Yunus Gibi

7
65

“Allah bizi gidin, dünyayı görün diye gönderdi. Bu dünyanın kendisi de kalıcı değil, o zaman bu dünya mülküne Süleyman olmak nedendir?” diye sormuş Yunus Emre.

Tüm ilahi dinlerde “sevgi” ilk öğretiler arasında bulunmaktadır. “Dindar” olan biz insanlar bu öğretileri iliklerimize kadar yaşamayı ilke edindik! Gücü, parayı sevdik silahlandık. İnsanlığı değil, kendimizi sevdik savaşlar açtık. Önce, güçlü olanın toprakları genişledi, sonra elbiselere sığmayan bedenleri. Onlar semirdikçe, hazımları, sabırları tükendi. İnsanlığın ve sevginin hasımları çoğaldı.

2016 yılı verilerine göre yaklaşık 1,7 trilyon dolar sermaye aktarıldı, kararmış kalpler tarafından silah lobilerine. Birileri çıldırmış gibi, milyar dolarlarca “batırım” yaparken silahlanmaya, diğerleri de güçleri nispetinde karşılık verdi bu çirkinliklere. Bir yanda sarı benizli, diğer yanda sapsarı saçlı, pandomim sergilemeyi seven ruh hastaları çıktı ortak nefes aldığımız güzelim dünyada. İçin için kıskandı birileri. Kendi katillerini sürmeyi Beşar’dılar.

Allah’ın verdiği aklı kullandık. Yaklaşık 15.000 adet en uzun menzilli, bilmem ne kadar etkili, Hiroşima’dakinden kat be kat (yürek) yakıcı savaş makineleri icat ettik. Aslında Allah’tan korkmuyoruz, bu canavarları kullanmak konusunda. Ama arada sırada hatırlasak ta bizde insanız. Sonuçta bizimde zaaflarımız, korkularımız var! Ya saldırdığımız ülke ayakta kalıp karşı saldırı düzenlerse ve karşılıklı, garantili yok oluş (MAD) gerçekleşirse. Daha kötüsü, karşı saldırı gelir, tam da bizim tepemize inerse.  Offf çok fena.

O zaman çevirelim başımızı, deliyle deli mi olalım. Elmas madenlerine çökelim kara Afrika’nın. Ya da kara elmas, yani petrol savaşları yapalım, coğrafyaları değiştirelim. Tek sevdiğimiz renk ve koku siyah ile barut kokusu değil, yanlış anlaşılmasın. Öyle olsa kan kokusunu ve rengini bu kadar sever miyiz?

Dünyadaki tüm liderleri eğitime almalı değerli arkadaşlar. Her türlü canlının yavrularını incelemelerin zorunlu oldukları, siyahı, kırmızıyı, sarıyı, beyazı, yeşili resmedilen tabloda, çiçekte, böcekte, doğada gördükleri. Silah sesleri yerine melodilere kulak ve yürek kabarttıkları. Sevgiyi, sevebilmeyi öğrendikleri. Hangi ırktan, dinden, milletten olurlarsa olsunlar, gönlü Allah sevgisiyle dolu olan Yunus’u, Mevlana’yı, Hacı Bektaş-i Veli’yi referans aldıkları, ezber ettikleri…

Bu yazdıklarım bazılarımız için ütopik gelse de, Yunusun “Biz gelmedik dava için, Bizim işimiz sevda için, Dostun evi gönüllerdir. Gönül yapmaya geldik.” dizelerini hatmeden bir insan, kalp kırıp, yürek acıtır mı?

Allah’ın, tüm insanlığın kalbine Yunus’un sevgisini zerk etmesi dileğiyle…

[Toplam:4    Ortalama:4.8/5]
Gönderiyi Takip Et
( 5 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

7
Kimler Neler Demiş?

avatar
4 Comment threads
3 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
5 Comment authors
Şeyma ŞahinYusuf ÇEBİRıdvan CANMeryem Melek Ayyıldız1sonbahar Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
1sonbahar
Üye

Rıdvan Bey, kardeşim merhaba.
Eline sağlık, güzel paylaşımın için teşekkür ederim.
“batırım” ve “Beşar’dılar” harikaydı. Yazının ağırlık merkezi sanki bu kelimelerde gibi hissettim okurken.
Sona gelince sevgii Yunus’un sözlerini eklemişsin. Başka bir aleme götürdün, “yazı neden bahsediyordu” diyerek yine başa döndüm emin olmak için.
(5 yıldız)
Sağlıcakla kal

Meryem Melek Ayyıldız
Üye

Hayatın acımasız gerçeklerinden bahsedip sonlara doğru yazdıklarınız gerçekten çok ütopik geldi.

“Özelliklede dünyadaki tüm liderleri eğitime almalı” dediğiniz kısım.

Velevki dediğiniz gibi olsa bile o liderlerden biri mutlaka yine şeytana uyacaktır.

Çünkü bu dünya özelliklede müslümanlar için imtihan yeri ve dolayısyla da dört başı mamur bir düzen bu fâni hayatta maalesef mümkün değil.

Yazdıklarınızla beni mütalaa yapmaya ittiniz.

Kaleminizin gücü daim olsun. 🌺

Yusuf ÇEBİ
Ziyaretçi
Yusuf ÇEBİ

“Allah’ın, tüm insanlığın kalbine Yunus’un sevgisini zerk etmesi dileğiyle…”
Amin Rıdvan kardeşim.

Mevlana Hazretleri (k.s) der ki;
“Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin kâbe yıkmaktan daha kötüdür”

Yazının sonunda da belirttiğiniz gibi
“…….dizelerini hatmeden bir insan, kalp kırıp, yürek acıtır mı..?”

Bu kadar güzel sözlerden sonra başka söze ne gerek. Ne kalp kırılır, ne de Yürek acıtılır.
Güzel Duygular ile yazılmış, keyifle okunan yazınız için teşekkürler.

.

Şeyma Şahin
Üye

Sayın Rıdvan Bey;
Dolu dolu bir yazı ile aramıza HOŞ GELDİNİZ…
KALEMİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK…