Deprem İstanbul

0
56

Proje hazır.

Eli kulağında.

Her an açıklanabilir.

Zaten arada sırada kendini hatırlatıyor, hiç unutturmuyor.

Ortalığı müthiş sallayacak. Yer yerinden oynayacak!

Bu kadim şehir için artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak.

Deprem İstanbul projesinden bahsediyorum efendim.

Asıl kentsel dönüşüm o zaman olacak!

Tıpkı Kanal İstanbul projesi gibi Marmara Denizi’nin ortasından geçerek Marmara bölgesini deyim yerindeyse ikiye ayıracak.

Kanal İstanbul projesine nazire yaparcasına Deprem İstanbul projesi adeta bir deprem etkisi bırakacak.

Allah gecinden versin felaket tellallığı yapmak istemeyiz ama gerçekler acıdır.

Bu gerçekle er geç bir gün yüzleşeceğiz.

Boğazların egemenliği ve hükümranlığını taçlandıralım derken, Allah’ın mutlak hükümranlığında gerçekleşen ve Sünnetullah ilkesinin bir gereği olan doğa olaylarını kulak arkası etmeyelim ve kaderimize rıza gösterip hiçbirşey yapmıyorken sonuçlarına da katlanmaya şimdiden hazır olalım.

Bu şehrin Büyük İstanbul Depremi’ni konuşması gerekirken Kanal İstanbul projesini konuşması gerçekten hisler acısı…

Kapıda büyük deprem beklerken, Kanal Istanbul’a yatırım yapmak, depremde enkaz altında kalıp ölme riski olan insanlara “yatır”ım yapmak gibidir.

Kanal İstanbul projesi asla gerçekleşmesin demiyoruz, fakat şu an zamanı ve yeri değildir.

Uzmanlar muhtemel depremde şehirde en az yüzbin binanın ilk büyük sarsıntıda yıkılacağını öngörüyor. Bu binalarda ortalama 4 insan yaşadığını varsayarsak, ortalama 400 bin insanın hayatına devam etmesini sağlayabiliriz.

Kanal İstanbul projesine harcanması planlanan para, olası büyük depremde yıkılması tahmin edilen binaların onarılması ve yeniden inşa edilmesi ve güvenli, sağlıklı yeni yerleşim alanlarının kurulması için kullanılsa daha yerinde olmaz mı?

“Efendim kentsel dönüşüm projeleri devam ediyor” bahanesine sığınmayalım. Şu an gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projeleri olası büyük istanbul depreminin can ve mal kayıplarının önlenmesine yüzde 10 bile etki yapmıyor maalesef.

İstanbul’un özellikle yüksek deprem riski altında bulunan Fatih, Zeytinburnu, Bahçelievler, Güngören, Bağcılar ve Esenler gibi ilçelerinde gözle görülür bir değişim gözlemlenmiyor.

80’li ve 90’lı yıllarda yapılan üstünkörü eskimiş, yaşlanmış binalar birbirine yaslanmış halde halen ayakta duruyor.

Ta ki büyük deprem kendini gösterinceye kadar…

Deprem olduktan ve onbinlerce insan hayatını kaybettikten sonra Kanal Istanbul’u açsanız da olur açmasanız da…

Çünkü yaşanan acılar ve ölümlere ne kadar üzüldüğünüzü ifade etseniz bile, yakınlarının ölümüyle sınanan bu şehrin insanları size bütün iletişim kanallarını kapatmış olacak.

Kanal İstanbul projeniz, Yalan İstanbul olacak!

Tuncay Yıldırım

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir