Avşa Adasının gizemli şifresi

0
36
  1. Bostancıdan haraket saati yaklaşmakta olan  feribota yetişmek için hızla koşan genç bilet almak için sıraya geçer.Sırtındaki çantasını yere bırakır , valizinide kapıya yakın bir yere yerleştirir.Önünde on kişi vardır. Vakitte azalmaktadır.Gişe memuru bunu bildiği için hızlı haraket etmektedir. Önünde bir kişi kalmıştır .İçinden artık rahatım sıra bana geldi düşünürken .Bir telaşla sıranın önüne geçmek isteyen bir kız belirir.Sormadan hemen bilet gişesine parayı uzatır .Bilet ister. Genç adam şaşırır anlam veremez.Gişe memuru – Bayan sıra sizin değil , lütfen sıraya geçin der.- Genç kız döner gence özür dilerim.Bana sıranızı verirmisiniz der.- Genç adam kızın telaşlı haline bakar içinden “nerden çıktı bu kız diye “. Kızdığını belli etmeden nazikce – Tamam der.Kız- teşekkür eder.Genç adam şöyle der o zaman aynı koltuğa iki kişilik alırsanız bende memnun olurum der.Kızın  bunu düşünecek hali ve zamanı yoktur.Hemen kabul eder iki kişilik bilet alır.Arka sıradakiler seslerini yükseltirler . Herkes hakkına razı olsun derler .Gence kızarlar.oda dönüp özür diler onlardan. Salonda bir sessizlik olur.Anons sesi duyulur.AvşaAdası yolcuları kalmasın.Diye.Kalabalık kapılara doğru haraket eder.Herkes bavullarını, çantalarını, eşyalarını haraket etmekte olan vapura doğru sesli bir şekilde , sıkışık şekilde ilerler. Bilet kontrölünden geçtikten sonra  tüm yolcular feribota doğru ilerler.Genç Adam ve Genç kızda beraber yürürler feribota.İskelede görevliler yolculara yardımcı olur.Bavullarını gidecekleri yere koymalarını söyler görevliler.Onlarda öyle yaparlar.Artık ağır bir yükleri yoktur.İçeri girerler.ellerindeki bilete bakıp hangi koltukta oturacaklarını ararlar.Bilet pencere kenarı önden üç sıra geridedir.İkiside otururlar Genç Kız pencere kenarı benim olsun der.Genç Adam olsun der.Bugün senin günün der.

 

 

GençAdam cep telefonu çıkarır kulaklığını takar.Genç kızda telefonu çıkarır kulaklığını takar.arkalarına doğru yaslanırlar.Feribot sahilden uzaklaşmış tam yol gitmeye başlamıştır. Az sonra Yenikapıya uğrayıp ordanda yolcuları alıp Adaya doğru haraket edecektir. İskele görünür ordada kalabalık yolcu vardır.Yine bavul sesleri eşliğinde yolcular feribota doğru haraket ederler.Tüm yolcular bindikten sonra kapılar kapanır.İskeleden ayrılır ve tam yol adaya doğru haraket eder feribot.

 

 

İçerisi tam kapasite doludur.İnsanlar sürekli dolaşıp kantinden alışveriş yapmak için birbirleriyle yarışırlar.Genç Adamda kıza döner derki.,- Bir şey istiyormusun kantinden alıyım.Der.Kız- Gerek yok ben hazırlı geldim ikimizede yeteri kadar yiyecek var der.Genç Adam daha adını bilmediği kızdan bu cevabı alınca çok şaşırır ve hoşuna gider.O zaman tanışalım der.Ben- Zekeriya  .Kızda – Banim adımda  Hicran der.İkiside el sıkışırlar artık arkadaş olmuşlardır.Birbirlerine telefon numalarını verirler.

 

 

 

