Restorasyon şart

0
40
Kaos

Restorasyon şart

Günler haftalar , aylar yıllar ve mevsimler herşey kendini yeniliyor

biran düşündümde neydi hayattan beklediğim.
Hayat beklentilerini yaşamak mıydı ? yoksa kurduğun toz pembe hayellerin yıkıldığı için karartmak mıydı kısacık ömrünü

Yaşanmış olan herşeye rağmen sevmek hayatı …şuan yapabileceğimi bilsem gençliğime geri dönüp geleceğime doğru yatırım yapardım. Biliyorum artık geri dönmek imkansız

Çokta geç kalmış sayılmayız gelecek için yatırım yapmaya .
geriden gelen pırıl pırıl su gibi gençler var onlara ışık tutmak , yol göstermek ,elimizdeki imkanları onların imkanı haline getirmek ,geleceğimiz için yapacağınız en büyük yatırım olmaz mı ? Zararın neresinden dönülür ise karı orası değil mi ?
Zaman hızla akıyor yelkovan akrebe yetişmek için bir atlet edası ile koşarken , dünya ve güneş yeni evli bir çiftin ilk sahne heyecanı ile ahenkle dans ederken ömür geçiyor .
Ahiretin tarlası olan dünyanın farkında olmadan yaşayan gençlerimizi hor görüp suçlamak ne kadar kolay öyle değil mi ? Onları işe yaramaz bir varlık olarak görmek , onlar bilmiyorlar bilseler yapmazlar o hataları .
Sen , ben , biz çok mu masumuz ? tertemiz miyiz ? Hayır haşa hiç birimiz peygamber değiliz .Ancak peygamberler korunmuştur ve günahsızdır. Biz Adem oğluyuz , kızıyız beşeriz şaşarız hata da yaparız .
öyle ise bu kaybolup giden gençliğimize sahip çıkmalıyız. bence …

Geri dönüşüm bizim için mümkün olmayan geri dönüşüm .
cam şişe , kağıt , poşet, plastik vs. çöp dediğimiz ne varsa onlar bile geri kazanılır . bizim gençlerimiz bu kadar mı değersiz ? ki bir kere çamura düştü diye onları yalnızlığa terk edip gideceğiz. Altın çamura düşmek ile ne kaybeder değerinden biz ne zaman bu kadar zengin olduk ki beş kuruşun hesabını yaparken külçe külçe altını sokağa atar olduk ?
O gençler değil mi ? 15 temmuzda birileri kablunbağa gibi kabuğuna çekilirken vatan sana canım feda , vatan sana canım feda diyerek bağıra bağıra meydanlara inen , üstü başı yırtık ayakta duracak hali yokken vatan , vatan diye feryat eden ölüme meydan okuyup şahadeti şefer bilen , takım elbise kravatı yoktu üzerlerinde ama yürekleri iman dolu o madde bağımlılığı olan gençlerimizin.

Mevlana biliyordu yıllar önce söyledi .
Üstünde elbise olmayan adamlar , içinde insan olmayan elbiseler diye …

Oturup ta dinlemedik bir kere , bu garibana ne olmuş ne derdi var diye ,
onlar istiyor mu o hayatı yaşamayı ?
sen sıcacık evinde otururken…
o yağmurun ok gibi yağdığı soğuk , ıssız ve karanlık gecede ,yıkık dökük harabe yerde acaba esen sert bir rüzgarda yıkılır mı diye , korkmadan sabah etmeyi bekledi günlerce , Islanmış bedenini , üşümüş elleriyle titreyerek omuzlarını turup ısınmaya çalışmak ,açlıktan guruldayan karnını bastırarak karşısına gelen ilk kişiden bir ekmek parası için el açmak kolay mı ? Bu yazıyı okuyan hangimiz gururumuz benliğimizi ayaklar altına alıp ta el açarız.
Soruyorum size hangimiz ?

Ya hangimiz bu genci evinize alırız ? …
Peki hangimiz en sevdiğimiz canım dediğiniz dostumuzun veya en çok sevip güvenerek evimize aldığınız kişinin sevgilisi hatta helâli olan eşi ile evimizin salonunda öpüşmesi ne izin veririz ? … İki soru içinde cevapları tahmin edebiliyorum.
Hergün gazete dergi ve tv programlarında boy boy tüm sanatçıların hayatlarını ezberledik şov dünyasının kim kime dumdumasını soktuk evimizin baş köşesine …
Yanı başımızda hayatımızın içinden genç insanımızı görmezden gelip geçtik , bir kenarda bükülmüş halini görüp öylece geçip gittik hayatında kokuşmuş bir çöp yığınına bakar gibi
sen söyle güzel insan suç kimde …

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 1 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir