Yahudi’nin Tesettürü Bizim Sokaklarda

1
1221

Müslüman kadınlarla Yahudi kadınları birbirinden ayırt edemiyorum.
Kudüs sokaklarında gezerken başörtülerini tepede toplayan, boğaz kısmı açık olan kadınları görünce Müslüman sanıyor; Filistinli kadınların İslami hassasiyetini kaybettiğini düşünerek içten içe üzülüyordum. Öğrendim ki bu kadınlar Yahudi’ymiş. Ancak başları yarı örtülü olan kadınların Yahudi olduğunu öğrenmek de üzdü beni.
Ne yani? Filistinli olmamalarına sevindim ama Yahudi olduğunu duyunca yine üzüldüm. Nasıl oluyor bu? diye sorcaksınızdır. Müslüman kardeşimin örtünme şekli Yahudi kadınlara benzediği için üzüldüm. Tüketim kültürü içine attığımız Nur suresinin Yahudi kökenli bir örtünme şekline dönüştüğünü görmek üzüntümü katmerlestirdi. Hangi kardeşlerimizden bahsettiğimi daha açık konuşuyum. Yeni ‘moda’ başörtülerini tepede toplayarak bilekleri görünen, boneleri arkaya çekilmiş, saçları görünen kardeşlerimden bahsediyorum.

Bu modanın başladığı dönemlerde kızlarımızın yanlarına usulca yaklaşır çaktırmamaya çalıyor gibi gülümseyerek:
-Kardeşim bonen kaymış önden saçın görünüyor. diye uyarırdım. Kendisi de:
-Aaa öyle mi? der, gülümseyerek mahcubiyetle teşekkür edip düzeltmiş gibi yapardı. Mahcubiyetini daha fazla hissetmesin diye gözüne çok bakmadan oradan uzaklaşırdım. Bir dönem bu şekilde devam ettim. Artık gözler alışır hale gelince şu cevabı almaya başladım: “Ben onu bilerek çıkardım.”
Sende birşey bilmiyorsun canım, cahil misin? Moda moda! Edasıyla cevaplar almaya başlamak haliyle üzmeye başladı beni. Virüs gibi birbirimize kaptırdık bu hastalığı. Anormal olan bu durum herkes tarafından yapılmaya başlayınca toplum nezdinde normalleşmeye başladı. Öyle ya da böyle. İpin ucu kaçtı diyemeyiz. Bizler kuluz. Düşeceğiz de kalkacağızda. Allah hatalarımızın olacağını söylüyor zaten. Ama peygamberimiz gibi vazifemiz her daim düşenin elinden tutmak olmalı ki “kurtuluşa erenler” müjdesini duyalım. Bunu yapmadığımız takdirde bizde farkında olmadan düşenlerden oluruz Allah muhafaza. İnstergamda ya da diğer sosyal medya hesaplarında başlatılan akımlar vardır ya. Evet, bende bizleri akıma davet ediyorum. Nur süresini yaşama ve yaşatma akımı. Bonesinden saçını çıkarmış kardeşimizin yanına vararak, kimseye duyurmadan, gülümseyerek:
“Kardeşim bonen kaymış saçın görünüyor.” akımı. Delirdin mi sen diye çekimser davranan kardeşlerim çıkabilir. Ancak İslam toplum dinidir. Birbirimizden sorumluyuz. İnanın ki gülümseyerek yaptığınız zaman tepki de almıyorsunuz. Hadi aldık diyelim. Olsun. Her zorlukta bir kolaylık yok mu? Peygamberimiz tepki almadı mi? Haydi o vakit aslımızdan uzaklaştırılmaya karşı aslımıza dönmeye, döndermeye. Haydi o vakit, peygamberimiz gibi yaşamaya. Selâmetle.
(Fotoğraftaki kadın Yahudidir.)

[Toplam:7    Ortalama:4.4/5]
Gönderiyi Takip Et
( 1 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Tuncay Yıldırım Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Tuncay Yıldırım
Üye

Sevanur Hanım

İlginç bir konuyu ele almışsınız. İlgiyle ve keyifle okudum. Kaleminize sağlık.

Örtünme neredeyse bütün semavi dinlerde var. Ama sanırım ayette de altı çizildiği üzere takva örtüsü (Allah’a karşı duyulan sorumluluk örtüsü) bütün örtülerin üzerinde.

Örtünme biçimlerinden ya da nasıl örtündüğümüzden çok ne için ve neden örtündüğümüzü de bilmemiz önemli diye düşünüyorum.

Sevgiler.