Hazırladıkları yiyecekleri yemeye başlarlar.Sofrada her şey vardır.Nefis bir kahvaltı yaparlar . Yemek yerken aralarında koyu bir sohbet başlar. İkiside hiç susmadan konuşurlarda konuşurlar. Konuştukca birbirlerine fark etmeden bir duygusaylık başlar. Feribot adaya yaklaşmaktaydı. Adalara gelindikce yolcuların sayısı azalmaya başlamıştı.Avşa Adası görünmüştü.  Feribot iskeleye yaklaştı ve yolcular yine bavul sesleriyle  iskeleden çıkış yapıyorlardı.Dışarda otellerde konaklama yapacaklara yardımcı olmak üzere elemanlar birbirleriyle yarışıyordu.Zekeriya Hicrana bir yerde yemek yiyelim mi diye sordu.Hicran olur dedi.Kıyıya yakın restorantların birine girdiler.Deniz manzarası olan masaya oturdular.Garson yanlarına gelip ne yiyeceklerini belirten menü listesini verdi.İkiside incelediler. Birbirlerine baktılar ikiside aynı menüyü beğenmişlerdi.Tavuk ızgara ve salata sonrasında kahve söylediler. Yemekler gelinceye kadar nerede kalacaklarını sordular.Hicran ben öğretmenim ardaşım davet etti onun yanında kalacağım onbeş gün onlardayım.Zekeriya’ da yiğitler köyünde bir pansiyon kiraladığını oradada onbeş gün kalacağını söyledi.Zekeriya’da devlet dairesinde bir memurdu. İzinini kullanmak için geldiğini söyledi.Sonra yemekler geldi.Hem yemeklerini yiyorlar hemde konuşuyorlardı.Hicran gözleri ile Zekeriya’yı süsüyor acaba hayatında biri varmı diye içinden geçiriyordu.Aynı şekilde Zekeriya’da içinden aynı şeyleri düşünüyordu.Birden cesaret edip kıza sordu.Hayatında biri var mı diye .Kız yok dedi ya senin oda yok dedi.O zaman buluşam mı dedi.Tamam olur dediler.Yemek bitmiş, restoranttan çıktılar . Adada yürümeye başladılar.Ayrılma zamanı gelmişti.Telefonla ararım seni olurmu dedi.Kız olur dedi.Yiğitler Köyünde çok güzel yerler var gelirmisin dedi .Kız olur gelirim dedi.

 

 

 

Taksiye bindiler  beraber kızın gideceği yer adaya yakındı.Ağaçların arasından geçince sitelerin bulunduğu bir villaya geldiler.Hicran indi bavullarını aldı .El sallayarak uğurladı.Taksi Yiğitler Köyüne doğru hareket etti.Adrese geldiler.Kalacağı ev eski  tarihi evdi Evin sahibi dışarda bekliyordu. Kısa bir tanışmadan sonra anahtarı aldı.İçeri girdi eşyalarını yerleştirdi.Bir an önce denize girmeliydi.Öylede yaptı.Akşam olmak üzereydi.Denizde sıcakdı .Sahilde biraz kalabalıktı . Havlusunu serdi kumlara uzandı.Akşam güneşide batmak üzereydi.Güneşin doğa hareketleri o kadar güzeldiki .Seyre koyuldu.Aklına Hicran geldi.Telefonla arasam mı diye düşündü.Aramaya karar verdi.Hicran ise eşyalarını daha yerleştirmekle meşgüldü.Telefon sesi ile  durdu Herhalde Annem arıyordur diye düşündü.Telefon sesine villadaki arkadaşı selma seslendi  telefonun çalıyor Hicran Zekeriya diye biri arıyor..Cevap verecen mi.Hicran elindeki elbiseleri bıraktı hemen telefona uzandı.Arkadaşı – hayırdır kız kim bu diye sorar .Hicran biraz utangaç şekilde – Hiç bir arkadaş dedi.Telefon uzun uzun çalınca hemen açtı.Zekeriya heyecanlı bir sesle ne yapıyorsun yerleştin mi? Diye sorar Hicran daha eşyaları yerleştiriyorum diye cevap verir.Zekeriya ise denizde olduğunu akşam güneşinin batışını izlediğini söyler.Yarın be yapacağını sorar Hicran bilmem der.henüz belli değil der.Yarın konuşuruz der.O da tamam der.Selma’ da  meraklı bir bakışla sorar .Hayırdır.Hicran cevap vermez ,eşyalarını yerleştirmeye devam eder. Selma mutfakta akşam yemeği hazırlar.Beraber yardımlaşarak sofrayı kurarlar.Yemekte ikiside gülüşmeye başlarlar. Bu Avşa Adasının gizemli şifresiydi Bunu o an hissetmediler.Gece uzundu ve yorgundu Hicran .İyi dinlenmeliydi.Sabah daha dinç olmalıyım diye düşündü.

 

 

