Uyum

2
79

Hoca çağırdı talebelerini, epeyce öfkeliydi. Belli ki yolunda gitmeyen bir şeyler var ve fırçalayacaktı. Hepsi masanın etrafına dizildikten sonra bilgisayardan bir video açarak içlerinden birine “Senin yüzünden bütün herkes bize güldü” dedi.

Öğrenci hatalı olmadığını söylese de dinletemedi. Hoca “Erken konuşma önce izleyelim bakalım” diye cevap verdi. Çocuğun arkadaşları da kızgındı, arada lafa girip hocalarını destekleyen şeyler söylüyorlardı rahatlamak için. Hepsi bir kişinin üzerine yüklendi de yüklendi video başlayana kadar. 

Yılsonu etkinliklerinde sundukları dans gösterisi için aylar öncesinden hazırlanmaya başlamışlardı. Fakültenin farklı bölümlerinde farklı sınıflarında okuyan yaşları değişen öğrenciler aynı sevdaya gönül vermişlerdi. Yılsonu etkinliklerinde fakülte olarak beğenilen bir gösteride dans etmek istiyorlardı. 

Hiçbirisi gruba gelirken dans etmeyi bilerek gelmemişti. İlan panosuna asılan duyuru ile toplanmışlar, ilk başta kalabalık olan grupta dansı seven ve fiziki yapısı uygun olanlar kalmışlardı. Onlar tüm arkadaşlarını temsil ediyorlardı, omuzlarındaki yükü severek taşırken onur duyuyor, dans öğrenirken ve devamındaki provalarda bu onurla ayakta duruyorlardı. 

Dans etmek kolay değildi. Hem esnek olacaksın hem müzik kulağın olacak ki şarkıyı takip edeceksin, hem yorulsan bile ayakta kalarak devam edeceksin. Bitmedi, grup olarak dans ederken aynı anda aynı adımı atacaksın, gövdenin açısı aynı olacak, bir de sahaya nasıl yayıldıysan yerini kaybetmeyeceksin, hizanı hiç bozmayacaksın. Birçok kişi üzülerek devam edememişti dans etmeye, istese de yapamamıştı. Gösteri için yaklaşık elli kişiden yedi kişi zor çıkmıştı. 

Prova ve eğitimlere devam edemeyen öğrenciler yine de her seferinde gelir izlerlerdi çalışmaları. Şarkının yeniden başlatılması, su ihtiyaçlarının giderilmesi, hoparlörlerin yerleştirilmesi ve en son toplanma işlerini gönüllü olarak yaparlardı. Gerçek bir ekip efsane bir gösteri için sıfırdan dolu dizgin hazırlanıyordu. 

Etkinlikler yaklaşırken üniversitede dans gruplarının duyurularını asarak kampüsteki herkesi izlemeye çağırıp, o anda ayaküstü sorulan sorulara da coşkuyla cevap veriyorlardı. Hepsi, aralarından çıkan yedi kişiyi destekliyor ve onur duyuyorlardı. 

“İşte tam burası” dedi hoca, öğrenciler dikkat kesildi. Bizim çocuk ta ekrana bakmak için arkadaşlarının arkasından, uzaktan kafasını kaldırdı. Takımı yatırdığı ve arkadaşlarını üzdüğü için kendini suçluyordu. Arkadan izlerken o an geldiğinde utancından daha fazla dayanamayıp gidecek gibiydi. Hatanın yapıldığı saniyeler ağır çekimde defalarca izlendi. 

Arkadaşları arkaya dönüp baktıklarında bizimki olayı anlayamamıştı. Herkes susmuş ve sadece bakıyorlardı. 

Arkadaşlarının yanından geçerek ekrana yaklaştı, uzaktan izlerken tam görememişti. Videoyu geri aldı ve ağır çekimde bir kez de o oynattı. Başa aldı tekrar oynattı. Hatası olmadığını görünce rengi yerine gelerek tazelenen canıyla hocasına döndü “Hocam ben doğru yapmışım işte, ama nasıl olduysa orada herkes ayağını şaşırmış, ben şaşırmadan doğru ayakla devam etmişim!” dedi. 

“Ben sana yanlış dans ettin demedim ki” diye cevap verdi hocası, “Sen doğru dans ettin. Herkesin hata yapmasına ben de şaşırdım, o ayrı. Demek istediğim başka”.  

Ve ekledi “Doğru yapmak ta ısrar ederek ekibin uyumunu bozdun!” 

 

Sanırım arada bir kafamızı kaldırıp ekip arkadaşlarımızın nerede olduklarına bakmamız lazım. 

Bazen uyumlu olmaya doğru olmaktan daha fazla ihtiyaç duyabiliriz. 

[Toplam:6    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 3 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

2
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
1 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
Oğuzhan AkipekŞeyma Şahin Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Şeyma Şahin
Üye

Vayyyy sonunu çok güzel bağlamışsınız…Yazınız hoşuma gitti…Keyifliydi…
KALEMİNİZE SAĞLIK…