İnancımız Kalmamıştır

0
92

Her yere baktık, her yere sorduk, her yeri dolaştık, her ümit dönemecinde, “burada kesin vardır” dediğimiz her yerde, her alınyazısında aynısı yazıyordu:

“İnancımız kalmamıştır”

Herşeyin değişeceğine, herşeyin eski haline döneceğine yeryüzünün ve insanlığın bir gün barış ve huzur dolu, aydınlık, parlak ve altın günlerine erişeceğine dair inancımız kalmamıştır.

Artık tabelasında yahut vitrininde “insan bulunur” yazan mekanlar arıyoruz.

Geri dönülemez noktayı çoktan geçtik. Dönülmez akşamın ufkunda bile değiliz.
Vakit epey geç!

Kararlı ve samimi bir şekilde kıyam etseydik kıyamet bu kadar çabuk kopmayacaktı.

Büyüyünce ne olacaksın diye sorduklarında “insan olacağım” deseydik herşey çok güzel olacaktı.

Bize farz olanı hayat tarzı haline getirmiş olsaydık kafamız ne kadar rahat olacaktı.

Hepimi öteki tarafı düşünmüş olsaydık bu tarafı düşünmeye gerek dahi kalmayacaktı.

“Ha” deyince olmuyor, “Hu” deyince oluyor düsturunu belleseydik, kader ve tarih bizi tekrar yazacaktı.

Oysa insanligin bıraktığı izler hala aynı. Fazla ilerlemiş olamayız.

Kaçınılmaz son yaklaştıkça o harika başlangıçtan peyderpey uzaklaştık.

Erteledik, örseledik, umursamadık, “dumur”sadık. Durumlardan dumur olduk.

Zira kazaya bıraktığımız insanlıklarımızdan tamamen biz sorumluyuz.

Başımızı kuma gömüp başımızı yerden kaldırmayıp geçip gittiğimiz her tarafta hebamız ve hatta büyük vebalimiz var.

Kayırdık, hep ayırdık. Saymadık, saydırdık. Yemedik, içmedik birşey bırakmadık.

Toktuk, çoktuk ve insanlık sahnesinde pek yoktuk!

Hele hele şimdi öyle bir zamana denk geldik ki…

Yeryüzünü cehenneme çeviren biz insanoğlunun, neden bu kadar çok cenneti istediğimizi şimdi çok daha iyi anlayabiliyoruz.

Insansoyu olarak dünyanin her yerini her geçen gün yaşanmaz bir hale getirdiğimiz şu ortamda artık mahşer gününü tabir yerindeyse iple çekiyoruz.

Çünkü en büyük sınavımızı hakiki manasıyla o gün vereceğiz.

Düşünsenize bir kere, insanlik ailesinin tüm fertleri olarak ilk insandan tutun, hayatta kalan son insana kadar hepimiz orada hazır bulunacağız.

O gün kimseye haksızlık yapılmayacak, bütün sonu gelmeyen savaşlar, kavgalar, tartışmalar, ihtilâflar, yanılmalar, üstünkörü inanmalar, doğrular ve yanlışlar tek tek son bulacak.

Ve az da olsa bu su götürmez hakikate ve yadsınamaz gerçeğe dair inancımız kalmıştır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir