Beyni yıkanmış Yorgo’lar

0
19

Yorgo’lukta master yapmış kadar maharetliler. Orijinal Yorgo’lar bunların eline su bile dökemez hale gelmiş, halen bizi Yorgo ile korkutmaya çalışıyorlar. Şapka düşüp kel görüneli çok oldu ama eski çirkinliklerini ısıtıp ısıtıp önümüze getiriyorlar.

Söylemlerindeki Yorgo ile hiç bir sorunları yok, olmadı da. Eşlerini Yorgo’ların koluna takıp sırıta sırıta peşlerinden gittiler. Karşılıklı birbirlerine methiyeler dizdiler, işlerine gelince de sizi Yorgo olmaktan biz kurtardık, koruduk demeyi hiç bırakmadılar.

Söyledikleri ile söylemek istedikleri 180 derece ters birbirine. Her şeyi o’na borçlusunuz derken o’nun devrim ve inkilapları sayesinde inancımızdan, kültürümüzden, örf ve adetlerimizden neler feda edildiğine dair sanki hiç bilgileri yoktu. Aslında biliyorlar ama o değerlere kendileri de düşman oldukları için işlerine geldiği gibi yansıtmayı tercih ediyorlar.

Karşıt olanları da öcü, gerici, yobaz olarak etiketleyerek kendi değerlerine itibar kazandırdıklarını sanıyorlar.

Bu gün sokakta başı kapalı birine saldıranlar, metroda tesettürlü hanımlara hakaretler savuranlar, İstanbul’un en işlek caddesinde başörtülü kadınlara yumruk atma cesareti gösterenler bu Yorgo’cu kitlenin oyununa gelmiş, beyinleri yıkanmış mankurtlardan başkaları değil.

İlk okul çocukları camiye gittiğinde kıyameti koparan ama aynı çocuklar heykele karşı secde ettiğinde alkış tutan insanlar bunlar.

Beyin yıkamada o kadar mahirler ki, down sendromlu bir çocuk bile cebinde o’nun fotografını taşıyor, hatırladıkça çıkarıp öpüyor.

Din diyince mideleri bulanır, İslam diyince gözlerinden adeta şimşekler çakar, çirkinleşir ve saldırganlaşırlar.

Hepimiz müslümanız derler ama dinle alakalı ne varsa yaşantısından silip atar. İbadetin dört duvar arasında, Allah ile kulun arasında olduğunu savunur, sokakta İslam’a yakın bir şey gördüğünde “o’nun Türkiye’sinde olmaz, Yallah Arabistan’a” diyerek dışlarlar.

O’nun sayesinde Ezan okunuyor der, ezan okunurken rahatsız olur kudururlar.

O’nun sayesinde müslümanlığımızı yaşıyoruz der, içkinin ve kumarın günah olmadığını savunurlar. Namaz, Kur’an Allah vere ama babaları hoca, anaları kapalıdır bunların.

Gavurluk adına ne varsa yaparlar ama senin müslümanlığını o’nun sayesinde özgürce yaşayabildiğini savunurlar.

Türkiye büyük millet meclisi kürsüsüne çıkıp “Avrupa’dan damızlık erkek getirelim” diyenler “o olmasaydı babanız belli olmazdı” diyebiliyorlar.

Aynı meclis çatısı altında kürsüye çıkıp “Türkiye Cumhuriyeti’nin dini Anayasa’da hıristiyanlık olsun” diye teklif verenler bu gün müslümanca yaşayabiliyorsan o’nun sayesindedir diyebiliyorlar.

Ağzını her açtığında Cumhurbaşkanı Erdoğan için “diktatör” ve “Hitler de seçimle geldi” diyenler, Alman kanalında Hitler ile o’nun benzerliğini konu alan belgesel yapılınca kin kusar, o’nun Hitler’in aksine tüm seçimleri kazanarak geldiğini gururla söylerler.

Bilirler tabi o seçimlerin hepsinin tek partili olduğunu ve halkın o tek partiden başka ikinci bir seçeneğinin olmadığını.

Hep kendi penceresinden bakar, hep kendi değerlerine göre analiz ederler.

Tıpkı “bu ülkede başörtüsü serbest olduysa bizim sayemizde olmuştur” demeleri gibi. Gerekçe olarak da karşı çıkmadık, veto etmedik derler. Yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine gittiklerini tabiki söylemezler.

Bunların, isimleri Süleyman’dır ama Yorgo gibi namaz kılmazlar;
İsimleri Necdet’dir ama Yorgo gibi oruç tutmazlar;
İsimleri Muharrem’dir ama Yorgo’dan fazla içki içerler;
İsimleri Kemal’dır ama Yorgo gibi müslüman değiller.

Ve seni de Yorgo olmaktan kendilerinin koruduğunu savunur, teşekkür beklerler.

O kadar çelişki içindeler ki; hem İslam adına ne varsa karşı çıkarlar hem de müslümanların dinlerini nasıl yaşamaları gerektiğine onlar karar vermek istiyorlar.

Oysa ben, 40 sene Hollanda’da ‘Yorgo’lar’ içinde yaşamış biri olarak onları oldukça iyi tanıma fırsatım oldu.

Yorgo, tanımadığından ve bilmediğinden İslam karşıtı söylemler söyler. Fakat karşına alıp anlattığında dinler, anlar, yanlış düşündüğü için üzülür, pişman olur.

Yorgo, namaz kılmaz ama senin namazına da karışmaz (ricam üzerine bir ofisi namaz için ayırdılar.)

Yorgo, oruç tutmaz ama senin orucuna da saygı duyar (Ramazan aylarında benim yanımda yemek yememeye, kahve içmemeye azami dikkat gösterirlerdi.)

Yorgo, kendi hayatını istediği gibi yaşar ama senin inançlarına saygısızlık etmez (kendi özgürlüğünün başkasının özgürlüğü sınırlarına kadar olduğunu bilir.)

Benim tanıdığım, muhatap olduğum Yorgo’ların belki bir dini yoktu. Fakat, “ben de müslümanım” diyen Sezgin’ler, Özgür’ler gibi İslam düşmanı hiç değillerdi.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Gönderiyi Takip Et
( 0 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir