Tanrım Kötü Kullarını Sen Affetsen Ben Affetmem!

0
48

Bilerek ya da bilmeyerek;  kadere isyan ediyoruz, hayata küfrediyoruz. Allah’a karşı geliyoruz. Bazen hiç fark etmeden bizi yaradan Rabbimize saygısızlık ediyoruz. Ona karşı geliyoruz. Belki bir şarkıyla, belki bir namaz kılmayışımızla, belki de Allah’ın haram kıldığı şeyleri yaparak…

Geçen gün sokakta yürürken, yanımdan son ses müzik çalan bir araba geçti. Müziğin sözleri beni derinden etkiledi. Sözlerde şöyle diyordu:

“ Tanrım kötü kullarını sen affetsen ben affetmem.”

“ Bütün zalim olanları sen affetsen ben affetmem. “

Bu sözleri duyunca beynimden vurulmuşa döndüm. Şarkı sözleri adeta kulağımdan giriyor ve kalbime bir ok gibi saplanıyordu. Canımı oldukça yakmıştı. Yürümeye mecalim kalmadı…

Düşünsenize, bir insan dertli bir anında bu şarkıyı dinliyor. Bu şarkıyla nasıl bir moda girer düşünebiliyor musunuz?

Bu dünyayı yaratan, insanları yaratan, hayvanları yaratan. Ve tüm canlılar için yiyecekler, içecekler yaratan yüce arşın sahibi Allah’a bir isyandır bu sözler. !

Allah affettim demiş. Seni bağışlamış. Ve sen oradan laf atıp diyorsun ki: Sen affettin ama ben affetmiyorum.

Sen kim oluyorsun da affetmiyorsun? Allah affediyor da, sen affetmem diyorsun. Aman dikkat edelim! Gerçekten çok tehlikeli bu sözler. Ve bunun gibi birçok şarkı var. Fark etmeden dinliyor olabiliriz. Aman dikkat edelim!

Bu şarkıyı dinlerden, sende kendi içinden sözleri tekrar ettiğini düşünsene. Bu sözler adamı dinden çıkartır. Çok tehlikeli.

Her insan öfkelenir, bir şeye canı sıkılabilir, morali bozulabilir, kafasına bir şeyler takabilir. Mutsuz bir haber alıp, üzülebilir. Ama çare isyan etmek değildir. İmtihan  dünyasındayız şuanda. Eğer yaşanan her olumsuz anımıza isyan edersek nasıl olur da cennete girmeye hak kazanırız? Sabretmeliyiz. Başımıza gelen bütün olaylar Allah’tandır. Derdi veren, dermanı da elbette verir.

Dertlerimize derman olacak şey Rakı balık değildir. Bizi mutlu edecek şey, şarap şişesini kafaya dikmek değildir.

Geçmişte yaşadığımız olumsuz bir olayı unutmamıza yardımcı olacak şey, bira değildir. Bu yalnızca beyninin uyuşturur. Seni sersem bir insana çevirir. Ve sağlığını yerle bir eder.

Öfkeni hiçbir zaman sigara dumanı geçirmez. Yaralarına hiçbir zaman uyuşturucu merhem olmaz. Acılarına hiçbir zaman kollarına çektiğin jilet izleri, merhem olmaz.

Kafana taktığın şeyler, ailenle yada eşinle yaşadığın bir sorundan dolayı verdiğin intihar kararı hiçbir zaman kafandaki düşünceleri silmez. Ölüm yok olmak değildir. Sakın unutma! Ölüm yeniden doğmaktır. Tıpkı bir kelebek gibi. “Tırtıl yolun sonuna geldiğinde öldüm demiş. Allah kelebek ol demiş.”

Ölüm, gurbet diyarından asıl yurdumuza dönmektir. İmtihan dünyasında kazandığımız bütün sevap dolu valizimizi yanımıza alıp cennetteki evlerimize göçmektir. İntihar etmek çare değildir ey nefsim!

Bir insan, başka bir insanda olan aynı elbiseyi giymek istemez dimi? Farklı olsun ister, bana özel bir elbise olsun ister. Geç aynanın karşısına bak yüzüne, bak vücut elbisene kimsede aynısı yok.

Allah sana özel bir vücut tasarlamış, sana özel bir yüz; sana özel bir kulak, göz, burun, dudak… Sen Allah’ın bir tanesisin.

Asma şu suratını, gül birazcık. Vallahi değmez şu dünya için. Ellerini uzat ve bak şu parmak uçlarına. Allah sana özel bir kod yazmış. Sana özel bir parmak izi. Hiçbir insanda aynısı yok. Rabbin seni çok seviyor.

Sakın üzülme, sıkma canını… Geçmez dediğin ne varsa geçecek. Yüce arşın sahibi “Ol” diyecek, olmaz dediğin ne varsa oluverecek. Sen yeter ki namazını kıl, sabret, şükret ve dua et.

Allah benim duamı kabul etmiyor, çektiğim acılar bir türlü dinmiyor diye düşünme güzel insan. Allah içinden geçen bütün dertlerini biliyor, ettiğin duaları biliyor. Biraz sabret olur mu, biraz sabır…

Allah seni ihmal etmiyor, imtihan ediyor. Unutma ki öğretmenlerde sınavda sessizlerdir.

Yolun sonunda ebedi cennet var. Yolun sonu çiçekli. Allah’a kavuşacağız. Çok heyecanlı, çok güzel bir şey. Ölümden korkulur mu hiç? Gurbetten ayrılıp asıl diyarımıza gidiyoruz işte. Cennete.

Tebessümün sadaka olduğu bir dinimiz var. İslam gerçekten çok güzel bir din, Müslümanlık çok güzel.

İslamiyet’i araştırmamız lazım. Araştırdıkça tüm güzelliklerini göreceğiz. Okuma alışkanlığı kazanmamız lazım. Acele etmeliyiz. Rabbimizden bir sürü mesaj var okunmayı bekleyen.

Bir düşünün biri size WhatsApp’dan sürekli mesaj atıyor, ama siz okumuyorsunuz. Ama o sürekli mesaj göndermeye devam ediyor, belki bir gün okursunuz diye. Ama siz telefonun kilidini bile açmıyorsunuz ve telefonunuz günün birinde şarjı bitiyor ve kapanıyor. Mesajı gönderen kişi ne düşünür?

Yada bu kişi günde 5 kere sizin evinize gelip zile basıyor, sizi çağırıyor. Sizde onun sadece yüzün bakıyorsunuz ama cevap vermiyorsunuz. Bu günlerce böyle devam ediyor. Karşı taraf ne düşünür?

Her zaman çağırıyorum ama gelmiyor. Sanırım beni sevmiyor. Bana değer vermiyor. Ağzınla bunu söylemedi ama davranışları bunu belli ediyor diye düşünürüz değil mi?

Bu durumu bir de şöyle düşünelim. Rabbimiz günde 5 kere bizi huzuruna çağırıyor ezanlar ile. Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı. Ve biz gitmiyoruz. Dilimizle gelmiyorum demiyoruz ama. Vücut dilimizle, hal ve hareketlerimizle gelmiyorum demiş oluyoruz. Seni sevmiyorum, sana değer vermiyorum, bana vaat ettiğin cenneti istemiyorum demiş oluyoruz vücut dilimizle. Bunu hiç düşünmüş müydün?

Namaz bir teşekkürdür, Rabbimize bir şükürdür. Yarattığı bu kadar nimete karşı teşekkür etmektir, boyun eğmektir.

Bize bir su getiren insana bile “ Teşekkür ederim. “ diyoruz. Peki, suyu yaratan Allaha… Ona ne diyoruz?

İslamı bir araştıralım, kuranı kerimi okuyalım, peygamberimizin hayatını araştıralım. Hadisleri okuyalım…

Kâinat kitabını okuyalım. Rabbimizin yaratmış olduğu varlıklara bakıp Allah’ı tanımaya çalışalım. Minik bir karınca hakkında tefekkür edelim. Bir bebeğin yaratılışı hakkında tefekkür edelim. Bir mandalinanın hakkında tefekkür edelim. Allah mandalinayı bizim için yaratmış. Yarattığı yetmiyormuş gibi, birde bizim için dilim, dilim kesmiş. Elhamdülillah.

Soruyorum sana ey nefsim:

Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun?

Baran SAĞDIÇ.

[Toplam:4    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir