CHP Ak Partileşiyor… Ak Parti de CHP’leşiyor…

0
98

23 Haziran Pazar günü, İstanbul’a hizmet etmeye aday olan siyasi bir irade seçilecek.

Anket şirketlerinin yaptığı kamuoyu araştırması sonuçlarına göre İmamoğlu’nun önde yarışı götürdüğü söylenmektedir. Her ne kadar anket şirketlerinin açıklamaları güven vermeyip
manipülasyon olarak görülsede, bir seçmen olarak kendi anketimizi kendimizde yapabiliriz.

Çevremizde olsun, iş yerinde olsun, aile ortamında olsun, eş dost arkdaş çevremizde olsun, kullanmış olduğumuz sosyal paylaşım sitelerindeki paylaşımlarda olsun seçmenin neler konuştuğunu, desteklemiş olduğu halde nelere tepki verdiğinin analizini yaparak az çok kamuoyu araştırmasını yapabiliriz.

Bir seçmen olarak, çevremdeki seçmenlerin vermiş oldukları tepkilerini analiz ettiğimde karşılaştığım manzaranın yazıya dökülmüş hali, alt satırlarda sizlerle paylaştığım şekildedir.

Önceki gün Kral FM Radyosunun ortak yayını ile ulusal ve bölgesel yerel radyolarda yayınlanan canlı yayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu’daki VIP geçişi olayında sarf edilen söylemleri hakkında açıklamada bulundu.

Açıklamasında “Ordu valimizin işi yargıya götürmesi halinde, ki götürecektirde. Bu konuda yargının vereceği kararın durumuna göre İmamoğlu’nun önü kesilebilir” dedi.

Aynı gün içerisinde Sancaktepe ilçesinde toplu açılış töreni sırasında, seçime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan,
miting alanında toplanan seçmene yaptığı konuşmasında da “Pazar Günü Sisi’yi mi, yoksa Binali Yıldırım’ı mı seçeceksiniz, karar sizin ” şeklinde sözler sarfetti.

Sancaktepe’deki konuşmasında;
Her ne kadar bu Sisi benzetmesi, İmamoğlu’nun destekçisi olanların içerisinde ” Erdoğan’ın akibetininde Mursi’nin akibeti olacak” diyenlere ithafen denmiş olsada İmamoğlu’nun şahsı üzerinden yapılan benzetme hiç uygun olmadı.

Böyle diye diye bir belediye başkanlığı seçiminde aday olan birini, şöhret edip kendisinize rakip ettiniz.

31 Mart öncesinde de buna benzer sarfedilen Pontus, Rum, Yunan söylemleri ne kadar artı yönde katkı sağlamışsa, bu söylemlerde aynı şekilde o kadar  katkı sağlayacaktır. Yani sıfır katkı. Sıfır katkı sağlasa bile yine iyi sonuç diyebiliriz ama eksi yönde etki yapacaktır.

Aynı şekilde radyo kanalı ortak canlı yayınında söylediği, “yargı İmamoğlu’nun önünü kesebilir” söylemi seçmeni olumsuz yönde etkilemektedir.

Diyorsunuzdur,
-eee şimdi seçmen olumsuz etkilenmesin diye, İmamoğlu’nun Vali’ye sarfetmiş olduğu hakaret içeren sözü yanına kar mı kalsın? Hakaretinin hukuki karşılığı olmasın mı?

Tabiki hukuki karşılığı olan cezası uygulansın. Tabiki de Vali bey kendi şahsına yapılan hakaretin hukuki işlemini yapsın. Ama bu hukuki işlemin uygulanabileceğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dillendirmesi ters algı yapıyor.

Bu yüzden Vali konusunda haksız olan birine mağdur edebiyatı yaptırmayın. Örnek olarak Mansur YAVAŞ için yargı ile üzerine gidileceği söylendi, Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanı oldu. Göz göregöre bunu ısrarla devam ettirmeyin.

Çünkü karşıda mağdur edildiğine kesin gözüyle bakılan ve haksız yere mazbatası elinden alındığına inanılmış bir aday var.

Normal hukuki süreçte bir ceza verilecek olsada, Erdoğan’ın kullanmış olduğu bu ifadelerden ötürü, hukuk yönlendiriliyor, hakim ve savcılara mesaj gönderiliyor algısına sebebiyet veriyor. Ne yazık ki oluşabilecek algıları değiştirmekte aciz kalındığı için de, bu söylemler halkın gözünde İmamoğlu’nu daha da yüceltmektedir ve Ak Parti’ye de kaybettirmektedir.

Bu yüzden de diyorum ki;
31 Mart seçimi öncesi yapılanlar ve tekrarlanacak olan 23 Haziran’daki İstanbul seçimi öncesi yapılan bu söylemler karşımıza şu görüntüyü çıkartıyor.

CHP gittikçe Ak Partileşiyor…
Ak Parti de gittikçe CHP’leşiyor

Eskiden Ak Parti’nin birşey yapmasına gerek yoktu. Projelerini vaatlerini açıklaması yetiyordu. CHP nasıl ki yaptıklarıyla, söylemleriyle seçmen üzerinde ters etki yapıp rakibi olan Ak Parti lehine hizmet edercesine artı puan kazandırmışsa, bugün de Ak Parti aynı hatayı yapıyor ve CHP’nin bişey yapmasına gerek kalmıyor. Ak Parti sağolsun seçmen üzerinde ters etki yapacak olan söylemlerini tekrarlamakta devam ederek CHP’nin eksikliklerini tamamlıyor.

Dost acı söyler;
Yıllar önce Erdoğan’a yapılanların bir benzerinin, Ak Parti tarafından İmamoğlu’na yapılmasına göz yumarak, ne yazık ki İstanbul’u altın tepside rakibinize sunuyorsunuz.

Allah için karşılık beklemeden inandığı dava uğruna mücadele eden, ordan oraya koşturan, Ak Partiye oy veren seçmeni kendinizden uzaklaştırır oldunuz.

Nerde o engin sabrınız.

Seçimin yenilenmesindeki haklı gerekçenizi, rakibinizin oluşturduğu mağduriyetlik algısının gölgesinde bırakarak, rakibinize güç kazandırdınız. Siyasi rakibinizin topyekün elbirliği ile milletvekiliyle, parti meclis üyesiyle, diğer il ilçe belediye başkanlarıyla, teşkilatlarıyla voltran oluşturmuşken, aynı birlikteliği Ak Parti tarafında 31 Mart öncesinde de göremedik, şimdi de göremiyoruz.

Çünkü menfaat şebekesi gibi sarmışlar etrafınızı. Kraldan çok kralcı olanlar savunulacak bir tarafta bırakmayacaklar sonunda. Yapılan onca emeği etrafınıza toplanan rantçıların kurbanı ediyorsunuz.

Zamanında Erdoğan’ın, yargı kararıyla İstanbul Belediye Başkanlığı görevine son verilmesi ve sonrasında da hapse girmiş olması gibi, Vesayetçi güçlerin size yaptıklarının bir benzeri de İmamoğlu’na yaşatılıyor algısına sebebiyet vermeyin.

Şiir okumakla başkanlığın yargı kararı ile elinden alınmasıyla, devlet memuruna hakaret etmekle başkanlığın yargı kararı ile elinden alınması tabiki de eşdeğer tutulamaz.

Ama milletinde haksızlık yapıldığına inandığı kişiyi el üstünde tuttuğunun gerçeğini gözardı etmeyin.

Bu sözler ne partiye, ne yıllarca sarfedilen emeğe, ne de davaya yakışmıyor. Ak Parti gibi büyük işler yapmış büyük mücadeleler vermiş bir partinin söylemleri böyle olmamalı. Çünkü bu söylemler rakibinize yaramaktadır. Mağduriyet algısını değiştiremediğiniz gibi iyice mağdur durumuna düşürmekten öteye gitmiyor. Bugüne kadar yapılan hizmeti heba etmeyin. Bu söylemler akıllarda kötü yer edindirmiş olacak.

Son olarak bu şekilde devam edildiğinden,
31 Mart seçimi sonrası birlik beraberlik adına yapılan demeçlerden biri olan ” Kızgın Demir Artık Soğutalım ” ifadeleri gibi 23  Haziran sonrası yapılacak olan buna benzer birlik beraberlik konuşmalarının da samimiyetliği artık karşılık bulmayacaktır…

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir