Özeleştiri

12
1315

Son günlerde gündem yine kadına şiddet ve çocuk istismarı. Bu yazımda size kadına şiddetten bahsedip, bir kadın olarak birazda özeleştiri yapacağım.

Şair der ki; “Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne diken. Koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur.”

Sevgili erkekler; Bizler sizin anneniz, kardeşiniz, eşiniz, sevdiceğiniz veya kızınız, özetle hayatınızın anlamı varoluş sebebiniziz. Bizlerin olmadığı bir hayat düşünün ! düşünemediniz dimi …

Nasılda her şey anlamını yitirdi, kocaman bir boşluk, anlamsız amaçsız bir hayat.

Her daim bir kadına muhtaç ve bağımlısınız, inkar etmeyin.

Bir erkek birlikte olduğu kadının balkonundan seyreder dünyayı. Hayat tarzı, bakış açısı, giyim kuşam yemek kültürüne kadar her şeyi zamanla değişir. Bir erkeği çekip çeviren vezir de eden rezil de eden kadındır.

Arkadaşım; Bil şu kadını kıymetini, dövmek sövmek öldürmekte nedir.

Evet bayanlar, buraya kadar duymak istediklerinizi yazdım. Fakat olay bu kadar basit değil aslında. Bir haber çıkıyor; KADINA ŞİDDET…Yol ortasında dövdü kadını hastanelik etti…Hepimiz bir ağızdan başlıyoruz küfretmeye, beddua etmeye. Vuruyoruz yerden yere konu burada kapanıyor.

Yahu birinizde çıkıp adam akıllı sorsanıza bu adama neden yaptın diye.

HİÇ BİR MAZERET ŞİDDETİ HAKLI ÇIKARMAZ ayrı konu; Ama

Sanırım bu adamları bu hale bizler getiriyoruz. Nasıl mı ?

Bitmek bilmeyen kaprislerimizle, kıskançlıklarımızla, doymak bilmeyen nefsimizle, her şeye sahip olma hırsımızla, SEVGİSİZLİĞİMİZLE, İLGİSİZLİĞİMİZLE…

Hiç düşündünüz mü eşiniz tüm gün işte neler yaşıyor nelere katlanıyor. Para kazanmak uğruna nasıl çabalıyor. Sokakta güneşin altında çalışan adamları görünce acırız, ne zor şartlarda evine ekmek götürüyor deriz. Sadece onlar mı zor para kazanıyor sanıyorsunuz ! Takım elbisesini giyip, klimalı büroda çalışan, çayı kahvesi önüne gelen bir adam, size göre rahatı yerinde değil mi.

Yanılıyorsunuz… Her işin her mesleğin ayrı bir zorluğu ayrı bir stresi var. Şefi var müdürü var patronu var. Azarı var tehdidi var kovulması var. Tüm gün yetiştirmesi gereken işler var. Bir hatasının nelere mal olacağını bilmenin stresi var. VAR DA VAR.

Bu adam işten çıkıp eve geliyor. Aslında istekleri çok basit; güler yüz, bir kap sıcak yemek, temiz giysi ve gönlünü hoş edecek bir hatun. Bu adam senin bütün gün temizlik yaptığınla ilgilenmez, yerleri üç su silmende umurunda değildir.

Bizler ne yapıyoruz; tüm gün yaşadıklarımızı biriktirip biriktirip, akşam kocamıza kusmak için bekliyoruz. Tabağı kafasına vururmuş gibi masaya koyuyoruz. Bakımsız saçlarla, temizlik yaparken giydiğimiz eşofmanla ve de bir karış suratla karşılıyoruz eşimizi.

Nedense hep mutsuzuz… Hep bir şeylerimiz eksik. Sürekli çevremizdeki insanlara bakıp, onların sahip olduklarına sahip olma isteğiyle yanıp tutuşuyoruz. Eşimizin daha çok para kazanmasını bekliyoruz. Daha çok kazandığında daha da çok kazanmasını.

Erkek şuur altında hep bununla yaşıyor. Mutsuzda olsa işinden ayrılamıyor. Eve geldiğinde olacakları biliyor. Kaçımız böyle bir durumda, canın sağ olsun hayatım başka bir iş bulursun rızkı veren Allah’tır diyebiliyoruz? Kaçımız zor günlerinde saçını okşayıp üzülme bu da geçer diyerek teselli ediyoruz.

Dürüst olalım yapmıyoruz… Felaket tellallığına başlıyoruz. Saatlerce, günlerce, hatta yeni bir iş bulana kadar devam eden serzenişler.

Pekiiiii bizler eşlerimizden şikayet ederiz, dövüyor deriz, sövüyor deriz, aldatıyor deriz ama otururuz yine…

Çünkü bizler, Bize verilen imkanlardan vazgeçmeyi göze alamayız.” Koca parası yemek” diye bir tabirimiz bile var.

