Gülümser Tüm Özgür Ağaçlar

6
33

Ne zaman kurtulacağız?

Bu soruya herkes cevap verebilir değil mi? Ne zaman. Son çiçek kuruduğunda, son asker öldüğünde, son güneş ağardığında, son nefesimizde.

 

Son nefesimizde de kurtulmadığımızı, kurtulamayacağımızı biliyorum. Çünkü ölümden sonrasına inanan kimse buna kurtarırım diyemez.

Ama, biz ne zaman kurtulacağız?

Pazar günleri magazin yerine bilime, sanata yönelik belgesellerin yayınlandığı kanallar açılınca. Entrika dolu zihniyetsiz diziler kaldırılıp yerine aile kavramını gerçekten yansıtan, dostluk dolu, sevgi dolu diziler gelince. Sporun futboldan ibaret olduğunu düşünenleri yanıltacak güreş, gülle veya atletizm yarışmaları derbilerin yerini alınca.

İnsanlar insanlığı cidden kavrayınca. Savaşlara karşı çıkıp barışı destekleyince. Ahlak bekçiliği yapmayı bırakıp kendi hayatlarına dönünce. Kadına vurmayınca, çocuğu öldürmeyince, erkeği sınıflara ayırmayınca.

Pembe, mavi diye bölmeyince bebekleri.

Gençlerin zihniyetini kontrol etmeye çalışmayınca. Düşünen bir nesli yetiştirmek için ilk önce o nesli düşününce.

Para para para, sözünü sadece üç kelime ve boş bir bütünden ibaret görünce. Köle olmayınca.

Ülkeden ressam çıkınca, şair çıkınca, yazar çıkınca. Biz ünlülerle değil, icatlarımızla övünmeye başlayınca.

Kitap okuyunca veya büyüklerimizden bazı kitapları saklamayı bırakınca. Çünkü seksenlerde bir kitap sakladık diye şu an herkes kitap okumaya korkuyor.

Kitap okumuyoruz diye de, ganyan önlerinde sıraya giriyoruz.

Üçüncü sınıflığımızdan sıyrılıp çiçek alan insanlara tuhaf bakmayınca. Savaşları garipseyince.

Ülkeyi kurtardığımızda kurtulacağız biz ve ülkeyi kendimizi kurtararak kurtaracağız. Bu birbirine öyle bağlı ve alakalı bir şey ki, azla mutlu olunca çoğunluğu mutlu edeceğiz.

Çünkü cahillik sadece kaos verir. İnsanları ayırır. Cahillik sadece bir şeyleri götürür, getirmez. Ve bir kere insan aptallık edince de onun devamı gelir. Biz de yıllardır süregelen bu saçmalıklar silsilesini şu an yok edebiliriz. Yapabiliriz çünkü eğer biraz daha böyle devam edersek Afrika’daki bir kabileden tek farkımız nüfusumuzun daha fazla oluşu olacak.

Birbirini yiyen yamyamlara döneceğiz insanların düşüncelerini şekillendirmekten. Bob Ross’u bilir misiniz? TRT’de birkaç yıl önce yayınlanan bir programda resim çizerdi. Ben o zamanlar yedi yaşlarındaydım ama o programı çok sevdiğimi hatırlayabiliyorum. Sosyal medyada yeni yeni yayılmayı biten bu adamla çok dalga geçildi. Bunu biliyorum. “Belki buralarda bir yerlerde gülen ağaçlar vardır,” tabirini çok komikmiş gibi saçma tabirlere sokup insanların ilgisini çekmeye çalışan kişileri biliyorum. Ama belki içlerinde bir yerlerde seksenlerden kalmış sınıfdışı düşünceler vardır. Veya onlar kendilerini iddia ile kurtarmaya çalışacaklardandır.

“Kendilerini.” bir tek kendilerini. Ama dedim ya, bu ülkeyi kurtarınca kendinizi kurtarabilirsiniz. Ama ne zaman biliyor musunuz? Bu naif düşünceleri, gülen ağaçların varlığını belki diye değil de kesin diye adlandırdığımızda. Ağaçları gerçekten güldürdüğümüzde kurtulacağız. Şarkı sözlerini aşk hayatlarından çıkarıp çocukları dinlediğimizde. Gençlerin hayatını onlara sorarak şekillendirdiğimizde.

Nasıl mutlu olduğumuzu anladığımızda ve insanları mutlu ettiğimizde kurtulacağız.

Bir şeyler için çabalayıp onları yaptığımızda oluşan o sevinci asla bırakmayıp gelecek için biriktirmezsek, umut kalmaz. Buna yönelik hareket edince kurtulacağız.

 

Biz yine de bilim için, sanat için bir şeyler yapalım. Zamanı hızlandırmaya çalışmak yerine değerlendirelim ve resimler çizelim. Çöp adam yapalım. Çiçek dikelim. Bunları ilk düşünmek gerek yapmamız için. Düşünelim!

Ama biz yine de şuraya bir Türkiye çizelim.
Hem belki oralarda bir yerlerde huzur dolu hayatlar vardır. Sonra zaten onu gerçekleştiririz.
[Toplam:4    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 6 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

6
Kimler Neler Demiş?

avatar
6 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
6 Comment authors
Tugba CamŞeyma ŞahinTurgut AkkuşGülşen Menteş GündoğduSebatiilgar Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Gülşen Menteş Gündoğdu
Üye

Doğar doğmaz pembe mavi giyer diyerek erkeği kızı ayıran dolayısıyla birini duygusal diğerinin mantıklı olmasına ortam hazırlayıp kadın erkek farklı düşünüyor deyip sanki doğuştan öyleymiş gibi gösteren kadını küçüklük ten yasaklarla sınırlayıp özgürlüğünü elde etmek adına çok yönlü düşünmek zorunda bırakılan sonrada çok karmaşık düşündüğü söylenip yinede suçlayan toplum kurallarının yeniden resminin çizilmeye ihtiyacı var belki o zaman insanlar arasında farklar ortadan kalkıp yüzler yeniden güler.Çok önemli bir konu ve güzel bir yazı olmuş betül hanım tebrikler

Şirin Leyla Terzi
Üye

Merhaba Betül,
Umut dolu , sıcacık bir anlatım
Sevgiyle kal:)

Sebatiilgar
Üye

Güzel bir yazı olmuş. Şu an toplumumuzda yaşantımız aynen yazdığın gibi. İnşallah dediğin gibi olur

Turgut Akkuş
Üye

Betület
Yazında hayata dair birçok güzel mesajlar vermişsin . Eline gönlüne sağlık.

Şeyma Şahin
Üye

”Çöp adam yapalım. Çiçek dikelim.”
Çok güzel anlatmışsın Ayşe Betül…
KALEMİNE,YÜREĞİNE VE EMEĞİNE SAĞLIK…

Tugba Cam
Üye

Tebrik ederim kaleminize, yüreğinize sağlık çok güzel, anlamlı mesaj dolu bir yazı…