyor musunuz?

İstisnai olanlar dışında barınaklarda zulüm hüküm sürüyor.

Aç bırakılıyorlar, kendi pislikleri içinde bırakılıyorlar ve genel olarak enfeksiyon sonucu acı çekerek ölüyorlar.

Onların da duyguları ve göz yaşları var. Onlar da CAN!

Sizin evlatlarınızdan farkları yok.

Ve dışarıda onlara eziyet çektiren sadist ruhlar, gün gelecek çocuklara dokunacak. O zaman da sessiz kalacak mısınız söyleyin bana?!

Peki onların ne suçu var?

Üstüne üstlük onlar avukat tutamazlar, savunamazlar kendilerini…

Misha ve Arap’tan haberiniz var mı mesela?

Onlar dün hep gezmeye gittikleri Bozcaada’da, denizin kenarında koşturup mutluluk içinde güneşi hissederlerken, bir el geldi ve her şeyi bozdu…

Onlar zehirlendiler.

İç organları yanarak, kıvranarak öldüler.

Mobese yoktu. Şaşırdık mı? Hayır.

Çünkü mobese olunca da işler değişmezken kimse kalkıp iki köpeğin katilini aramayacaktı.

Kaldı ki bazı belediyelerin ta kendileri, zararı olmayan hayvancağızları uyuşturucu iğne kullanıp bilinmeze götürürken, umudumuz da yok…

Ben artık yeter diyorum!

Tarih tekerrür etmesin.

Bizim ceddimiz Osmanlı imparatorluğu zamanında, dağdaki kurtlar aç kalmasın diye vakıflar kuruluyordu.

Biz ne ara bu hale geldik Allah aşkına?

Sessiz kalmayın. Hayvanlar sahipsiz değil, onlar bize emanet. Allah’ın emaneti. Hıyanetlik etmenin lüzumu yok.

Yem, su vermenizi geçtim en azından zarar vermeyin yeter…

Ve unutmayın her seri katilin geçmişinde hayvanlara zulüm vardır…

[Toplam:3    Ortalama:4.7/5]
Gönderiyi Takip Et
( 3 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

4
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
2 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
3 Comment authors
Tuncay YıldırımEMİNE BADIRŞeyma Şahin Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Şeyma Şahin
Üye

Çok yerinde bir yazı olmuş. Tatmin olsunlar diye bir heves alınan kedi veya köpekler sonra hadi hevesim geçti deyip sokağa atmalar. Hayvanlara yapılan zulümlere gerçekten içim almıyor. Kalplerin de hiç mi merhamet duygusu kalmamış insanlar da? Sesimiz olduğunuz için teşekkür ediyorum. Kaleminize ve emeğinize sağlık…

Tuncay Yıldırım
Ziyaretçi
Tuncay Yıldırım

Emine Hanım,

Yazınız çok güzel olmuş.
İlgiyle ve keyifle okudum.

Allah’ın sessiz kullarına zulmetmek, öbür dünyada seslerinin daha çok çıkmasına neden olur. Mazallah diyelim.