Bir çoğumuz aynı mazeretlerin arkasına sığınıyor. Paramız yok işimiz yok gidecek yerimiz yok. Bende diyorum ki böyle bir şey yok, sen yeter ki rahatından vazgeç, çalışacak işte çok ekmekte çok.

Dersen ki ben bu imkanları bırakıp çalışamam, o zaman kapa çeneni namusunla terbiyenle otur evinde hoş tut kocanı.

Bir Afgan kadına muhabir sorar; ”Eşinizi savaşa gönderiyorsunuz eve kim bakacak”. Kadın, başı dik bir şekilde yanıtlar “Ben eşimi hiçbir zaman rızık verici olarak görmedim”.

Beyler; Sizleri duyar gibiyim. Böyle kadın mı kaldı demeyin. Can Yücel’in dediği gibi, sende ADAM olacaksın seçmesini bileceksin.

[Toplam:7    Ortalama:4.6/5]
Gönderiyi Takip Et
( 6 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

12
Kimler Neler Demiş?

avatar
6 Comment threads
6 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
7 Comment authors
Oğuzhan AkipekŞeyma ŞahinMeryem Melek AyyıldızkbrnurrrHundi Sarıçam Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Kaleminize,yüreğinize, emeğinize sağlık kardeşim.Güzel bir yazı olmuş…Yazınızdan saadetin anahtarının eşler arasında empati yeteneğini geliştirmek, arzularla imkanlar arasında denge kurmaktan geçtiğini anlıyorum.Tebrik ediyor, başarılarınızın artarak devamını diliyorum.

Turgut Akkuş
Üye

Hundi sarıçam Merhametli ,adeletli ,dürüst,stresli sert Erkekler adına sizi ayakta Alkışlamak istiyorum. Böyle dengeli tutarlı özeleştiri şimdiye kadar doyurucu böyle bir yazın okumamıştım. A’ dan Z’ ye size katılıyorum. Yalnız iki cümlenizden size katıldığım, kadınların giyim kuşamı ve erkeği hoş tutması 100 % doğru. Katılamadığımı ise olmassa olmaz kadın içinde Aşık veyselin dilinden cevaplıyayım. / Güzelliğin beş par etmez şu bendeki ask olmasa / yani:
– Ne erkeksiz kadın
– Nede kadınsız erkek değerlidir.
Yazınızı beğenerek imrenerek okudum. Bütün kadın erkeler okusa bu yazınızı yeridir.
Elinize Gönlünüze sağlık.

Hundi Sarıçam
Ziyaretçi
Hundi Sarıçam

Çok çok teşekkür ederim.Beğenmenize gerçekten çok sevindim.Böyle güzel yorumlar almaya devam edersem yakında kitap bile yazarım 😀

Turgut Akkuş
Üye

Kitap yazınız efendim yazınız da! Okuyanı az haberiniz olsun, ben yazdım ordan biliyorum. Varsa yoksa tanınmış yazarların kitapları yeni yazarların emeğini yayıncı kazanıyor. Yinede tavsiyem yazmanızdan yana .Bilin istedim. Bu arada yazınızı izninizle çok okunması için paylaşıyorum.

ᴋʙʀɴʀʀ (ᴍᴇᴋᴛᴇᴘʟɪʏᴀᴢᴀʀ)
Üye

cidden mühim bir konuyu ele almışsınız tebrik ederim başarılarınızı devamını dilerim

Oğuzhan Akipek
Üye

Hundi Hanım, “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” kapsamında bir konu olmuş. Cesurca bulduğumu itiraf etmeliyim. Lakin kritik bir konu eksik kalmış, ya da vurgu tam yapılamamış. Kadınların uygun olmayan davranışları, sözleri sebebiyle biz erkekler “sevme” duygusundan mahrum yaşıyoruz. Bazen dönemlik, bazen de sürekli. Bu çok önemli. Yapılan hareketlerle sevginin yok edilmesi insanlığa saldırıdır. Vahşice ve cahilcedir. Tabi bu dönemlerde kadınlar da mahrum kalıyor. Kimseye anlatamadığımız konu bu aslında… Evet, aslında derdimiz bu, şiddet middet değil. Kadına şiddet şişirme bir gündem olduğu için hiç ilgilenmiyorum bile. Ne ara şiddetin kadına yönelik olanını ele alacak kadar analitik düşünen bir toplum… Daha fazla oku »

Meryem Melek Ayyıldız
Ziyaretçi
Meryem Melek Ayyıldız

Bu yazıyı hatırladım. Okuyup okumamakta tereddüt etmiştiniz.

O güne gittim.

Kaleminize sağlık.🌺

Şeyma Şahin
Üye

Bu yazıyı hatırlar gibi oldum…
KALEMİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK…