Hayat Üzerine Düşünceler

0
57

Gerek kendi hayatımı anlama gerekse diğer insanları tanıma ve başkalarına yardımcı olabilmek açılarından “düşünme”kavramının benim için her zaman ayrı bir yeri ve önemi olmuştur.

Bu nedenle burada Tolstoy’un “Hayat Üzerine Düşünceler”kitabının beğendiğim kısımlarını paylaşmak istedim.

Bana göre böylesi düşünceler ve fikirler sadece kitaplarda kalmamalı daha fazla insana ulaştırılmalı…

Kitabın arka kapağındaki yazı Tolstoy’un yaşama ve insanlığa bakış açısını özetler nitelikte:

“Tolstoy,yaşamın ve ölümün anlamını ömrü boyunca arayan,yaşamın sonuna doğru ölümün anlamını yaşamın içinde bulan,yaşamın amacının da tüm insanları sevmek,tüm insanları kardeş bilmek olduğunu savunan büyük bir sanatçıdır”

Şimdi Tolstoy’un hayat üzerine düşüncelerini anlamaya kitaptan alıntılarla devam edelim…

“Herkes kendi iyiliği ve menfaati için yaşar”

Yaşamak demek,kendi iyiliğini ve menfaatini istemek demektir diyor,”insan hayatındaki çelişki”bölümünde Tolstoy ve devam ediyor,diğer varlıklar için kötülük arzu etmemesi,onların elem ve ızdıraplarını görerek müzdarip olmamak içindir;başkaları için iyilik istemesi de yine onların şahısları için olmayıp başkalarının mutluluğundan kendisine fayda payı çıkarabilmek içindir…

Tolstoy’a göre,hayatın gerçek iyiliği(hayrı)herkesin kendi şahsi menfaatine yönelmesiyle değil,belki her bireyin herkesin menfaatini arzu etmesiyle gerçekleşebilir.

Tarih bize gösterir ki,beşer toplumun ilerlemesi fertler arsındaki mücadele ve çekişmeyi arttırmakla değil,belki ahenksizliği ayrılık ve gayrılığı ortadan kaldırmakla vücuda gelebilir.

Tolstoy’un fikirleri bu kadar toplumsal ve kapsayıcı olmasına rağmen en yakın çevresinden bile destek görmemiş buna rağmen inandığı ve bildiği yoldan dönmemiştir.Fakat yine de kendi kendine:

Peki öyleyse ne yapmalı?Nasıl şekilde hareket etmeli?Nasıl yaşamalı?Diye sorgulamadan da edememiş ve şöyle devam etmiş…

Çevresindeki insanların kendi felaketli hallerinden ve fiillerindeki anlamsızlıktan habersiz bir halde yaşadıklarını gören uyanmış kişi;kendi kendine “ya onlar akılsız ya ben,gel gelelim bu kadar milyonlarca insanın akılsız olması ihtimalden uzak o halde akılsız olan benim der;fakat ardından hemen”hayır hayır,beni bu gibi fikirlere sevk eden akli vicdanın yalancı olması imkansız…Bütün dünyaya ters düşsem bile ona uyacağım”der ve dünya üzerinde yapayalnız bir konumda kalır…

Tolstoy’a göre hayatı dünya hayatından ibaret bilmek kişiyi bencilleştiriyor ve Tolstoy insanın sonsuz ve sınırsızlığını şöyle ifade ediyor:

İnsanlar hayatın sınırlı bir kısmını ele almış,bunun üzerine titriyorlar,halbuki bu sınırlı hayat onların kendi düşüncelerinin eseridir.İnsanların kendilerinin eseri olan bu fikre bu kadar teslim olmaları bize eski bir hikayeyi anlatıyor:

Delinin biri kendisini camdan yapılmış sanıyormuş.Bir gün her nasılsa bunu yere düşürmüşler.Bu adam düşer düşmez tıpkı camın kırılmasına benzer “çın”diye bir ses çıkarmış ve derhal ölüvermiş.

Hayatı bütünüyle kabul eden hep karlı çıkar,çünkü bu hayat için kaybetme korkusu yoktur.Hayatın bir parçacık kısmını ele alanlar ise bu konuda zararlı çıkarlar

Çünkü onlar hayatın sınırlı bir kısmı için ne kadar sahiplik iddia  ederlerse etsinler;bir gün herhalde bu iddiadan vazgeçmek zorunda kalırlar…

*Işık karanlıkta belli olur,karanlığın belirsizlik dolu durgunluğu onun aydınlığına sekte vurmaz

*Güneşin değeri ancak kendisinde hayatın filizlenmeye başladığı tohum tarafından takdir edilebilir…TOLSTOY

 

 

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir