Ömür; İki Soru ve Bir Ünlem

10
107

Hayatımız iki soru işareti bulunsun, birde ünlem. Birinci soru işareti; ahirette sonumuz ne olacak? Bilmiyoruz.
İkinci soru işareti; dünyada sonumuz ne olacak? Bilmiyoruz.
Ve ünlem; yaşıyoruz, değişiyor ve değiştirebiliyoruz.
Yani sonsuz aleme kapısını açacak olan, nefes aldığımız ömür, yapıp ettiklerimizle ümit ve korku arasında.
İşin özü; yapıp etmelerimiz, değişip değiştirmelerimiz, hareketimiz.
Allah’ın seni, beni, bizi sınava tabi tuttuğu; eylemlerimiz. Velhasıl yapıp ettiklerimiz bizim iki dünyamızı oluşturuyor.

Zaman zaman arkadaşlarımla ümmetin dertleriyle dertlenip yaralara ilaç olmayı, sihirli değnek misali dokununca herşey halolsun isteriz. Somut bir adım atamadığımız için anın çaresizliğiyle, dar çerçevede bulduğumuz çare; şehit olma isteği olur. Çerçeveyi biraz daha büyütüp baktığımızda ise Necmettin Erbakan Hoca’nın sözü gelir aklımıza “Allah sizin zafere ulaşıp ulaşmadığınıza bakmayacak. Allah sizin eylemlerinize bakacak.” Yani Allah, dini için eylediklerimize bakacak.

Yaşam tarzımız, eylediklerimiz, ümitlendiklerimiz Allah’ın dediğinden çıkmamak olursa asıl zafere o zaman ulaşmışızdır.
İçinde bulunduğumuz çağa bakıp ümidi kesmenin hayıflanmanın anlamı yok.
Tarihe bakalım. Geçmiş dönemlerde de türlü türlü imtihanlar mevcut. Peygamberlere yapılan işgenceler, Endülüs’ün yıkılması, Kudüs, Bosna, Suriye, Türkmenistan, Moğollar, Haçlılar… Tüm bu yaşananlar içinde Allah kulunu görmek istiyor.
Nasıl ki bir marangoz; “Ben Kudüs’ün fethi için ne yapabilirim?” deyip oturmadı, Selahaddin Eyyubi’ye ümit olduysa Allah senden benden hareket etmemizi, dini için çalışmamızı Selahaddin gibi sırtını Allah’ a yaslamamızı bekliyor. Yaşımız kaç olursa olsun. Ömer Muhtar gibi, Furkan Doğan gibi Allah için eylememiz, hareket etmiz bekleniliyor.

Dünya değişse de Müslümanlığa yakışan, Müslümanca yaşamanın gereği; ümitvar olmak, hareket etmek oluyor.

Şartlar değişse de biz bu davada kararlı mıyız?
Sefer bizden zafer Allah’tan.
Bazen de oluyor ki hakiki zaferi yani rızayı, Allah’ın sevgisini aramak isteyen ruh, dünyayı arayan nefsin, bedenin peşinde koşarak bitap düşüyor. Böylelikle bendenin yorulması ve ruhun aradığını bulamamasıyla seferide Allah’tan bekliyoruz zaferide. Bir kurtarıcının elimizden tutup bizi bu bataklıktan çekmesini bekliyoruz. Hz. Muhammed’in hayatını ulaşılmaz görüp, türlü sınavlardan geçtiği gerçeğine gözümüzü kapatıp düz prüzsüz ve sorunsuz bir hayat yaşamayı arzuluyoruz.
Ama dünya cennet değil.
İslami hükümler biran önce gelsin kurtarsın istiyoruz. Ama İslam’ı sadece toplumsal anlamda istiyoruz. Ümidimizi kendimiz dışında olandan bekleyip olmayınca da ümitsizliğe kapılıyoruz. Hayatımızın İslamla şekillenmesine gelince karışmıyoruz. Böylece özlenen, rol model olması gereken, Asrı Saadet devri sadece geçmiş dönemde kalmış, dünyadan bir kesit gibi özlemle gözleniyor.

Hayatın labirentlerine bakıp; “Ne kadar karışık ben bu işten kurtulamam deyip kalbimizi gömüyoruz. Kalbini gömen ruhunu gömüyor. Ruhunu kaybeden hakikaketten perde perde uzaklaşıyor, uzaklaştıkça ruh sıkılıyor sıkılıyor.

İlacımız ise; hakikate ve korku gününe perde aralayacak, iki soru ve bir ünlem.
Dünyadan sonun ne olacak?
Ahirette sonun ne olacak?
Yaşıyoruz, değişiyor ve değiştiriyoruz!

Anahtarimiz ise; ölüm başımıza birkez gelecekse o halde neden Allah için olmasın, neden Allah için yaşamayım? Hayatımızın ortasına bu sözü yerleştirirsek bu uğurda tek kalsak dahi ümitsizlik meydanında kaybolmaya yüz tutmuş yüreklere ses oluruz.
Dünya şimdi bize kaldı. Vakit er meydanında Hak’ı anarak çıkma vakti. Şah damarından daha yakın o vakte, hak meydanına, çıkmaya yüreğimiz olsun.

[Toplam:7    Ortalama:4.6/5]
Gönderiyi Takip Et
( 6 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

10
Kimler Neler Demiş?

avatar
5 Comment threads
5 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
6 Comment authors
Şeyma ŞahinTuncay YıldırımTugba CamAslıhanSevanur Caner Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Turgut Akkuş
Üye

Sevanur hanım tebrik ederim,
Yazılması hiç unutulmaması her zaman hatırda tutulması gerekenler. En önemlisi sanırım, bizim çetrefelli hayattan kurtulamamak gibi ümitsizliğimiz var. Bunun için ilim, bilgi birde hiç durmadan, el verdiğince insanların hayrına olacak üretgenlik. Bu anlamda yazınızı beğenerek okudum, elinize gönlünüze sağlık.

Aslıhan
Ziyaretçi

Sevanur hanım ben Aslıhan , Samsun’da tanışmıştık sizinle.O zaman duruşunuzu çok beğenmiştim şimdi ise görüş ve yorumlarınız beni etkiledi.Ne güzel yazmışsınız yani o kadar içime işledinizki teşekkür ederim bunun için.Bu arada ben de Allah için yaşamayı,insanları Allah için sevmeyi çok istiyorum.Ayrıca yazmak benim için hazdır seviyorum yazmayı ben de böyle sizin gibi yazabilir miyim?Bunun için ne yapmam gerekir?
Cevabınızı bekliyorum inşallah
Allah’a emanet olun..

Tugba Cam
Üye

Kaleminize sağlık okuyuculara güzel bir hatırlarma yazısı olmuş tebrik ederim😊

Tuncay Yıldırım
Üye

Sevanur Hanım,

Bu enfes yazı için sizi tebrik ederim. Hele hele son paragrafa bayıldım. Muhteşem bir yazı olmuş.

Yazınızın son paragrafını sosyal medya hesabımda yayınladım.

Teşekkürler tekrar bu güzel yazı için. 🙂

Şeyma Şahin
Üye

Sevgili Sevanur Hanım; Çok anlamlı ve muhteşem bir yazı olmuş…
Kaleminize ve emeğinize sağlık…