Seçimlere doğru

4
91

Öncelikle tarafsız olmadığımı belirtmek isterim. Hatta tarafsızlık diye bir şeyin olmadığını da iddia ediyorum. Herkes taraftır ve bunu sözleriyle, yazılarıyla, paylaşımlarıyla ve davranışlarıyla ortaya koyar.

Lakin, eğer taraftarlığımız adaletli olmanın, Hakk’ı savunmanın önüne geçiyorsa, birilerinin keyfine doğrulara kör ve sağır kalıyor isek, Allah muhafaza.

Haklıya hakkını teslim edebiliyorsanız, yanlış yapan sizden olduğu halde hatasını yüzüne söyleyebiliyorsanız, sizin taraftarlığınız dava içindir ki, takdire şayandır.

Ben, siyasette muhalefet olduğu için iktidara her konuda karşı çıkılmasına karşı olduğum kadar, hükümet olduğu için “her istediğimi el kaldırmakla hallederim” diyen iktidara da karşıyım.

Siyasetin vatan için, kalkınmak için, ülkeyi daha ileriye taşımak için ve halkın refah ve huzurunu daha yükseklere çıkarmak için yapılması gerektiğine inanıyorum.

Önümüzdeki seçimlere üç aydan kısa bir zaman kaldı. 31 mart 2019 tarihinde halk yerel yöneticileri seçip, ilçe ve büyükşehir belediyelerini, beş yıllığına emanet edecek.

Gönül ister ki, bu yarışa hazırlananlar verecekleri hizmetlerle, hayata geçirmeyi düşündüğü projelerle öne çıksın. Şehirlerimizin ve halkımızın sorunlarını nasıl çözecekleriyle gündeme gelsinler.

Ancak, durum maalesef çok farklı. Hizmet aşkından çok, ne pahasına olursa olsun, kazanma hırsı ön planda.

Muhalefet, mesela İstanbul ve Ankara’yı aldıklarında hem erken seçim hesapları yapıyor hemde referandum yoluyla değişen sistemi geri değiştireceklerini sanıyor.

Böyle olunca da siyaseti hep yanlışlar üzerinden yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstanbul’a ihanet ettik, bunda benim de payım var” dediğinde anlamadan, soruşturmadan balıklama atlayıp “al işte sana itiraf” diye bağırıp durdular.

Oysa Erdoğan’ın derdi başka idi. Konuşmasının devamında “Estetikten, incelikten ve köklü medeniyet değerlerimizden yoksun tekdüze bir mimari anlayışının giderek yaygınlık kazandığını görmekten üzüntü duyuyorum” sözleriyle ‘ihanetin’ ne olduğunu açıklamıştı.

Bursa’da yaşayan biri olarak belirtmek isterim ki, Bursa’nın sorunlarını, halktan kime sorsanız alacağınız cevap aşağı yukarı aynıdır. Birinci sırada trafik ikinci sırada dikey yapılanma, üçüncü sırada da günden güne azalan yeşil alanlar gelir. Bursa’nın yönetimine aday olanlar bu sorunlara odaklansalar eminim çok daha iyi sonuç elde ederler.

Yarışmanın görünen ve dikkat çeken bir tarafı da kimin dini hassasiyetinin daha yüksek olmasıdır. Fakat herkesce malum ki CHP ve İttifaktaki ortakları, deyimleriyle olsun, hareketleriyle olsun bu yarışta hiç şansları yok.

Annelerinin başörtülü olması, kendilerinin her gün cuma namazı kılması bir şey değiştirmiyor. Liderlerinin söz ve davranışları yanı sıra örgüt yöneticilerinin tam aksi yönde açıklamaları ve sosyal medyada paylaşımları samimi olmadıklarını ve sadece oy kazanma amaçlı takla attıklarını açıkça ortaya koyuyor. Yani bilerek ve isteyerek insanları kandırmaya çalışıyorlar.

Seçim arefesinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2014 yılında sarfertiği bir cümle dolaşıyor sosyal medyada. “Ayasofya’ya biletle değil abdestle girmek istiyoruz.” diyor sayın Kılıçdaroğlu.

Ne kadar güzel bir cümle, değilmi?

Fakat herkesçe malum olanın tersini yapıyor Kemal bey. Bugün, Ayasofya ibadete açılsın diye bir oylama yapılsa mecliste CHP tüm saflarıyla karşı çıkar. Olmadı “Mustafa Kemal’ın vasiyeti var” diyerek Anayasa Mahkemesine koşar.

Oda mı olmadı, “Ayasofya daha önce kilise idi. Eğer onu aslı görevine döndürecekseniz cami değil kilise yapılması gerekir” derler.

CHP’nin içinde bulunan herkesin İslam karşıtı olduğunu söylemek haksızlık olur elbette. Fakat İslam karşıtı olarak görsel ve sosyal medyada öne çıkanların hepsinin CHP’li olduğunu söylersek yanılmış olmayız.

[Toplam:2    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 3 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

4
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
2 Thread replies
1 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
3 Comment authors
Bünyamin KılıçTuncay YıldırımHüseyin İmamoğlu Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Güzel bir yazı olmuş ancak , Ayasofya’ya abdestle girmek isteğen kim olursa olsun , tutarsızlığından emin olsak bile, iyi niyetle yaklaşarak teşvik edip cesaretlendirsek daha iyi olmaz mı ?

Tuncay Yıldırım
Üye

Bünyamin Bey,

Kaleminize sağlık.

Çok objektif ve denge içeren bir yazı olmuş.

Yerel seçimlerde particilikten öte, adayların bu niteliklere uygun olup olmadığını tahlil etsek daha yerinde bir davranış olur kanaatindeyim.