Nasıl bir çağ ?

12
1080

Modernizmin her şeyi atomize eden pozitivist ve  kartezyen mantığının egemenlik kurduğu bir çağ…

İnsanların bireyleşip köklerinden, geleneklerinden koparak yalnızlaştıkları için korku ve endişe ile kuşatıldıkları bir çağ…

İçlerinde büyüyen korku ve endişeleri bastırmak için olabildiğince çok şeye sahip olma hırsının harekete geçirdiği, ancak  zenginleştikçe  yoksullaştıran, malumat sahibi olundukça cahilleştiren , hükmettikçe köleleştiren bir çağ…

İnsan hayatının bütün yönleriyle modern teknolojinin tahakkümü altına alındığı…, Tüm toplumun ve toplumu oluşturan bireyler arası ilişkilerin gücü elinde bulunduranların çıkarları doğrultusunda tüketim eksenli  olarak inşa edildiği bir çağ…

Her ortamın rengine uyabilen ; esnek, omurgasız menfaatçi tiplerin rağbet ve itibar görüp idealize edildiği … Hasbi olanın değil ,hesabi olanın el üstünde tutulduğu bir çağ…

Dostluk kurmanın yerini çevre yapmanın aldığı, beşeri ilişkilerin, “ bu adamdan nasıl yararlanabilirim “ düşüncesi üzerine inşa edildiği bir çağ..

İnsanların insan olarak değil, imkan olarak görüldüğü bir çağ…

İnsani çabaların boşluk, sığlık ve anlamsızlığı giderip,  iç dünyaları  düzenlemeye değil, dışarıdan  övgü  ve alkış almaya sarf edildiği bir çağ…

İnsanın istikametini düşünen beyinlerin,  akıl  eden kalplerin  değil  ; uyuşturucu ve zevklendirici  aygıtların tayin ettiği bir çağ…

Muhayyilenin yatak odası ve mutfağın ötesine geçemediği bir çağ…

Kulakların dışarının şaşaa ve şamatasına alabildiğince kabartılıp, yüreğin sesine kapatıldığı bir  çağ…

Ahlakın öldüğü, vicdanın iç kanama geçirdiği bir çağ…

Toplumdan beklentilerin en üst perdeden dillendirilip, sorumlulukların ihmal edildiği bir çağ…

Topluma ahlak ve fazilet sahibi insanların değil, sihirli sözcüklerle laf cambazlığı yapan şarlatanların önderlik ettiği bir çağ…

Sevdiklerinden kopmanın, aile bağlarını koparmanın özgürlük telakki edilip kutsandığı bir çağ…

Kendi  içinde yürüyemeyen insanın kendi dışında kaybolup gittiği bir çağ…

İnsanın iç dünyasının çoraklaştırılıp, mekanikleştirildiği ; kadere karşı sağırlaştırılıp kendine yabancılaştırıldığı bir çağ…

Özün kaybolup görüntü ve imgelerin  öne çıktığı…

Niceliğin niteliği öncelediği bir çağ…

İçtenlik ve samimiyetin kaybolduğu, imajın ihlas ve takvayı ötelediği,  dini darlığın dindarlık olarak algılandığı bir çağ…

 

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 7 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

12
Kimler Neler Demiş?

avatar
6 Comment threads
6 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
7 Comment authors
Tuncay YıldırımAyşe ÖĞÜNÇİsa ÜLKERŞeyma ŞahinMeryem Melek Ayyıldız Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Şirin Leyla Terzi
Üye

Hüseyin Abi ,
Yazını bir solukta okudum.
Her kelimene katılıyorum.
Çağımız gerçekten kanayan bir iltihap sanki
Dediklerini kulaklarımıza küpe yapıp
Haz ve hızdan kendimizi ve dahi çevremizi çekip almalıyız.
Hem dünya hem ahiretimiz için…
Canı gönülden tebrik ederim🙂

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Çok teşekkür ederim kardeşim, beğenen yüreğinize sağlık…

Meryem Melek Ayyıldız
Üye

Hüseyin Bey ne güzel tanımlamalarınız var, bayıldım.

Hele şu cümleye bittim.

“Kendi içinde yürüyemeyen insanın kendi dışında kaybolup gittiği bir çağ…”

Sosyal medya hesaplarımda paylaştım bile.

Yüreğinize sağlık herşeyden önce. 🌺

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Meryem hanım..Sizin gibi hem akla, hem gönle hitap eden güçlü bir kalemin lutfedip yazımı paylaşması benim için onurdur, ilginize çok teşekkür ediyor, selamlarımı saygılarımı sunuyorum…

Şeyma Şahin
Üye

Hüseyin Bey ne güzel anlatmışsınız. Gerçekten sözlerinize katılıyorum.
”İçtenlik ve samimiyetin kaybolduğu, imajın ihlas ve takvayı ötelediği, dini darlığın dindarlık olarak algılandığı bir çağ…” KALEMİNİZE SAĞLIK…

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Şeyma hanım, beğenileriniz bana güç ve cesaret verip, şevkimi artırıyor.İlginize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.Allah razı olsun.

İsa ÜLKER
Üye

Hüseyin abi çok sağlam cümlelerle oluşturulmuş, çok sağlam bir yazı olmuş. Tebrik ederim. 👏👏

Kullandığınız cümleler, sanki bir cümle makinasına konuyla alakalı kodları girmişsiniz ve tamam tuşuna basmışsınızda önünüze dökülmüş gibi… Nasıl Bir Çağ Hüseyin Abi 😉😉

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Çok teşekkür ederim,beğenen yüreğinize sağlık, İsa bey kardeşim.Sizin gibi yeteneklerin iltifatlarına nail olmak benim için en büyük ödüldür.

Ayşe ÖĞÜNÇ
Üye

Gerçekten çok güzel anlatılmış gidişat, bir alışkanlığım vardır beğendiğim şeyleri kopyalar notlarıma eklerim, hangi cümlenizi alsam bilemedim hepsi birbirinden anlamlı.Kaleminize sağlık Hüseyin bey.

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Beğenmenize çok sevindim, mutlu oldum, kardeşim.Beğenen yüreğinize sağlık diler, cömert iltifatlarınıza çok teşekkür ederim.

Tuncay Yıldırım
Üye

“Al duvara as, arada bir mutlaka bak” yazısı.

Arkadaşlar söylenebilecek herşeyi söylemişler.

Ben bu yazına söyleyebileceğim bir ifade bulamıyorum şu an Hüseyin Abi.

Gerçekten yorum yapamıyorum şu an. Biliyorum ki yapacağım her türlü övgü bu yazının hakettiği değeri karşılayamayacak.

Ben de sosyal medya hesaplarımdan paylaştım.

İstifade edeni, hayır bulanı, hayır göreni çok olur inşallah.

Allah razı olsun Hüseyin Abi.

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Kardeşim, gönlünüzün güzelliğini yansıtan bu cömert iltifatlarınız beni mahcup ediyor..Size nasıl teşekkür edebileceğimi bilemiyorum. ” Marifet iltifata tabidir.” fehvasınca, beğenilerinizden güç alıyor, yazmak için kendimde kuvvet buluyorum.Sağ olun , var olun ;Allah razı olsun.