Hasettirrr!..

4
37

Ah şu içbenimiz ve iç çekişmelerimiz yok mu!

Hiçbir albenisi olmayan üstelik için için içimizi yiyen, kemiren içimizi ve dışımızı birden fazla gösteren, zaaflarımızı ve fevri alışkanlıklarımızı sürekli yüzümüze vuran.

İçbenimiz ve iç çekişmelerimizin ve nihayetinde iç(imizdeki) savaşların bizde bıraktığı enkazın ruh ve duygu arşivimizdeki hasar raporunu çıkarabilir miyiz lütfen!

Ayaktayız diye dolanıyoruz ama içten bir kale gibi yıkıldığımızın kendimizle defalarca  vuruştuğumuzun ve seferinde yeniden ölüp ölüp dirildiğimizin farkında mıyız hassaten?

Daha net ve açık konuşabilirim isterseniz. Nasıl olsa insan insanın kurdudur.

Kibrin içinden dağ gibi bir heybetle geçerken, içimizdeki önlenemez hırsın başkasının emeği ve katma değeri üzerinden hırsızlığını yaparken, kıskançlığın bizi çatlatan kıskacında “bizde olmayana” bilenirken, içimizden geçen kötü hislerin bile değerlendirilmeye tabii tutulduğu ve mezara girinceye kadar sürecek olan açgözlülük saplantısının da dahil olduğu kendi ellerimizle yaratmış olduğumuz şeytanın bile aklına gelmez diyebileceğimiz eserimizden memnun muyuz?

Defterimiz dürüldüğü zaman başka bir deyişle kitabımız elimize verildiği zaman ilk sayfada yer alan “içindekiler” bölümüne dönüp dönüp bakılacağını gerçekten biliyor muyuz?

Bu bağlamda günümüz dünyasında insan ilişkilerindeki hırsı, didişmeyi, kıskançlığı, tartışmayı, kendini haklı çıkarma ya da karşısındakini mat etme çabasını –adını artık ne koyarsanız– pek gereksiz ve aynı ölçüde hayat kalitesini düşürücü, anlamsız bir zaman israfı olarak görüyorum.

“Haklısın” cümlesini bile söylemek zor gelirken ve hatta bunu söylemek bir yenilgi olarak kabul edilirken birbirini anlamaktan çok birbirinin açıklarını bulmaya çalışan bu kusurseverlerin sözlü ve yüksek tansiyonlu meydan savaşlarını izlediğimde küçükken çok fazla lego oynadıkları için belli bir yaştan sonra da egolarının da ayarlarıyla oynayarak benlik ve hırslarının play düğmesini sonuna kadar açıp kendi iç dünyalarında firavunlaştıklarını düşünmeye başlıyorum.

Herhangi bir cinsiyet ayırt etmeksizin kıskançlığın suçüstü hali olan hasetimiz ve önü alınamayan ve öngörülemeyen hırsımız öyle çatırdamaya yol açan kamçılı bir duygudur ki  bizi bir süre sonra karşımızdaki herhangi birini çekemediğimiz, kendimizi dizginleyemediğimiz bir duruma getirir.

Bizi kendisine öyle bir çeker ki aynı zamanda bizi kendimizden uzaklaştırır.

İşte bunun apaçık ve alanen farkında olduğumuz zaman,

Hasettirrrr… diyesi geliyor insanın.

[Toplam:3    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 3 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

4
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
2 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
3 Comment authors
Şeyma ŞahinTuncay YıldırımTugba Cam Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Şeyma Şahin
Üye

Allah, kalplerin de hasetlik ve fesatlık besleyenlere merhamet ihsan eylesin…
Gerçekten ”Haklısın” kelimesini kullanırken bir yenilgi olarak düşünülmesi…Ah ah….
Yine yazmışsınız Tuncay Bey; Kaleminize ve emeğinize sağlık…

Tugba Cam
Üye

Herkesin kral, kraliçe olmak için çabaladığı bir çağda başka kral ve kraliçelerin olma ihtimali bile korkutuyor onları. Gerçekten bütün bir yazı başlıkta harika özetlenmiş tebrik ediyorum 🙂