Hüzün Mevsimi : Sonbahar…

8
2174

 

 

Yine bir yılın sonuna yaklaştık… Sonbaharın ilk ayını geride bırakıp, Ekim ayının  içlerine doğru hızla  yol alıyoruz…

Havalar eni konu serinledi… Güneş bir çıkıp bir kayboluyor…

Denizin yüzü asık ; hırçın dalgalar çılgınca kıyıları dövüyor, martılar telaşla sağa sola uçuşuyor..

Leylekler göç hazırlığındalar…

Yaz aylarının canlılığı, coşkusu kaybolmuş, tabiat suskunlaşıp, sokaklar tenhalaşmış… Her tarafa sessizlik hakim olmuş…

Yalnızca tatlı tatlı esen rüzgarın sesi duyuluyor…

Yazın etrafı canlandırıp güzelleştiren yemyeşil yapraklar, önce sararıp sonra kızıl renge bürünerek tutundukları dalları terk ediyorlar…

Tabiattaki renk değişimini, insanlardaki değişim izliyor ; insan kendi içine çekilmeye,  durgunlaşmaya başlıyor…

Yazın giyilen ince ve rengarenk giysiler, yerlerini daha solgun ve kalın giysilere bırakıyor …

Sisli havalar… Pencereye vuran güz yağmuru tanelerinin çıkardığı sesler, hüzün duyguları uyandırarak yürekleri burkup, gözleri nemlendiriyor…

Sonbahar hazan mevsimi…

Ellerimizden kayıp giden güzelliklere  özlemlerin şiirlerde, şarkılarda dile geldiği, insan ruhunun incelip nazikleştiği  en şairane mevsim…

İçinde geçmişin, hayal kırıklıklarını,  iniş ve çıkışlarını barındıran, kimi zaman sevindirip, kimi zaman gücendiren ; dile getirilmesi, tarif edilmesi zor , karmaşık duyguların yaşandığı bir mevsim ; hüzün mevsimi..

Ünlü şair Can Yücel, “ sonbahar sanattır, diğerleri mevsim “ diyor.

Dalından düşen her yaprağın  ölümü, ayrılığı, yokluk ve çaresizliği hatırlatıp, gönül gözümüzü açmaya yönelik bir çağrıdır, sonbahar mevsimi…,

İnsanın olduğu her yerde hüzün vardır… Ondan kaçış yoktur…

Her nereye giderseniz gidin, davetsiz bir misafir gibi gelip sizi bularak gözlerinizin ardına konuk olup, bakışlarınızı donuklaştırır…

Sonbahar, yani sondan bir önceki zaman…Güneş batmak üzeredir.. Ömrünün Son demlerini yaşayan insanın  uzun bir yolculuğa çıkma vaktidir…

Yahya Kemal ne güzel demiş :

“ Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan “

Tatlı tatlı esen rüzgarları takip eden sonbahar yağmurları, adeta yitip giden güzelliklerin ardından dökülen gözyaşlarını andırır…

Dallarından kopan yağmur yaprakları, pınarlarından boşalıp yanağa aşağı süzülen gözyaşları gibi düşer toprağa…

Yaz mevsiminin ardından gelen sonbahar mevsimi , varlığımızın faniliği ve ecelin bir gün kapımızı çalıp, dalından düşen yaprak misali bizi de ebedi aleme taşıyacak olmasını hatırlatarak, hüzün deryasına daldırır…

Prof.Dr. Mustafa Kara, ” Akşam vaktinin hüznünü duymadan dünyanın geçiciliğini anlamak mümkün değildir ” diyor.

Bu söz Sonbahar içinde geçerli değil midir ?

Sonbahar, en içli duyguların insanı kuşatarak kendi içine, gönül ülkesine yolculuğa çıkardığı hazan mevsimidir..

Hüzün ;  lüks ve keyif azlığına, kasa ve masa kaygısına dayalı çiğ acı, ham keder değildir…

Hayatın amacını sorgulayan insanın bütün benliğini içinde bulduğu bir ruh hali, acıyı bal eyleyen bir yaşam biçimidir…

Hüzün , İçimizi sızlatıp, gözümüzü yaşartarak, kalbimizde merhamet duygularını çoğaltır…

Hüzün, kalabalıklar içinde yalnızlaşan insanın içine yuva yapıp yoldaşlık eden en yakın arkadaştır…

Yıllar boyu yaşanan hayal kırıklıklarının , acıların, kayıpların, aldanışların  mahzunlaştırdığı bir gönlün kendini göstererek , gözlere ve yüzlerdeki derin çizgilere yerleşmesidir hüzün…

Asil bir duygudur hüzün ; vakur, olgun, buruk ve suskun…Duyguların en güzeli, en hisli olanıdır..

Hüznün getirdiği gözyaşı kalp katılığını giderir…Kurumuş kalpleri güz yağmurları gibi yıkar, nemlendirir…

Duyguları olgunlaştırıp, insanı Allah’a yaklaştırır…

Her ne kadar itiraf etmesek de aslında hepimiz hüznü severiz…

Müzik listelerinin en başındaki hüzünlü parçalar  kalbimize dokunan şarkıları sevdiğimizi gösteriyor..

Bazı psikologlar, hüzünlü müziğin insanda ters  etki yapıp, kendisini daha iyi hissetmesini sağladığını söylerler…

2008 yılında Deneysel Sosyal Psikoloji Dergisinde yayınlanan  bir araştırma, kederin  hafızayı güçlendirdiğini söylerken, başka bir araştırma da üzüntünün muhakeme yeteneğini artırdığını gösteriyor…

İnsan ruhunu incelten hüzün, sanatçılar ve edebiyatçılar için büyük bir nimettir..

Onunla iç dünyalarının en derin kuyularına inip, en kuytu köşelerine girerek, oradan paha biçilmez hazinelerle dönerler…

İstisnasız her insanın kalbinde bulunan bir elmastır hüzün.. Onu bulan şanslılar, Hacı Bayramı Veli gibi :

N’oldu bu gönlüm, n’oldu bu gönlüm,

Derdi gam ile doldu bu gönlüm.

Yandı bu gönlüm, yandı bu gönlüm,

Yanmada derman buldu bu gönlüm  diye coşar,

Yahut,  Fuzuli  gibi :

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip,
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır, diye inler,

Veyahut,  Ahmet Haşim gibi :

“ Melali anlamayan nesle aşina değiliz “ diyerek, hüzün duygusunu tadıp tanımayan nesle hayret ederler…

Hüzün hatırlatıcıdır, farkındalık oluşturur.

Potansiyelimizi fark ederek, mutlak güç karşısında zayıflığımızın  şuuruna varıp ; sınırlarımızı tanıyıp, aczimizi, yetersizliğimizi idrak etmek istiyorsak , bize gurbet hissi yaşatan hüznümüzü sevelim..

 

 

[Toplam:4    Ortalama:4.5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 6 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

8
Kimler Neler Demiş?

avatar
4 Comment threads
4 Thread replies
1 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
5 Comment authors
Şeyma ŞahinSirin LeylaMeryem Melek AyyıldızHüseyin İmamoğluTuncay Yıldırım Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Tuncay Yıldırım
Üye

Ve efsane geri döndü.
Hem de muhteşem bir yazıyla. Her cümlesi nakış gibi işlenmiş her sözcüğü altın kadar değerli anlamlar içeren ifadelerle.

Kalemine sağlık Hüseyin Abi. Sonbahar ve hüzün ancak bu kadar güzel ve naif duygularla ifade edilebilirdi. Sosyal medya hesaplarımda bu harika yazıyı paylaşıyorum.

Bizi bu enfes yazılarından mahrum etme inşallah.
Arayı da çok uzun tutma inşallah.

Sevgiler, saygılar, selamlar.

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Estağfirullah , bu cömert iltifatlar, bu stayişkar ifadeler sizin güzel gönlünüzü yansıtıyor…Ben teşekkür ediyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Meryem Melek Ayyıldız
Ziyaretçi
Meryem Melek Ayyıldız

Hüseyin Bey izninizle bu güzel mi güzel hüzün temalı yazınıza çok sevdiğim Atilla İlhan dan bir satır ekleyeyim;

“Hayat zamanda iz bırakmaz.
Bir boşluğa düşersin, bir boşluktan.
Birikip yeniden sıçramak için,
Elde var hüzün…”

Kaleminize ve yüreğinize sağlık!

Nice enfes yazılarla hep aramızda olun inşallah!

Varlığınız önemli bizim için.

Saygılarımla.🌺

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Çok teşekkür ederim Meryem hanım,hem bu teşvik edici, cesaretlendirici, sitayiş kar ifadeleriniz için, hemde çok değerli katkılarınız için…Aranızda olmak benim için onurdur…Hayırlı ve huzurlu geceler diliyor, saygılarımı sunuyorum.

Sirin Leyla
Ziyaretçi
Sirin Leyla

Sevgili Huseyin Abi,

“Her nereye giderseniz gidin , davetsi bir misafir gibi gelip sizi bularak gözlerinizin ardina konuk oluo,bakislarinizi donuklastirir.”

Nasil guzel bir yazi…
Enfes…
Fevkaledinde fevkinde…

Sen ne olur ara verme yazmaya
Ne olur kelimelerin uzak kalmasin yüreklerimizden.

Sevgiler ,

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Beğenen yüreğine sağlık kıymetli kardeşim. Teşvik edici, cesaretlendirici bu cömert iltifatlarınıza çok çok teşekkür eder, selamlarımı,saygılarımı sunarım. Allah razı olsun..

Şeyma Şahin
Üye

Sayın Hüseyin Bey;
Sonbahar bu kadar mı anlamlı olur yazınızla…
KALEMİNİZE,YÜREĞİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK…

Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Çok teşekkür ederim.Şeyma hanım kardeşim.Beğenen yüreğinize sağlık…