Home Blog HELENE İLE YOLCUK

HELENE İLE YOLCUK

2
312


HELENE İLE YOLCULUK
Bir yolculuk esnasında hıristiyan bir hanımla tanıştım ve hikayemiz böyle başladı…Gidecek olduğum yerin otobüsüne binmiştim.Yolcular birer birer yerleşmeye başladılar.Bende çantamı açtım kitabımı çıkardım ve okumaya başladım. Bir süre sonra nefes nefese bir hanım geldi ve yanıma oturdu, hava limanından gelmiş son anda yetişti. Oda kitabını çıkardı ve okumaya başladı. Epey müddet geçtikten sonra kısık bir ses ile bir şey sordu. Kitaptan bir cümle. Siyah kurşun kalemle çizmiş. Baktım Osmanlı Türkçesi ile yazılmış bir hikaye kitabı. Yazarı Ömer Seyfettin. Ben de bildiğim kadarıyla açıklama yaptım.Çok teşekür etti yarım Türkçesi ile. Sohbet etmeye başladık Almanya’dan Bursaya geliyordu. Arkadaşının düğünü olduğunu söyledi. Bursa’ ya ilk defa geldiğini ve Sarı Camii’ne gitmek istedigini söyledi. Ben de ”hangi Sarı Camii ?” diye sordum. Telaşlı bir şekilde bilmediğini söyledi. Sonra çantasından haritayı çıkardı ve ince ve uzun parmakları ile camiyi gösterdi. Gösterdiği yer ise Ulu Camiiydi. Nasıl gideceğini sordu ben de ona merak etmemesini ve ona yardımcı olacağımı söyledim, tebessüm etti ve tatlı bir sohbete daldık…

Şöför anons yapıyor ”Sayın yolcularımız! feribota gelmiş bulunmaktayız, ihtiyacı olan inebilir”. Çıkalım mı Helen hanım diye sordum, çıkalım Leyli dedi. Hep Leyli dedi Leyla diyemedi ancak o kadar dili döndü çok şükür Türkçesi vardı benim İngilizcem yok. Zar zor anlaştık çıktık feribotun güvertesinde oturduk. Akşam güneşinin kızıl ışıkları mavi denizi adeta kucaklıyordu. Helen parlak mavi gözleriyle, denizin enginliğine dalıp gitti. Üzerinde uzun elbisesi, omuzlarında pelerini ile beyaz pamuk saçları rüzgarın etkisiyle adeta savruluyordu. O manzara karşısında çay içmeden olmazdı. Çay içer misin ? dedim, başını sallayarak içmek istediğini ifade etti. Kantine gittim iki bardak çay aldım ve Helen’in yanına döndüm. Çayı ona uzatarak ”Buyrun efendim” dedim teşekkür etti ve manzaraya karşı oturduk. Çaylarımızı yudumlarken zaman durmuştu sanki. Sakin güneş kızıllığını kaybetmek üzereydi. Helen hanım manzara karşısında dalıp gitti. Yüzünde yılların yorgunluğu vardı. Gözlerinde ki hüzün ve acı onu ele veriyordu. Helen emekli ögretmenmiş Almanya’da okullarda eğitim vermiş. Artık yaşlandığını ve çalışmak istemediğini söyledi. Hayatının geri kalanın da ise seyahat yapmak istediğini, değişik yerler görmek istediğini dile getirdi. Daha sonra bana kendi dininden bahsetti ben de ona bizim dinimizden, peyamberlerimizden ve Hz. Muhammet’ten(s.a.v) bahsettim. Kainat onun yüzü suyu hürmetine yaratıldı. Muhammet Aleyhisselatü vesselam’ın onsekizbin alemin sultanı olduğunu, umum yüzyirmidört bin peygamberin seyyidi olduğunu binlerce mucizeleri olduğunu anlattım. Yine Kur’an-ı Kerim, Azimuşşanın, onun rahmete’lil alemin olduğunu ispat ettiğini söyledim. Beni çok dikkatli dinledi. Kainatta numune ve güzel bir rehber olduğunu, anlattım başını salladı. Mirac’a çıktığını, bütün peygamberlere imam olduğunu izah ettim. Acı acı gözlerime baktı ve uzun uzun düşündü.”Bilmiyorum, bunlar benim için çok zor. Anlattıkların güzel de İsa ne olacak ?” dedi. Derken yol bitti. Terminale geldik ve bavullarımızı almak suretiyle otobüsten indik. Eşim beni almaya gelmişti ve ondan arkadaşımı taksilere götürmek için müsaade istedim. Çantalarının bir kısmını ben aldım Helen ile durağa yürümeye başladık. Vedalaşma zamanı gelmişti. Bir daha nerede görüşürüz kim bilir. Adresimi istedi, yazdım. Ayak üstü vedalaştık. Taksiye bindi ve bende şoförden, Helen’i Ulu Camiye bırakmasını rica ettim. Son kez helen ile vedalaştık… Tüm bunların üzerinden epey zaman geçmişti. Bir gün kapı çaldı ve gelen kargo idi. Heyecanla paketi açmaya başladım. Gelen şey ise Helen’den bir mektuptu. Anneler günün kutlu olsun yazmış, teşekkür ediyor. Öyle heyecanlandım ki anlatamam. Ve devam ediyor ”eşin seni almaya geldi, ne kadar güzel, birbirinize bağlısınız. Ne kadar da huzur içindesiniz. Siz Müslümanlar çok bahtiyarsınız ve biribirinize bağlılık içindesiniz. Oysa benim eşim profösör, ben eğitimciyim ve nerede olduğundan habersizim… ”. Benim gözlerim doldu ağlamaya başladım. Devam ediyor yazısına.”Senin anlattıkların aklımdan çıkmadı. Çok düşündüm ve karar verdim, Müslüman oldum ve seni hiç unutmayacağım… Herkese selamlar Helen…”. Allah’ım sen nelere kadirsin dedim ve gözyaşlarımı tutamadım. Elhamdüllillah şükürler olsun dedim. Şairler sultanı Necip Fazıl Kısakürek’in cümleleri aklıma düştü. Rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur, o isterse neler olur neler. Her şeyin anahtarı onun elinde onu bulan her şeyi bulur, onu kayben bulsa bulsa başına bela bulur. Rabbim rızasını kazananlardan eylesin amin. Selam ve dua ile.

Leyla YAMAN

[Toplam:12    Ortalama:4.7/5]
Gönderiyi Takip Et
( 2 Takipçi )
X

Gönderiyi Takip Et

E-mail : *

2
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
1 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
LeylaYamanHüseyin İmamoğlu Recent comment authors
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Hüseyin İmamoğlu
Ziyaretçi
Hüseyin İmamoğlu

Kaleminize yüreğinize sağlık kardeş.Helen kardeşimizin hidayetine vesile olmuşsunuz.Bu olay şunu gösteriyor, Müslümanların epistemolojik değil, ontolojik problemleri var.Siz kal diliyle değil, hal diliyle tebliğ yapmış, kurduğunuz İslami aile düzeninin sıcaklığı ile muhatabınıza mesaj vermişsiniz.

LeylaYaman
Ziyaretçi
LeylaYaman

Çok teşsekkür ederim Hüseyin bey Allah razı olsun.