Sabah uyandığında vakit öğle olmak üzeriydi. Hemen aceleden kalktı.Mutfağa koştu .Kahvaltı hazırladı.Selma hala uyuyordu.Onuda kaldırdı.ikisi kahvaltılarını yaptılar.Bugün ne yapacaklarını düşünürken telefon çalmaya başlar.Arayan Zekeriya’ dı..İkiside gülmeye başlarlar.Aç kız bakalım ne diyecek merak ettim der Selma.Hicran bilmem der.Telefonu açar .Selamlaşırlar Zekeriya onu Altunkuma davet eder Hicran bir saate kadar orda oluruz diye söyler.Zekeriya  sevinir.Acaba kimle gelecek diye merak eder.Bir saat sonra bir taksi yanaşır İçinden Hicran ve Selma çıkar. Zekeriya karşılar kendilerini.Sahilde ayırdığı yere götürür.Deniz masmavi kumu gerçektende altunkumdu.Tanışır Selma ile.Selma’da Zekeriya’ yı çok yakışıklı bulur..Hicranla birbirlerine yakıştırır.İnşallah bu birliktelik güzel olur diye içinden geçirir.Hicran denize doğru koşar başlar yüzmeye peşinden Zekeriya’da peşinden denize girer ikiside yüzmek için yarışırlar.Selma denize girmeyi sevmediğinden güneş kalmayı tercih etmişti.Hicran ve Zekeriya saatlerce denizde kaldılar.Sonra çıktılar sıcakta iyice kendini hissettiriyordu.Kumlara serdikleri havluların üzerine uzandılar.Sonra yanlarında getirdikleri meyveleri yediler.Sonra tavlayı çıkardılar .Beraber neşeli olarak eğlediler bu hergün sürdü gitti.Birgün Altınkum.Birgün Karadut.Birgün sahil .Bir gün Avşa sahili derken zamanda hızla geçmekteydi.Bu öyle bir hal aldıki AvşaAdası gizemli şifresi artık çözülmeye başladı.Zekeriya son iki günün nasıl değerlendireceğin hesabını yapmaya başlar Artık bir karar verir.Hicrana evlenme teklifi yapmak ama nasıl diye düşünmeye başlar. Aklına sahilde akşam güneşininde  yapmaya karar verdi.Hemen çarşıdan tektaş yüzük aldı.Bir kaçta süs eşyaları ,mum, balonlar birde yemek masası .Güzel seçme yiyecekler.Vakit yaklaşmaya başlayınca telefonla aradı .Çok önemli olduğunu belirterek gelmesini söyledi.Hicran’ da merak etmişti.Selma ile birlikte dediği yere gelmişlerdi. Ortada kimse yoktu.Sahilde mum ışıkları ve balonlar  Masa duruyordu.Birden ışıklar yanmaya başkadı gökyüzünden paraşütle biri inmeye başlar bu gelen Zekeriya’dır.iner inmez dizlerinin üstüne çöker Hicranın ellerinden tutar .Evlenme teklifi eder.Hicran heyecanla tüm kalbinle evet demişti.Yiğitler köyü sakinleride buna tanık olmuştu.Alkışlarla tempo tuttular.Tatil bitmiş artık adadan ayrılma zamanı gelmişti.Selma orada kalıyordu okullar açılana kadar.Hicran vedalaştı arkadaşı Selma ile Daha önce dönüş bileti aldıkları saatte iskelede buluştular.Birbirlerine sarıldılar.Ailelerine nasıl haber vereceklerini düşünmeye başladılar. Birden adaya.nasıl geldiklerini düşündüler.

 

 

İkiside birbirlerine bakıp sarıldılar Gerçektende bu ada bir şifre idi ama şifreyi kendileri çözmüştü.Belkide bunu adanın gizemlerinde gizliydi diye düşündü Zaten adanın içinde bulunan meçhül yatır buna bir örnektir Yiğitler köyünde sahilin bitiminde bulunan mezar bir sır  Nasıl olduğu bilinmeden denizden yaralı olarak karaya çıkan asker adada yıllarca kalmış ve  orayı mesken tutmuştur.Orada yaşamış orada yalnız vefat etmiştir.Hep hasret duymuş.Sonra ona bir mezar yapmışlar oranın halkı yatır yapmış.Tüm kadınlar ve erkekler orayı ziyaret ediyorlar.Belkide gizemli şifre budur zannedersem.Kader Zekeriya ve Hicranıda bu sırların şifresiyle bir araya getirdi.

 

 

Feribot iskeleden ayrılırken .Geride güzel hatıralar bırakmıştı.Yalnız gelen bir yaralı askerin yerinde şimdi gittikce çoğalan bir insan seli var artık.O şimdi asker yalnız değil artık.Şifre ,yalnız değilsin  gizem, gün batımında güneş. Sonuç hasrete son.

 

 

 

İki çifte mutlu evlilik yaparlar ve adada bir yazlık alırlar.Çocuklarıyla mutlu yaşarlar.Bu onların adaya olan bir borçlarıydı.Onu yâd ettiler.Onlarda yaşlandılar .Hayat onlara adada bir güzellik verdi.Giderken geride kumdaki ayak izleri kaldı.Onuda dalgalar yavaş yavaş ıslatarak kendine çekti sahilden içine. Doğa onları sevmişti….

 

 

 

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Gönderiyi Takip Et
( 1 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir