BİR LİDER PANAROMASI

17
170

Yeni Zelanda’da gerçekleşen  terör saldırısıyla, bazı müslümanların, özellikle olay üzerinde nasıl bir politika izleyeceği merakla beklenen bir ismi, pür dikkat takip ettiğini düşünüyorum.

Tabiki Yeni Zelanda başbakanı; Jacinda Ardern’i.

Bende naçizane O’nu gözlemleyerek bazı kanaatlere vardım.

Mesela kendisinin bir kadın oluşu, görevini uygulamada fazlasıyla empati yapıp, anlayışlı olmasına sebebiyet vermiş. 

Meclis’te Kur-an’ı Kerim okutması, ‘Selamünaleyküm’ diyerek konuşmaya başlaması ile  terör saldırısının kurbanları için iki dakikalık saygı duruşu ve kadınlardan Müslümanlarla dayanışma için başörtüsü takmalarını istemesi gibi sayısız örnekler hep karşı tarafı anlamak isteyen bir politikayı uyguladığını gösteriyor.

Theresa May ve Angela Merkel’in sahip olamadığı anneliği tadmış oluşu da, bence O’nun ekstradan daha şefkatli bir yönetim uygulamasına da yol açmış.

Eşini, çocuğunu kaybetmiş yüreği acılı kadınlara samimiyetle sarılışı bu yönünü alenen gösteriyor.

Beden diliyle söylediği “Kalben ve ruhen sizi anlıyorum. “ deyişini en gafil insan bile duyar.

Bu arada siyasette önemli görevlerde yer alan kadın sayısı az diye hayıflanılır.

Peki göreve gelen bu kadınlar katılaşıp, siyasi uygulamalarda  tabiri caizse erkeksileştiği zaman bunu bir iltifatmış gibi mi taşımak zorundadır?

Ya da kadın başbakanların ekserisinin, duruşlarına sirayet etmiş olan maskulen ifadeyi bir kompliman olarak mı kabul etmeliyiz?

Karşı cins gibi görev icra edilicekse, kişi böyle bir sıfatla anılacaksa, orada bir kadın olarak bulunuşunun çok da bir anlamı olmasa gerek.

İngiltere’nin, hatta Avrupa tarihinin ilk kadın başbakanı olan Margaret Thatcher iç ve dış sıyasetteki cesur ama katı uygulamalarından ötürü “Demir Leydi” lakabıyla anılırdı.

İngiltere’nın son başbakanı Theresa May’de aynı sıfatla anılmakta.

Ama gelin görünki Theresa May’in bu vahşete karşı duruşu  “Yapılan alçakçadır.” temalı pasif bir twitten ibaret.

Angela Merkel’de caninin yayınladığı manifestoda adı geçmesine rağmen, bu olay adına adamakıllı bir adım atamamış.

Avrupanın ekonomisi en güçlü ülkelerinden birinin lideri olan Merkel, “Fransa’daki Charlie Hebdo terör olayı sonrası gibi tepki olarak liderler olarak birleşelimde yürüyelim.” diyememiş mesela.

Ha hakkını yemeyelim Merkel; “Yeni Zelanda’da ırkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum. Bu tür teröre karşı, yan yana duruyoruz” diyebilmiş!

Bu arada “Demir Lady”likten kasıt cesaretse bu sıfat 38 yaşındaki genç başbakan Ardern’de fazlasıyla mevcut.

Batı basını olayı yumuşatıp bu vahşeti silahlı saldırı deyip esgeçe dursun,

Ardern, 49 müslümanı ibadet esnasında öldüren cani herifin ismini anmayı reddedip özellikle “Terörist” diyebilecek kadar da cesur bir lider.

Kendisiyle yapılan bir röportajda;” Bu şahsın,bu çirkin ideolojisinin gelişmesine neyin neden olduğundan,o ideolojinin nasıl olgunlaşıp, muhtemelen de yayıldığı konusuna kesinlikle eğilmeliyiz. “ diyebilecek kadar da yürekli biri. 

Saldırının ardından kendisini arayan ABD Başkanı Donald Trump’tan tüm Müslüman topluluklarına “sempati ve sevgi” göstermesini talep edecek kadar da samimi bir şahsiyet.

Ardern’e bakınca sahip olduğu hiçbir sıfatı gölgede bırakmayan; sevecen,insani hasletlerle dolu bir yürek,başı dik,özgüvenli feraset sahibi bir lider ve bir o kadar da şefkatli,zarif bir kadın görüyorum. 

Ardern sertleşmeden bu işi gayet başarılı kotarırken, dünya liderlerine de kriz nasıl adilce yönetilir diye ders veriyor adeta. 

Bana sorarsanız her ne kadar üst üste hükümete gelme başarıları gösterselerde dünyanın “Terörün dini yoktur.” diyemiyecek,zalimliğe karşı elinden geleni yapmayan pasif kadın başbakanlara ihtiyacı yok!

Kadınsı ruhun güzelliklerini kaybetmeden, letafet dolu bir mizaca ve bunu cesaretle sunacak bir kararlılığa ihtiyacımız var herşeyden önce.

“Kadınlar sıklıkla siyasette yer almalı.” klişesinin mantığında da sanıyorum bu yatıyor.

“İyi ama siyaset böyle bir şey değildir, sertlik gerektirir. Erkeklerin yaradılışına bu yüzden daha uygundur.” demeyin sakın. Politikanın bir çok yüzü varsa -ki var- biride salt ve kesintisiz iyilik üzerine olsun nolur! Çok şükür ki birileri bize, bunun olabileceğini de gösterdi.

Kötülük onu andıkça yok olan, azalan bir durum değil, oysa iyilik değeri yüceltilip,dile getirildikçe, altı ısrarla çizildikçe katbe kat artan bir şey.

Bu da daha iyi bir dünya için  çok mu çok gerekli.

Özellikle çocuklarının daha güvenli, güzel bir geleceklerinin olmasını dert edinen ebeveynler bunun önemini çok iyi bilir.

Görünen o ki; Ardern de bir kadın olarak bunun fazlasıyla farkında ve hamaset dolu bir yürekle de bizzat uygulayan biri.

Umarım çizgisinden hiç şaşmaz ve önemli bir emsal olarak siyaset tarihinde varlığını uzun yıllar sürdürür.

Gerçek bir kadın başbakan olarak…

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 7 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

17
Kimler Neler Demiş?

avatar
8 Comment threads
9 Thread replies
1 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
7 Comment authors
Rabia DemirTurgut AkkuşYusuf ÇEBİMeryem Melek AyyıldızHüseyin İmamoğlu Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Tuncay Yıldırım
Üye

Melek,

Kalemine sağlık. Güzel, anlamlı ve hassas bir konuya değinmişsin.

Bu yazı bir kenarda dursun çünkü ilerleyen zamanlarda bu yazıyı tekrar birilerinin gözüne sokmamız ve hatırlamamız gerekecek.

Gerçekten örnek bir davranış ve kendinden emin dik bir duruş sergiledi. Tebrik etmek lazım.

HüseyinMucahid
Ziyaretçi
HüseyinMucahid

Meryem Melek Abla Ellerine Sağlık yine döktürmüşsün…Kalemin Daim olsun…

Hüseyin İmamoğlu
Üye

Harikulade bir yazı ! Tebrikler..

Hüseyin İmamoğlu
Üye

Farkında olmadan bir yanlışlık yaptım.Yorumumu tekrar tekrar kopyaladı.Çok uğraştım ama silemedim.Fuzuli işgalden dolayı özür diliyorum,lütfen mazur görün.

Yusuf ÇEBİ
Üye

Yeni Zelanda’da ki masum müslüman kardeşlerimize hemde en korumasız bir anda camide yapılan saldırı hepimizi çok üzdü. Küçük çocukları dahi acımasızca öldüren bir cani ve onun ardında ki güçler için söylenecek tek bir kelime olamaz. ALLAH. (C.C) cehennemde ki ateşini daha çok harlasın inşalah. Olaydan sonra Yeni Zelanda başbakanı; Jacinda Ardern ve halkının tutumuna hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum. Böyle ileri bir tepki beklemiyorum. Bildiğim kadarıyla 500 civarında müslüman olmuş. Meclislerinde Kuran okutmaları. Yüce kitabımız Kuran’ı Kerimi öğrenmek istemeleri. Tüm bayanların Cuma günü tepki olarak başlarını örtemeleri. Camilerde namaz kılarken onlara bakıp seyredip onları koruma altına almaları.… Daha fazla oku »

Turgut Akkuş
Üye

Meryem hanım , Uzun soluklu olan, içi dolu anlamlı yazınızın bir yerinde zayıflık var mı ; Diye de inceliyorum. Güçlü kelime cümlelerle yazınızı sonlandırmanız çok başarılı olmuş . Hiç sapma yok gibi.Yerinde beklentileri fazlasıyla karşılamış, araştırılmış, çalışılmış bir metni okudum. Farklı bir bakış açısını çok becerikli ve içerikli sunmuşsun… Yeni Zelanda Başkanı’ nın hak ettiği özverili iyiliği’nin, hakkının tam olarak verildiğini hissettirdin. Ayrıca müslüman Türk düşmanları, bu olayla kendi ayaklarına bir güzelce sıktılar. Silahları ters tepti nelere vesile oldular. Yeni Zelanda da müslüman farkındalığı oldu. Ayasofya müze olmaktan kurtulacak! Yahudi prof ‘un “sende kalp olsa; Filistinlilere ağlarsın” Dediği ağlak muhabire… Daha fazla oku »

Rabia Demir
Üye

Merhaba Meryem Hanım.
Yazınızı okurken sizden bana doğru yumuşacık, tatlı bir rüzgar esmiş gibi hissettim, neden bilmiyorum. Tekrar tekrar kadife bir kumaşa dokunuyormuşum gibi huzurlu bir his. Analizlerinizin ve fikirlerinizin bu güzel üslubunuzla harmanlanması gerçekten çok güzel. Erkek gibi olacak olduktan sonra kadın lider olmanın ne fark yaratacağını belirtmeniz ve diğer kadın liderleri de örnek göstermenizden etkilendim. Elinize, kaleminize sağlık. Teşekkür ederim. 🙂

Hüseyin İmamoğlu
Üye

Harikulade bir yazı !

Hüseyin İmamoğlu
Üye

Harikulade bir yazı ! Tebrikler