“ADAM GİBİ ADAM, MUHAMMED MURSİ”

0
57

E biraz klişe bir söz ile yazıma başlayacam. Herkesin bildiği ama gerçek ve samimi…

Meşhurdur bir sözdür bizde ağaca balta vurmuşlar “SAPI BEDENİMDEN” demiş: Kişiye en büyük kötülük, nankör yakınlarından gelir…

Bir ağaç düşünelim, bir çınar ağacı, kökleri toprağı sarmış, gövdesi heybetlimi heybetli, dalları etrafına yayılmış. Düşmana korku, dosta güven veren bir heybet.

Bir çocuk düşünelim. Çocuğun, koca bir çınar gövdesi gibi yaşarken babasına sarılması ne kadar mutluluk ve güven verici ise, baba gittiğinde o kadar buruktur içi, acıdır sanki dünyası yıkılmış, dalları kurumuş, kırılmış.  Gövdesi paramparça olmuş, kökleri kurumaya yüz tutmuştur artık. Baba güvendir özlemdir. Ona sarılmak tüm korkulardan emin olmaktır.

“Gövdemi hapsetseniz de kalbimle taşlayacağım sizi. Benim bundan sonra eve dönüşüm olmasa da gidecek bir cennetim var. Beni belki zaferlerle gömecekler lakin sizi ahımın ordusu devirecek..! Allah yaşadıklarımı mazlum halkıma da zalimlere de unutturmasın…”

diyen, Mısır halkının babası. Mısır’ın koca çınarı,  şehid Muhammed Mursi’den. Dilimin döndüğü, aklımın yettiği, yüreğimi sızlatan, gözlerimi dolduran bir çınar’dan…

Zindan da bile Yusuf gibi hür olan. Firavunlara boyun eğmeyen, davasının izzetini yere düşürmeyen bir çınar’dan…

Verdiği şerefli, onurlu mücadelede yolundan bir adım geri atmamış, asla sapmamış bir dava adamı ve Mısır’ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammet Mursi’den. Mahkeme salonunda hak davasını savunurken şehadete yürüyen…

Bir adam düşünelim en büyük kötülüğü kendi nankör yakınlarından, milletinin içinde ki  firavunlarından darbe yiyen…

Çağın firavunlarına Mısır’da, Musa’ca direnen. İhvan hareketi’nin seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’den…

Meydanlarda kendi halkına zamanın firavunlarından hiç korkmadan…

“Kur’an bizim anlayışımızdır. Resul bizim liderimizdir. Cihad bizim yolumuzdur. ALLAH yolunda şehid olmak en büyük arzumuzdur. Yaptığımiz her amelin gayesi ALLAH içindir. Kardeşlerim parmaklıklar arasında olsanda özgürsün…” diye seslenen. Konuşurken “Her işimiz Allah’a emanet” diyen bir lider…

Biz şahidiz ey çınar…
Allah yolunda en büyük arzunun şehadet kanıyla şehit olduğuna…

Enfâl Suresi 74. ayetinde,

“İman edip de hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onları bağırlarına basanlar ve yardım edenler varya; işte gerçek müminler onlardır; bağışlanma onlar için, büyük lütuf onlar içindir.”

Buyuran Yüce RABBİM’izin sözünden bir an olsun çıkmayıp “ALLAH yolunda cihad eden” bir lider…

Dünya’da yedi dil bilen. Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere bilen. Her hafta bir hatim indiren bir hafız. Dünya’da Cuma namazı kıldıran tek cumhurbaşkanı bir lider. Makamında zindana, atılıp tutsak edilen bir lider…

“Kur’an-ı Kerim’i hapishanede hücreme almamdan beni men ettiler. Ancak onu otuz yıl önce ezberlediğimi unuttular. Sadece Kur’an’a dokunmaya hasret kalmıştım onu arzu etmiştim.” diyen Kur’an dokunmaya hasret, Kur’an’a dokunamadan hasret giden bir lider…

Zulmü görünce Tebbet Suresi gelir dilime. Zulme sebep olan ve zulmü destekleyen tüm zalimlerin elleri kurusun…

Hiç değişmezmisin sen Mısır. Zindanlarında Yusuf’lar, başında hep firavunlar.

Yine meydanlardan halkına öyle bir sesleniyorsun ki, sözlerin dalga dalga yayılıyor tüm cihana, düşmana korku dosta güven veriyor…

” 1923 Anayasasında “Kur’an yasaların kaynağıdır” yazıyordu. Anayasanın Kur’an’dan daha büyük olduğunu iddia ettiler. Ancak İmam El-Benna (Rahmetullah Aley) onlara şöyle dedi. “Hayır Kur’an anayasamızdır.” Kur’an önceden de anayasamızdı, gelecektede o olacak. Kur’an anayasamız olmaya devam edecek. Anayasamız Kur’an’dır. Rasûlullah önderimizdir. Cihad yolumuzdur. En büyük arzumuz Allah yolunda şehit olmaktır. Hepsinin de üzerinde, gayemiz Allah’ın rızasıdır. Şeriat, sonra yine şeriat, sonra yine şeriat. Halkımız onunla rahat ve tazeliğe kavuşacaktır. İslam şeriatı olmadan bu ümmetin hayrı yoktur. Önce Allah’ın huzurunda sonrada sizin önünüzde yemin ediyorum. Anayasa metnide dahil olmak üzere islam şeriatı kesinlikle her yerde uygulanacaktır inşaAllah. Mısır halkının ulemasının ve anayasa uzmanlarının üzerinde ittifak ettiği gibi sevinin ve rahatlayın. Bu halk asla kabul etmeyecektir. İslam şeriatın tam anlamıyla yansıtmayan ve tatbik etmeyen bir anayasa metnini halk bundan başkasını kabul etmeyecektir…”

Kim cesaret edebilirdi ki zamanın firavunlarının hiç eksik olmadığı böyle yüksek perdeden doğruları söylemeyi…

Haydi be koca çınar. Allah Allah diye gittin…

Haydi be koca çınar. Uzaklardan dalga dalga gelen sesin belki bizlerin gafletten, kış uykusundan uyanışına sebep olur uyanırız da, artık Mursi’ler ceza evlerinde değilde kendi özgür hayatlarında son nefesini verir.

Biz sana Adam diyeceğiz. Senin söylediğin gibi…

“Sakın devrimi bizden almalarına izin vermeyin. Hangi bahanelerle olursa olsun. Bahaneler çok. Cambazlar çok. Görevimiz çok büyük. Ama bununla yüzleşebiliriz. Devrimi nasıl koruyacağız. Devrimi korumak için ben burdayım. Karşınızda. Hakkı ve hukukumuzu korumanın bedelini canımla öderim. Kendi hayatımla. Amacım sizlerin hayatını korumak. Çocuklarımızın hayatını korumak. Soyumuzu devam ettirecek olan erkek evlatlarımızı korumak. Kız çocuklarımızı korumak. Geleceğin müstakbel anneleri olan. İleride onlar da çocuklarına anlatacaklar. Sizin ecdadınız ADAMLARDI diyecekler.” dediğin gibi, biz sana ADAM gibi ADAM diyeceğiz…

Ey cambazlardan korkmayan, bedelini canıyla, kendi hayatıyla ödeyen ŞEHİT ADAM…

Mısır’da arkanda yolundan yürüyecek milyonlarca Mursi’ler var. Davana sahip çıkacak, davan ümmetin davası sen rahat uyu. Onlar kaybetti, sen kazandın inşaAllah, Allah’ın izniyle…

Ne kadarda benziyorsun Mısır eski zamana. Sabret az kaldı. Yine Mısır’lı bir anne elindeki sandığı yavaşça Nil’in azgın sularına bırakacak. Nil yine Musa’sını Firavunun sarayına bırakacak. Firavun’larla mücadelesi kaldığı yerden başlayacak…

Biz şahidiz senin
şehadetine, şecaatine,
mücadelene, sabrına şahidiz…

Biz şahidiz senin;

“İnşallah, tutuklu evlatlarımdan önce hapisten ayrılmayacağım ve tutuklu kızlarımdan önce evime girmeyeceğim. Benim hayatım tertemiz şehitlerden daha değerli değil.” deyip ADAM gibi sözünde durduğuna…

Biz seni tanımaktan onur duyduk. Sen çağın Firavunlarına Mısır’da Musa’ca direnen. İhvan Hareketi’nin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi…

Biz seni tanımaktan şeref duyduk. Sen çağın mazlumlarından Muhammed Mursi… Mısır firavunlarının önünde mahkeme salonunda şehadet şerbetini içen ADAM.

Biz seni tanımaktan gurur duyduk. Zalimlerin hem dünyasını hem ahiretini karartan ADAM. Şehadetin mübarek olsun kalbi güzel ADAM…

Sen şimdi özgürsün.
Sana elveda demiyoruz.
Bilakis, görüşmek üzere.

Ümmetin gurur duyduğu ADAM…

Ve son sözün bütün insanlara olsun. Ve son sözün ADAM gibi ADAMLARA olsun. Son sözün kulağımıza küpe olsun. Ve son sözünü nerede İslama ve halkına bağlı bir ADAM gibi lider varsa ADAM’ları devirmeye çalışan firavunlar duysun. Senin sözün ADAM gibi sözlerinle son bulsun…

“Adamların yeri… Size hatırlatmak istiyorum ki… Eskiden yüksek sesle söylüyordum. diyordum ki; Vatanınızın aslanlarını öldürüp de kendinizi düşmanların köpeklerine yedirmeyin. O zaman ki zalim yöneticilere söylüyordum. Acaba bunu söylemeye devam edecekmiyiz. Aslanlar her zaman hapismi edilecek. Sırtlanlar hep aslanların yerinde durmaya devammı edecek..? Neden..? Hepimiz birlikte hareket etmeliyiz. Devrimimiz. Evet demek için. Aynı görüşte olmayabiliriz ama aynı hedefi paylaşıyoruz. Tek yolumuz var o da Mısır’ın iyiliğidir. Size söylediğimi hatırlayacaksınız. Ben işimi ALLAH’a bırakıyorum. ALLAH kullarını görür…”

Ey ümmet..!
Vatanınızın aslanlarını öldürüp de kendinizi düşmanların köpeklerine, sırtlanlarına yedirmeyin. Aslanları hapsettirmeyin…

Çınarın kökleri yerinde, gövdesinde ki azamet firavunları korkutuyor. Sadece dallarından bir dal, bir ADAM gibi ADAM gitti. Başın sağolsun…

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir