MAHŞER Mİ?

2
149

Adım Cemile, yaşım onaltı. Babam vefat ettiğinde çok küçüktüm. Annem abim ve yengemle yaşıyoruz. Zenginlik ve sefalet iç içe. Ağılda ikibin küçükbaş hayvan, beşyüz dönüm tarla, traktör, biçer döver. Sofrada kuru ekmek, kel katık. Yengem herşeyi kilitliyor. Annem oğlum arada kalmasın diye susuyor.

Amaaan olsun! Çok güzelim, köyde benden maharetli kız yok. Bizim köyden hatta civar köylerden de isteyenim çok.

Ama ben istemiyorum. Ayşe teyzemin oğlu Selim’i düğünde gördüm. Sanırım o da beni görüp beğenmiş.

Annemle Fatma teyzemi konuşurken duydum. Selim Ayşe teyzeme Cemile’yle evlenmek istiyorum demiş. Ama teyzem ben Cemile’yi almam demiş. Benim annem de Fatma teyzeme, bende Ayşe’ye verilecek kız mız yok dedi.

Apar topar Emine teyzemin sümsük Selahattin’le sözlemişler beni. Ekmeğini yiyemez, çarığını giyemez. Duyduğumda deliye döndüm. Ben evlenmem Selahattin’le. Onunla evleneceğine ölürüm daha iyi. Abimle annem dayanamadı, kıyamadılar gözyaşlarıma, sözü attık.

Söz attığımı herkes duymuş. Civar köyler bile. Bizim buralarda ha söz atmışsın, ha boşanmışsın. Nişanlıdan ayrılmış kız sakızdan ucuz olur. Dul adamlardan başka isteyenin kalmaz.

Yeni bir talibim çıktı Ali. Geçenlerde annesi anneme demiş. Cemile’yi istemeye gelecez diye.

Ali kim mi?  Köyün en berduş delikanlısı. İşi gücü yok, onun da babası küçükken ölmüş. Annesi ve ablası hayvan bakar, kilim dokur. O yer içer gezer. Serserinin önde gideni.

Annem dedi ki, kızım yaşın oldu ondokuz. Ali iyi çocuk sen çekip çevirirsin. Çaresiz evet dedim. Evde yengem huzur vermiyor. Annem bile sığamıyor.

Evlendik. Ali iyi insan ama aile babası olacak vasıf yok.

Anası anamdan emdiğim sütü burnumdan getiriyor. Beni Ali’ye şikayet etmesi bir yana sudan sebeplerle dövüyor.

Yaklaşık üç dört aylık evliyiz, köyde iş bulamayınca yabana gitti Ali.

Aradan beş altı ay geçti. Ali çalıştığı çiftlikte zehirlenmiş. Hastaneye kaldırmışlar. Kaç kere ameliyat oldu sayamadım.

Doktorlar ölür dediler. Ölmedi, çilem daha yeni başlamış bitmedi!

Annemin çeyiz diye verdiği üstünde oturduğumuz kilimi bile sattık. İlaç, gazlı bez ve tedavi masrafları için.

Taburcu oldu. İyi bakılması lazımmış.

Çocukların kaderi daha doğmadan yazılırmış. Bu da benim yazgımmış.

Gece gündüz kilim dokuyorum, tarlada çalışıyorum. Üstüne de kaynanamdan azar yiyorum.

Ah be kaynana! Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste! O kadar canımı yaktın ki, üzülemiyorum şu haline.

Bizim tuvalet bahçenin öbür ucunda. Kaynanam tuvaletten çıkarken nasıl olduysa kapının önünde düşmüş.

İlçeye doktora götürdük. Felç olmuş, inme mi inmiş ne.

Şimdi karyolasında sadece bastonunu sallayabiliyor. Geçti o günler kaynana artık zor döversin.

Ali köydeki bağlara bekçilik yapmaya başladı.  Oldukça toparlandı. Ben de gündüz tarla, gece kilim. Böyle giderse bebeğim dünyaya gelmeden bayağı toparlarız.

Ali benden önce geliyor eve. Annesi yine doldurmuş onu. Neymiş efendim ben onun kokmuş şalvarını çalmışım. Allah’tan kork be kadın, ne yapayım senin kokmuş şalvarını. Elimden geliyor çok şükür.

Ali bile bile, benim onun annesinin hiçbir şeyine tenezzül etmeyeceğimi bile bile, sabaha kadar dövdü beni.

Evimiz çardak, Ali beni üst katta dövdükçe, kaynanamın altta gıkı çıkmadı.

Sabah hazırlandım tarlaya gidiyorum. Kaynanam yattığı yerden kahkahalarla gülüyor.

İçimden; Allah’ın sopası yok diyorum, elime kaldın. Altından pisliğini ben alıyorum. Önüne yemeğini ben koyuyorum. Ben olmasam su bile içemezsin.

Tarladayım ayakta duracak halim kalmadı. Elim ayağım kesildi. Elimdeki çapa yere düşmüş. Dizlerimin bağı çözüldü yere yığılmışım. Hastanede açtım gözlerimi. Dört buçuk aylık hamileydim. Düşük yapmışım.

Bana bakan doktor çok babacandı.  Geldi yanıma kızım dedi bütün vücudun mosmor. Dört buçuk aylık düşük yapmak da olağan bir durum değil. Seni kim bu kadar dövdü?

Sustum!

Söyle yavrum kocan mı? Dedi. Söylesem ne değişecek ki? Baba evine zaten dönemem. Annem üzülür, yüreğine iner. Onun bile fazla olduğu evde benim işim ne?

Burnumun direği sızlıyor, gözlerimden akan yaşlar yüzümü yıkıyor.

Dudaklarımı ısırıyorum, hıçkırıklar boğazımda düğüm düğüm.

Yüreğim kan ağlıyor ben susuyorum.

Eziyet, işkence, hor görülme mi evlilik?

Belki de kıyamet!

Yoksa mahşer mi yaşadığım?

YASEMİN SATIR

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 2 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

2
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
1 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
yaseminsatirŞeyma Şahin Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Şeyma Şahin
Üye

WAWWWWW….Sonuna kadar merakla okudum… Ve bu tarz konu hakkında okuduğum en iyi yazı… ÇOK BEĞENDİM…
KALEMİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK….